/* ------------- popcash ---------------------*/
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2023 Perşembe

Horlama sorununuz varsa hemen bu testi yaptırın.

 Uykuları haram eden horlama

 Kalbiniz ve akciğerleriniz yorgun düşmüş olabilir.Horlama sorunu bazen beraber uyuyan çiftlerin arasını bile bozacak düzeyde olabiliyor. Uyku kalitesini düşüren horlama sorunu, uzun vadede kişinin kalbini ve akciğerlerini yorabiliyor.

Horlama tek başına sadece bir uyku konforu sorunu gibi görünse de, özellikle gündüz yorgunluk, nefes durması, sabah baş ağrısı gibi belirtiler varsa ciddi bir sağlık sorununun işareti olabilir.

👉 Bu durumda yaptırılması gereken temel test:

Polisomnografi (Uyku Testi)

  • Horlama, uykuda nefes durması (apne), uykuda boğulma hissi, aşırı gündüz uykululuğu gibi şikâyetlerde ilk önerilen testtir.

  • Bir uyku laboratuvarında gece boyunca uyurken yapılır.

  • Beyin dalgaları (EEG), göz hareketleri (REM), kalp ritmi (EKG), oksijen satürasyonu, solunum akımı ve göğüs-karın hareketleri kaydedilir.

  • Böylece Obstrüktif Uyku Apne Sendromu (OSAS) ya da diğer uyku bozuklukları teşhis edilebilir.


Ek olarak hekim gerek görürse:

  • Kulak Burun Boğaz muayenesi (burun tıkanıklığı, geniz eti, bademcik, damak yapısı değerlendirilir).

  • Endoskopi veya nazal muayene (burun içi yapılar).

  • Kan tahlilleri / tiroid fonksiyon testleri (özellikle obezite ve metabolik nedenler için).

Haberin Ayrıntıları

5 Eylül 2021 Pazar

Daha yuvarlak kalçalar için estetik yaptıranlar.


İlerleyen yaş ile birlikte yüz çevresi ve dekolte bölgesinde olduğu gibi, kalçalarda da çeşitli deformasyonlar oluşuyor. Bu yüzden son yıllarda kadınlar tarafından kalça estetiğine talep arttı.

Zaman içinde kalçada oluşan doku kayıpları ve sarkmaların kalça estetik operasyonlarıyla giderilerek, kişinin vücuduna özel çözümler sunulduğunu belirten Estetik ve Plastik Cerrah Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, konuyla ilgili görüşlerini şöyle anlatıyor.

DOKU YETERSİZLİĞİ VE SARKMALARDA OPERASYON İLE BAŞARILI SONUÇLAR

Geçen zamanın kalçalarda bıraktığı izlerden olan doku yetersizliği ve sarkma gibi çeşitli deformasyonlar, kalça estetiğinde aynı operasyon ile kolayca gideriliyor. Kalça askılama işlemini içeren bu operasyonda, kalçanın yukarı dikilmesi sayesinde daha dik ve sağlıklı bir görünüm elde ediliyor. Ameliyat  izi olmadığından bu uygulama, kadınlardan çok rağbet görüyor.

KALÇA ESTETİĞİYLE İZLER KOLAYCA SAKLANABİLİYOR

Kalçaların özellikle de yan kısımlarında daha yoğun görülen içe çökmeler, yağ dolgusu yapılarak etkisiz hale getiriliyor. Bu sayede kalçanın daha orantılı ve yuvarlak hatlı bir görünüme sahip olduğunu söyleyen Estetik ve Plastik Cerrah Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, konuyla ilgili :

“Kalça germe ameliyatında fazlalık deri kısım çıkarılarak, ameliyat izleri alt çamaşır kenarlarına uygun şekilde konumlandırılır, bu hafif izlerin en az ölçüde görünmesi sağlanır. Kalça estetiğinde uygulama genel anestezi altında, hastanın durumuna da bağlı olarak yaklaşık 4-5 saat kadar sürer.” diye konuşuyor.

KALÇA ESTETİĞİNDE 10 GÜN İSTİRAHAT

Kalça şekillendirme ameliyatlarıyla estetik sorunlarına veda eden kişiler, operasyonla aynı gün içerisinde evine dönebiliyor. Gevşemeyle deri elastikiyetini kaybeden kişiler, daha genç ve güzel bir görünüme bu uygulama sayesinde sahip oluyor. Hastanın bir gün hastanede yattıktan sonra evine çıkmasının mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, 10-15 gün evde istirahatten sonra, kişilerin sosyal yaşantılarına dönebileceğini sözlerine ekliyor.

30 Mayıs 2021 Pazar

Yüksek tansiyon ile mücadele yöntemleri nelerdir?



Tansiyon ölçerken bunlara dikkat edin!

Dünyada yaklaşık olarak 1,5 milyar kişi bu rahatsızlıkla baş ederken, ülkemizde ise hipertansiyonu olan hasta sayısı neredeyse 15 milyonu buluyor.

Aslında hipertansiyon tedavi edilebilir, hatta önlenebilir bir hastalık.  Dünya Sağlık Örgütü bu konuya dikkat çekmek amacı ile bu yıl Dünya Sağlık Günü olan 7 Nisan’ı “hipertansiyon” konusuna ayırdı. 7 Nisan’ın ana teması  “KAN BASINCINIZI KONTROL EDİN!”olarak seçildi.  Liv Hospital Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tekin Akpolat yüksek tansiyonla mücadelenin yollarını ve tansiyon ölçerken dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

Kan basıncını kontrol etmek için 2 konu çok önemlidir:

Kan basıncını ölçtürmek ve doğru ölçmek:  Hipertansiyon erken dönemde belirti vermediği için kan basıncını ölçtürmeden tanı koymak mümkün değildir. Ülkemizde kan basıncı yüksek 2 kişiden biri hastalığının farkında değildir. Doğru tanı koymak için kan basıncı doğru ölçülmelidir.  

Yüksek kan basıncını düşürmek: Tuz alınımının kısıtlanması, fazla kiloların verilmesi, fiziksel aktivitenin artırılması yani egzersiz, sigaranın bırakılması ve aşırı alkolün önlenmesi gibi yaşam düzeni değişiklikleri kan basıncını düşürür. Bunların yetersiz olduğu durumlarda ilaç kullanılır.  Yaşam düzeni değişiklikleri ile hastaların bir kısmının ilaç kullanmasına gerek kalmayabilir.

Kan Basıncı Ölçülürken Yapılması Gerekenler

- Oturun.
- Dinlenin.
- Konuşmayın.
- Sırtınızı arkaya dayayın.
- Kolunuzu destekleyin.
- Ayaklarınızı yere düz basın.
- Kol ve kalp aynı hizada olmalı.

Hipertansiyonla Gelen Hastalıklara Dikkat

Hastaların yüzde 5-10’unda ise hipertansiyon başka bir hastalığa bağlıdır. Hipertansiyona yol açan hastalıkların önemli kısmı böbrek kaynaklıdır. Hormonal hastalıklar ise önemli diğer bir grubu oluşturmaktadır. Bu hastalıkların önemli bir kısmının tedavi edilebilir nitelikte olması, hastalıkların tedavisi ile de hipertansiyonun kalıcı tedavisinin mümkün olması her hastanın hipertansiyona yol açan hastalıklar açısından değerlendirilmesini zorunlu kılar.

İş Yaşantısı ve Tansiyon

Uzun çalışma saatleri, masa başı çalışma düzeni ve düzensiz beslenme tansiyonu olumsuz etkiler. Bunlara ilaveten çalışma hayatının stresi de göz önüne alındığında çalışanlar hipertansiyon ve hipertansiyona bağlı sorunlar için risk altındadırlar. Zamanın kısıtlı olması kişileri daha az hareket etmesine olanak tanır. İş yemekleri ve uzun süren toplantılar beslenme düzenini daha da bozar. Kişinin kendisine zaman ayıramaması tedavinin de aksamasına neden olabilir. Hipertansiyon tedavisi üç aşamadan oluşuyor; hipertansiyona yol açan hastalığın tedavi edilmesi, ilaç uygulaması, yaşam düzeninde değişikliğe gitmek. Tuz alınımının kısıtlanması, fazla kiloların verilmesi, fiziksel aktivitenin artırılması, sigara ve alkolün belli düzeyde tutulması başlıca yaşam düzeni değişiklikleridir.
Kan basıncını düşürmek ne yapmak gerekiyor?

- Tuzun azaltın.
- Düzenli egzersiz yapın.
- Fazla kiloların verin.
- Sigarayı bırakın.
- Alkolün sınırlandırın.
- Gerekirse ilaç kullanın.

16 Ocak 2021 Cumartesi

Aşıyı ünlülere vurdular ülke karıştı

 Aşı önce ünlülere vuruldu, ülke karıştı

Polonya'da öncelik sıralamasında olmadıkları halde 18 ünlü ismi COVID-19 aşısı yapılması tepkilere neden oldu. Savcılık olayla ilgili soruşturma başlattı.


Polonya’da bazı ünlü kişilere ve siyasetçilere öncelik sıralamasında olmadıkları halde COVID-19 aşısı yapılması, kamuoyunda büyük tepkiye neden olunca olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Yapılan düzenlemeye göre çoğu Avrupa ülkesi gibi aşılama kampanyasına 27 Aralık’ta başlayan Polonya’da aşı öncelikli olarak sağlık çalışanlarına ve ailelerine yapılması gerekiyor. Henüz sağlık görevlilerinin tamamı aşılanmadan, aralarında milletvekili ve eski Başbakan Leszek Miller’in de bulunduğu şarkıcı, oyuncu ve televizyon sunucusu gibi tanınmış 18 kişilik bir gruba aşı yapıldığı ülke basınına yansıdı.

20 Kasım 2020 Cuma

Kına ile ayak mantarına kolay çözüm.

 

Ayak mantarının genellikle genç ve erişkin erkeklerde görülen ve çok sık rastlanan bir deri hastalığı olduğuna dikkat çeken Dr. Coşkun, “Tedavisi basit ama çok inatçı ve dirençli bir hastalık olduğu için kolay kolay geçmez, asla kendiliğinden kaybolmaz.

 Ayağınızın altında kepeklenme, kızarma ve kuruma gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Onun dışında kaşıntı, kızarma, su toplama, soyulma ve yarılma gibi görüntü meydana gelir. Ayrıca, aynı ayakkabıyı giymek, uzun süre çorap kullanmak ve çok nemli ortamda bulunmak ayak mantarına sebep olur” dedi.


Dr. Coşkun, mantardan korunmak için ayağın temiz, serin ve kuru tutulması gerektiğini kaydederek, “Pamuklu, yün veya bunlar gibi emici maddelerden yapılmış çorap giyilmelidir. Kullandığınız kremlerin veya ilaçların yanında ben size kınayı tavsiye ediyorum. Çünkü kına hem cilde faydalıdır hem de yanık, kızarık ve soyulmuş bölgelerde harikadır.

 Bildiğimiz toz kınayı 1 litre suya 5 tatlı kaşığı ilave edin 20 dakika fokur fokur kaynatın ve ılıyınca mantarlı bölgeyi yıkayın. Böylece o bölgedeki inatçı mantar iyileşme yoluna girer. Bu uygulamaya en az 1 ay devam edin ve mümkün olduğu kadar temiz oksijeni ayağınızdan eksik etmeyin. Kına sayesinde ayak mantarını bir ay içerisinde silebilirsiniz” diye konuştu.

1 Eylül 2020 Salı

Sivilcelerden kurtulmanın çözümü, evde kolayca hazırlayabileceğiniz tarifler

Sivilceleri temizleyen kolay maske tarifleri. Sivilcelerden kolayca kurtulun.

 Sivilcelerin oluşumuna neden olan birçok faktör bulunur. Genellikle ölü cilt hücreleri tıkandığında meydana gelen sivilce problemi deride aşırı yağ salgılanmasından da kaynaklanabilir. Özellikle ergenlik döneminde artar ve ilerleyen yaşlarda da sıklıkla görülmektedir. Yüz, göğüs kol ve sırtta oluşumu daha yaygındır. Peki cildimizi kaplayan bu sivilcelerden nasıl kurtulabiliriz? İşte sivilce temizleyen maske tarifleri



ZERDEÇAL VE ALOE VERALI SİVİLCE MASKESİ

Aloe vera cildi yatıştırır ve besler. Zerdeçal ise bakterileri öldüren antienflamatuvar ve antibakteriyel özellikler içerir.

MALZEMELER

Yarım yemek kaşığı zerdeçal
1 çorba kaşığı aloe vera jeli

YAPILIŞI

Zerdeçal ve aloe vera jelini bir kapta karıştırın. Karışımı yüzünüze nazikçe uygulayın ve 15-20 dakika bekleyin. Ilık su ile iyice durulayın. Haftada 2-3 defa uygulayabilirsiniz.

GÜL SUYU VE LİMONLU SİVİLCE MASKESİ

Gül suyu iltihapları önler ve kızarıklıkları gidererek gözenekleri sıkılaştırır. Limon sivilcelere iyi gelen ve ciltteki yağ üretimini dengeye sokan doğal bir büzücü özelliğe sahiptir.

MALZEMELER

1 tatlı kaşığı limon suyu
1 yemek kaşığı gül suyu

YAPILIŞI

Gül suyu ve limon suyunu bir kasede karıştırın. Hazırladığınız karışımı pamuk yardımı ile cildinize uygulayın. Yaklaşık 10 dakika bekleyin, yıkayın ve kurulayın. Her gün cildinize uygulayabilirsiniz.

25 Ağustos 2020 Salı

Bel Fıtığının Belirtileri Nelerdir ?







Bel Fıtığının Belirtileri Nelerdir ?



Disk kaymasına bağlı olarak ortaya çıkan bel fıtığı problemine ağır yük kaldırmak, ani hareketler yapmak gibi çeşitli faktörler sebep olabilir. Yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren bel fıtığı tedavisine erken evrelerde başlanmalıdır. İlerleyen boyutlarda idrar kaçırmaya kadar gidebilen bel fıtığı belirtileri göz ardı edilmesi halinde tek çözüm ameliyat olurken erken teşhis durumunda fizik tedaviyle problemin giderilmesi mümkündür. Bel fıtığı belirtileri nelerdir, tedavisi nasıl olmalıdır?



Omurgaya esneklik sağlayan disklerin yerinden oynaması neticesinde ortaya çıkan bel fıtığı hastalığı "disk kayması" olarak da bilinir. Genelde omurganın alt tarafında görülse de omurganın herhangi bir yerindeki diskin kayması, bel fıtığı probleminin ortaya çıkması için yeterlidir. Bel fıtığı patlamasında ise bel bölgesindeki omurlar arasındaki diskin dışında yer alan sert tabaka yırtılır ve diskin içindeki yumuşak madde dışarıya çıkıp sinir ya da omurilik köklerine baskı yaparak ağrı oluşmasına sebep olur. Peki bel fıtığı belirtileri nelerdir, bel fıtığı tedavisi nasıl yapılmalıdır?

BEL FITIĞI BELİRTİLERİ



Rahatsızlığı erken teşhis ve hızlı tedavi halinde, yatak istirahati ya da fizik tedaviyle ortadan kaldırılmak mümkündür.



HAREKETLERDE ZORLANMA

Bel fıtığı nasıl anlaşılır sorusuna cevap aranıyorsa ilk olarak standart hareketlerde bile zorlanma olup olmadığı kontrol edilmelidir. Ayak uçlarınıza eğilebiliyor musunuz, yerden bir şey alırken ağrınız oluyor mu, oturup kalkmada sizi rahatsız eden bir şey var mı? Eğer bu sorulara evet diyorsanız ve bazı hareketleri yapmakta güçlük çekiyorsanız mutlaka en kısa sürede doktora görünmeniz gerekir.


BACAK AĞRILARI

Omurlarda meydana gelen kayma yüzünden bacaklarda ciddi ağrılar oluşabilir, bilekler zayıflayabilir ve burkulabilir.



UYUŞUKLUK

Bel fıtığının bir belirtisi olarak bel bölgesinde uyuşukluklar oluşabilir. Özellikle sabahları uyandığınız zaman belinizin sağında ya da solunda bir uyuşukluk hissedebilirsiniz.



KASLARDA ZAYIFLAMA

Disklerin kayması ve bel fıtığının oluşması neticesinde sinirlere daha çok yük biner. Burada basıncın artmasıyla beraber sinirlerin reaksiyon göstermesi sonucunda vücudunuzda çeşitli kasılmalar ya da kas ağrıları gözlemleyebilirsiniz.



KALÇADA AĞRI

Fıtık sonrasında sadece belde ya da bacakta değil, aynı zamanda kalça bölgesinde de ağrı oluşabilir.



YÜRÜME GÜÇLÜĞÜ

Bel fıtığı sonrasında vücudun çeşitli bölgelerinde ağrılar ve kasılmalar oluşacağı için eskisi kadar rahat hareket edemezsiniz ve bu durum yürümenize bile yansır.



İDRAR KAÇIRMA

Bel fıtığının nadir görülen belirtilerinden birisidir ve genelde ileri evrelerde ortaya çıkar. Kasların zayıflamasıyla beraber idrarı kontrol etmekte güçlük çekebilirsiniz.



HIZLI YORULMA

Fıtığın ortaya çıkmasıyla beraber en basit ya da enerji gerektirmeyen aktivitelerde bile eskiye nazaran çok daha hızlı bir şekilde kendinizi yorgun hissetmeye başlayabilirsiniz.



CİNSEL GÜCÜN KAYBEDİLMESİ

Fıtığın çok daha ileri evrelerinde cinsel arzunun kaybedilmesi söz konusu olabilir. Bu süreç genelde idrar kaçırmadan sonra ortaya çıkar.

29 Mayıs 2020 Cuma

Koah hastalarının Nefesi Ayak Masajı ile Açılıyor

Breathing of Koah patients opens with foot massage


ATATÜRK Üniversitesi İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Hatice Polat, Türkiye'de ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada yer alan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalarında (KOAH) görülen nefes darlığı ve yorgunluğun, ayağa yapılan masajla rahatlatıldığını söyledi.

Göğüs Hastalıkları Hastanesinde KOAH tanısı konulan 30 hastaya haftada 2 kez olmak üzere 8 seans 'Refleksoloji Masajı' uygulayan Yrd. Doç. Dr. Hatice Polat, bu hastaların diğer hastalara oranla nefes darlığı ve yorgunluk şikayetlerinin azaldığı hatta, enerjilerinin arttığını belirledi. Her ayakta 7 bin 200 sinir ucu bulunduğunu söyleyen Hatice Polat, hastalara refleksoloji uygulayabilmek için İstanbul'daki 'Türkiye Masaj Enstitüsü' tarafından verilen uygulamalı 'Refleksoloji Masajı' kursuna katıldığını söyledi.

Kursu başarı ile tamamladıktan sonra Erzurum'daki Göğüs Hastalıkları Hastanesi'nde KOAH tanısı konulmuş 30 kişi üzerinde refleksolojinin etkisini belirlemek amacı ile çalışma yaptığını ifade eden Yard. Doç. Dr. Polat, "Refleksoloji ile ayaktaki sinir noktaları özel tekniklerle uyarılarak elektrokimyasal masajlar ortaya çıkar ve nöronlar yardımıyla ilgili organlar uyarılır. Fiziksel problemlerle ilgili gerginlik ve stresi rahatlatarak onların gevşemesini sağlar. Bu gevşeme sırasıyla, vücudumuzdaki bezleri, bağışıklığı ve sinir sistemini etkiler. Araştırma sonuçlarına göre refleksoloji uygulaması sonrası deney grubundaki hastaların nefes darlığı ve yorgunluk şikayetlerinin azaldığı, enerjilerinin arttığı belirlenmiştir" dedi.



MASAJ, NASIL YAPILIR?

Refleksoloji seansı sırasında organların, endokrin bezlerin ve vücut bölümlerinin yansıması kabul edilen spesifik noktalara baskı uygulandığına dikkati çeken Yard. Doç. Dr. Hatice Polat şunları söyledi:

"Refleksoloji uygulanan kişinin boyun, bel ve dizleri desteklenecek şekilde yarı oturur pozisyonda, ayaklara yapılacaksa ayaklar uygulayıcının göğüs hizasında olmalıdır. Refleksoloji 10 dakikadan 45 dakikaya varan sürelerde uygulanır. Uygulama seanslar şeklinde haftada 1-2 kez yapılabilir. Seans süreleri hastalığa ve semptoma göre değişiklik gösterir. Refleksoloji uzmanı, desteklemek, masaj yapmak, bastırmak veya rahatlatmak amacıyla çeşitli biçimlerde elleri, başparmakları ve parmaklarını kullanır. Refleks bölgeleri masajı uygulaması için toplam beş basma tekniği vardır. Başparmak hareketi, parmak hareketi, ovma hareketi, sıvazlama hareketi ve sıkma hareketidir. Basınç şiddeti kişinin fiziki yapısı, yaşı ve o andaki sağlık durumu göz önünde bulundurulacak şekilde ayarlanır. Örneğin iri yapılı bir insana daha kuvvetli, zayıf, yaşlı ve çocuklara ise normal şekilde basarak masaj yapılır. Bu basınç genellikle oldukça derindir, ama acı verici olmak zorunda değildir."



MASSAGE, HOW IS IT DONE?

He pointed out that during the reflexology session, pressure is applied to specific points that are considered to be reflections of organs, endocrine glands and body parts. Assoc. Dr. Hatice Polat said:

"If the reflexologist is applied, the neck, waist and knees of the person to be supported should be in a semi-sitting position and the feet should be at the level of the chest of the practitioner. Reflexology should be applied between 10 minutes and 45 minutes. Application can be done 1-2 times a week in the form of sessions. Session times vary depending on the disease and symptom. The reflexologist uses various forms of hands, thumbs and fingers to support, massage, suppress or relax.There are a total of five pressing techniques for massaging reflex zones: thumb motion, finger motion, scrub motion, stroking motion, and squeezing motion. "The physical structure of the person is adjusted to take into account the age and the current health status. For example, a larger person is massaged by pressing stronger, weaker, older and children normally. This pressure is usually quite deep, but it does not have to be painful."

20 Mayıs 2020 Çarşamba

Majör Depresif Çevresine Tehlike arzeder mi?

Majör Depresif  Çevresine Tehlike arzeder mi?

Sürekli umutsuzluk ve çaresizlik hissi, majör depresyona (diğer adları: klinik depresyon, majör depresif bozukluk) sahip olduğunuzun bir işareti olabilir.


Anne veya babası majör depresyon yaşayan bir kişinin hayatının bir döneminde majör depresyonla karşılaşma riski yüksektir. Ama aile geçmişinde majör depresyon hastası olmayan biri de, majör depresyonu tecrübe edebilir.

Majör Depresyon Nedir?
Majör depresyonu karakterize eden belirti kişinin herhangi bir şeyden tat alma yeteneğinin neredeyse tamamen kaybolmasıdır. Sıklıkla uyku ve iştah zorlukları ortaya çıkar. Konsantrasyon ciddi bir problem hâline gelebilir.

Birçok insan hayatlarının bir döneminde üzgün ve çaresiz hissedebilir. Ama majör depresyonda bu hislerin, depresif ruh hâlinin ve ilgi kaybının günün büyük kısmında (özellikle sabahları) görülmesi ve bunların da en az iki hafta boyunca devam etmesi gerekir.


Majör depresyonu oluşması için illa ki bir sebep gerekmez. Birdenbire ya da yavaş yavaş ortaya çıkabilir. Güçsüz hissetme ya da hayatın gidişatında kontrolü elinde bulunduramama gibi nedenlere bir tepki olarak da oluşabilir.

Majör depresyon şu belirtilerle teşhis edilir:

Neredeyse her gün bitkin hissetme ya da enerji kaybı.
Neredeyse her gün değersiz ya da suçlu hissetme
Konsantrasyonun bozulması ve kararsızlık
İnsomniya (uyuyamama) ya da hipersomniya (aşırı uyuma)
Neredeyse bütün aktivitelere ilginin kaybolması ya da bunlardan hiç zevk almama (anhedoni de denilen bu belirti diğer belirtilere göre majör depresyonu işaret etmede daha belirleyicidir)
Dinlenememe ya da yavaş hareket etme, yavaş düşünme
Ölüm ve intihar düşüncelerinin sürekli gelmesi
Ciddi oranda kilo kaybı veya kilo alma (toplam vücut kitlesinin %5’i kadar)

Kadınlar Majör Depresyona Daha mı Yatkındır?
Kadınların majör depresyona yakalanma riski erkeklerin neredeyse iki katıdır. Ergenlik çağında, regl döneminde, hamilelikte, düşük yapmada ve menapozdaki hormonal değişiklikler majör depresyon riskini artırabilir.

Erkeklerde Major Depresyon İşaretleri Nelerdir?
Erkeklerdeki depresyon önemli ölçüde az kayıtlara geçmektedir. Majör depresyondan muzdarip erkekler çok daha az yardım aramaktadırlar. Hatta bu durumdan etraflarındaki insanlara bahsetmeyebilirler.

Erkeklerdeki depresyon işaretleri çabuk öfkelenme, genel sinirlilik, uyuşturucu ya da alkol bağımlılığı (bu maddelerin kullanımı depresyonun sonucu olabileceği gibi, depresyona da sebebiyet verebilirler) olabilir. Duygularını bastırma kendilerine veya başkalarına yönelik şiddetli davranışlara neden olabilir. Ayrıca hastalık, intihar ve hatta adam öldürmeyle sonuçlanabilir.

 Does it pose a danger to the Major Depressive Environment?

Constant feeling of hopelessness and helplessness may be a sign that you have major depression (alias: clinical depression, major depressive disorder).

A person whose mother or father is experiencing major depression has a high risk of experiencing major depression at some point in their life. But someone who does not suffer from major depression in their family history may also experience major depression.

What is Major Depression?

The symptom that characterizes major depression is the almost complete loss of a person's ability to taste anything. Often sleep and appetite difficulties arise. Concentration can become a serious problem.

Many people may feel sad and helpless at some point in their lives. But in major depression, these feelings, depressed mood, and loss of interest must be seen for most of the day (especially in the morning) and they must continue for at least two weeks.


There is not necessarily a reason for major depression to occur. It may appear suddenly or slowly. It may also occur as a reaction to causes such as feeling weak or unable to retain control over the course of life.

Major depression is diagnosed with the following symptoms:

Feeling exhausted or loss of energy almost every day.

Feeling worthless or guilty almost every day

Concentration deterioration and instability

Insomnia (inability to sleep) or hypersomnia (excessive sleep)

Loss of interest in almost all activities or no enjoyment of them (this symptom, also called anhedonia, is more determinant in pointing out major depression than other symptoms).

Inability to rest or move slowly, think slowly

Continuous thoughts of death and suicide

Significant weight loss or weight gain (5% of total body mass)


Are women more susceptible to major depression?

The risk of women suffering from major depression is almost twice that of men. Hormonal changes in adolescence, menstrual period, pregnancy, miscarriage and menopause may increase the risk of major depression.


What are the Major Depression Signs in Men?

Depression in men is significantly less recorded. Men suffering from major depression seek much less help. They may not even mention this to the people around them.


Signs of depression in men can be quick anger, general irritability, drug or alcohol addiction (the use of these substances may be the result of depression as well as cause depression). Suppressing their emotions can cause violent behavior towards themselves or others. Also, the disease can result in suicide and even manslaughter.

7 Temmuz 2014 Pazartesi

Tansu Çiller hastaneye kaldırıldı.

Alınan bilgilere göre; Eski Başbakanlardan Tansu Çiller'in bir kaza sonucu ayak bileği kırılınca İzmir'den uçakla İstanbul'a getirildi ve ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tansu Çiller sağlık durumu? Tansu Çiller hastalığı hakkında yapılan son açıklama ve dahası haberde.

Edinilen bilgiye göre, Tansu Çiller bir kaza sonucu ayak bileğinde parçalı kırık olduğu için yanında oğluyla birlikte Adnan Menderes Havalimanı'ndan kalkan tarifeli uçakla İstanbul'a getirildi. Atatürk Havalimanı'nda Sabah saatlerinde aprondan alınan Tansu Çiller, bir ambulansla Acıbadem Maslak Hastanesi'ne götürüldü.

Tansu Çiller’in bir kaza sonucu ayak bileği kırılınca İzmir’den uçakla İstanbul’a getirildi ve ambulansla hastaneye kaldırıldı.Edinilen bilgiye göre, Tansu Çiller bir kaza sonucu ayak bileğinde parçalı kırık olduğu için yanında oğluyla birlikte Adnan Menderes Havalimanı'ndan kalkan tarifeli uçakla İstanbul’a getirildi. Atatürk Havalimanı'nda sabah saatlerinde aprondan alınan Tansu Çiller, bir ambulansla Acıbadem Maslak Hastanesi'ne götürüldü.

Tansu Çiller, 13 Haziran 1993 tarihli DYP olağanüstü genel kurulunda en yüksek oyu alarak genel başkan seçilmiş ve Türkiye'nin ilk bayan başbakanı olmuştur.

Tansu Çiller Kimdir?

1946 yılında İstanbul'da doğdu. Robert Kolej mezunu olan Tansu Çiller, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nü bitirdi. Doktorasını Connecticut Üniversitesi'nde verdi. 1978 yılında doçent, 1983 yılında profesör oldu.

Çiller, 1990 yılı kasım ayında Doğru Yol Partisi'nden politikaya atıldı. 1991 yılı seçimlerinde İstanbul'dan milletvekili seçildi. Sosyal Demokrat Halkçı Parti ile kurulan ve Süleyman Demirel'in başbakanlığındaki koalisyon hükümetinde ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı olarak görev aldı.

Demirel'in Cumhurbaşkanı seçilerek Başbakanlık görevini bırakmasından sonra DYP genel başkanlığına aday oldu. 13 Haziran 1993 tarihli DYP olağanüstü genel kurulunda İsmet Sezgin ile Köksal Toptan'ı geride bırakarak Genel Başkan seçildi ve Türkiye'nin ilk bayan Başbakanı oldu. 5 Nisan kararlarıyla Türk ekonomisinde bir döneme imza attı.

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Türkiyede Tam etkili antibiyotik artık yok

Sağlık Bakanlığı Hastane Enfeksiyonları Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Öztürk: "Antibiyotikleri kaybediyoruz. Elimizde etkili çok az antibiyotik kaldı. Tam etkili antibiyotik artık yok" dedi.
Tam etkili antibiyotik artık yok

Sağlık Bakanlığı Hastane Enfeksiyonları Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi  ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Öztürk, mikroorganizmaların hastalık yapmaya devam ettiğini ancak tedavi edecek tam etkili antibiyotiğin artık kalmadığını söyledi.

Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD) tarafından düzenlenen 5. Türkiye EKMUD Kongresi'ne katılan Öztürk, gazetecilere yaptığı açıklamada, antibiyotiklerin hem tıp hem de veterinerlik ve özellikle çiftliklerde tavuklar için büyüme faktörü olarak yaygın şekilde kullanıldığını belirtti.

Bu durumun antibiyotiklere karşı hem toplumdan hem de hastaneden kazanılan enfeksiyonlarda çok ciddi direnç artışına neden olduğunu dile getiren Öztürk, "Antibiyotik ne kadar çok kullanılırsa o kadar çok direnç gelişiyor, antibiyotiğin etkisi azalıyor" dedi.

Dünya Sağlık Örgütü'nün üye ülkelerdeki antibiyotik kullanımı ve direncine ilişkin verilere dayanarak "Küresel Direnç Felaketi" adıyla bir rapor hazırladığını anlatan Öztürk, antibiyotiklerin etkisini giderek kaybettiğini ve hatta antibiyotiklere karşı oluşan direnç nedeniyle ilaç firmalarının bu konuda Ar-Ge çalışmalarını azalttığını kaydetti.

Artık antibiyotik çağı sonrası bir dönemin başladığına işaret eden Prof. Dr. Öztürk, "Antibiyotikleri kaybediyoruz. Mikroorganizmalar hastalık yapmaya devam ediyor ama elimizde etkili çok az antibiyotik kaldı. Tam etkili antibiyotik artık yok" diye konuştu.

Artık antibiyotik bazı hastalıkları tedavi etmiyor

Prof. Dr. Recep Öztürk, antibiyotiklere karşı direnç oluşmasında en önemli etkenin gereksiz yere kullanım olduğuna dikkati çekti. Antibiyotiklere ihtiyaç duyulmayan hastalıklarda da antibiyotik tedavisinin uygulandığını dile getiren Öztürk, çocuklarda boğaz iltihabının yüzde 35'i, erişkinlerde ise yüzde 15'inin antibiyotik tedavisine gereksinim duyduğunu ifade etti.

Zaman zaman hekim antibiyotik yazmasa bile hastanın baskıcı bir tavır üstlendiğini ifade eden Öztürk, antibiyotiklere karşı hem hekimin hem de hastaların bilinçli yaklaşması gerektiğini belirtti.

Öztürk, antibiyotiklerin etkisini yitirmesi nedeniyle bazı hastalıkların tedavi edilemez konuma geldiğini kaydetti. Daha fazla harcama yaparak antibiyotikleri birleştirmek zorunda kaldıklarını ve bu durumun da hastalara zarar verdiğini öne süren Öztürk, gereksiz antibiyotik kullanımını engellemek için toplumun bilinçlendirilmesi ve eczanelerde reçetesiz antibiyotik satışının yapılmaması gerektiğini vurguladı.

2014 de sağlık'ta büyük zamlar geldi.

TÜİK verilerine dayanarak yapılan araştırmaya göre, 17 sağlık madde fiyatının tamamında artış yaşandı. Sağlık madde fiyatlarında en dikkat çeken artışlar yüzde 6,71 artışla sezaryen ücretlerinde oldu.


Artık Parası olmayana sağlık hizmeti de yok

2014 yılı Ocak ayında 989,37 TL olan sezaryen doğum ücretleri 2014 yılı Nisan ayında 1055,78 TL'ye çıktı. Yüzde 5,86 artışla ameliyat ücreti oransal değerlendirmede ikinci en fazla artan sağlık madde fiyatı oldu. Diş dolgu ücreti 2014 yılı Ocak ayında 86,58 TL iken bu rakam 2014 yılı Nisan ayında 90,66 TL'ye yükselerek yüzde 4,71 arttı. Diş çekme ücreti 2014 yılı Ocak ayında 55,20 TL iken bu rakam 2014 yılı Nisan ayında 58,13 TL'ye yükselerek yüzde 5,30 arttı.

 Normal doğum ücreti 2014 yılı Ocak ayında 809,37 TL iken bu rakam 2014 yılı Nisan ayında 851,55 TL'ye yükselerek yüzde 5,21 arttı. Hastane yatak ücreti 2014 yılı Ocak 118,10 TL iken 2014 Nisan ayında 119,78 TL'ye yükselerek yüzde 1,42 arttı. İlaç ücretleri 2014 Ocak ayında 9,88 TL iken bu rakam 2014 yılı Nisan ayında 9,92 TL'ye yükselerek yüzde 0,46 arttı.

"MAAŞLARA YAPILAN ZAMLAR 4 AYDA YOK OLMA NOKTASINA GELDİ"

Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, araştırmaya ilişkin ANKA'ya yaptığı değerlendirmede, maaşlara yapılan zamların 4 ayda yok olma noktasına geldiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Her şey zamlanıyor; fakat enflasyon farkını istemeyen Memur-Sen'in imzaladığı toplu sözleşme nedeniyle memurun maaşı eriyip gidiyor. Önümüzdeki aylarda da memur maaşları enflasyona yenik düşecek. Ekonomi çevrelerinin yıllık enflasyonun çift haneli rakamlara ulaşacağı sözlerini de değerlendirdiğimizde memurların zammı enflasyon karşısında buharlaşacak."

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Zencefil'in faydaları nelerdir.

Yemeklerde ve içeceklerde kattığı tadın yanı sıra inanılmaz faydaları olan zencefili yaşamınıza dahil etmeniz için pek çok sebep var.

 Birlikte göz atalım…

Tıpkı bir ilaç gibi diş ağrısı, migren, adet sancısı gibi ağrılarda kullanabileceğiniz anti-inflamatuar özelliğe sahiptir.

Her türlü ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilir. Eğer kendinizi kötü hissederseniz, taze zencefil suyu veya çayı içmeyi deneyin.

Yüzyıllardır bilinen en temel özelliği antioksidan oluşudur. Vücuttaki yabancı maddeleri, toksinleri atmak için en güçlü yardımcınızdır.

Grip, soğuk algınlığı gibi durumlarda size destek verir. Kısa sürede ayağa kalkmanızı sağlar.

Bunun için limon ve balla karıştırdığınız sıcak suya birkaç dilim zencefil atın ve demleyerek için.


24 Mayıs 2014 Cumartesi

Devlet Hastanesinde çatlak var.


Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi açıklarında meydana gelen deprem nedeniyle Yenice İlçesi Devlet Hastanesi'nde de çatlaklar oluştu. Binanın tehlike arzetmesi nedeniyle hastaların tahliyesine başlandı.

Çanakkale'den Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE) ekiplerinin sahra hastanesi kurmak üzere Yenice'ye hareket ettiği bildirildi. İlçede, biri ana çadır olmak üzere iki çadırdan oluşan sahra hastanesi kurulacağı öğrenildi.

23 Mayıs 2014 Cuma

Ana rahminin içi bakteri dolu.

ABD’de yapılan geniş çaplı bir araştırmada sağlıklı hamilelerin plasentalarında çeşitli bakteri topluluklarının yaşadığı görüldü.


Amerikalı bilim insanları, plasentadaki bakterilerin büyük bölümünün, herkeste rastlanan “iyi mikropların” oluşturduğunu belirledi. Plasentada söz konusu mikrobiyal koloni yapılanmasının, erken doğum üzerinde rol oynadığı bildirildi. Houston’da Baylor Tıp Fakültesi’nde görevli doktor Kjersti Aagaard, araştırmanın, hamilelik ve erken yaşamın, tamamen steril durumlar olarak düşünülmemesi gerektiğini ortaya koyduğunu söyledi. Aagaard’ın, araştırma çerçevesinde, bağışlanan 320 plasentayı incelediği belirtildi.

 Aagaard, plasentanın mikroplarla beraber hareket etmediğini, sadece düşük seviyede mikrobu barındırdığını vurgulayarak, bunlar arasında sağlıklı kişilerin bağırsaklarında yaşayan E. koli türlerinin yer aldığını söyledi. Erken doğum yapan kadınlardan alınan 89 plasentada, açıkça yararlı olduğu bilinen bazı bakterilerin seviyelerinin önemli ölçüde düşük olduğuna dikkati çeken Aagaard, plasental mikrobiyomun, en çok ağızda sıkça rastlanan bakterilere benzediğinin keşfedilmesi karşısında şaşırdığını söyledi.

22 Mayıs 2014 Perşembe

Tekmeci Yusuf'a rapor veren doktor kendini savundu.

Soma’da eylemciye tekme atan Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel’e 7 gün iş göremez raporu veren Dr. Şervan Gökhan, Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) e-posta grubuna mesaj yolladı.

Hürriyet Gazetesi'nin haberine göre “3 günden beri sahtekâr, diplomasının hakkını vermeyen, yüzsüz, soysuz, TV ekranlarında resmi çıkan ve 6 yaşındaki çocuğu tarafından ‘Baba sen sahteci misin’ diye çağrılan birisiyim” diyen Gökhan’ın mesajı özetle şöyle:

BAŞBAKANLIK HASTASI

- “Yazıya başlamadan Soma’da hayatını kaybeden tüm işçi kardeşlerimize Allah’tan rahmet ve ailelerine başsağlığı diliyorum. Bu durumlara söz konusu olan raporun verilme hikâyesini  paylaşmak istiyorum. 14 Mayıs 2014’te arandım ve hastaneye Başbakanlık’tan bir hastanın geleceği ve hastanede veya yakınlarda isem tarafımdan hastanın değerlendirilip değerlendirilemeyeceği soruldu. Ben de 5 dakikalık mesafede olduğumu ve hastaya bakabileceğimi ilettim. Hastaneye geldiğimde hasta o günün acil tıp uzmanı tarafından görülmüş, o esnada acilde bulunan ortopedi asistanı tarafından ve bizim asistanımız tarafından da değerlendirilmişti. Hastanın ne olduğunu sorduğumda arkadaşlarımdan yaşanan bir arbede sonrasında hastanın kliniğimize başvurduğunu öğrendim ancak olayın oluş biçimini sorma ihtiyacı bile hissetmedim.

- Hasta arkadaşlarımız tarafından grafi çekimine gönderilmişti. Hastayı grafi çekimindeyken gördüm ve grafi çekildikten sonra muayene ettim. Hastanın özellikle sağ alt ekstremitesinde hareketle ağrı ve hassasiyet mevcuttu. Aynı zamanda sağ dizde ve tibiada (ki bunu da rapora yazmayı unutmuşum) yumuşak doku şişliği vardı. Bu arada ben gelmeden önce hastayı muayene eden arkadaşlarımız hastanın muayene formunu zaten doldurmuştu ve muayene bulguları da benim fizik muayene bulgularım ile aynı idi. Hastayı odama aldım ve 5 veya 7 gün bacağına yük bindirmemesini, istirahat raporu yazabileceğimi ifade ettim ve yazdım. Bu arada hastanın hastanemize girişi benim adıma değildi, hastaya raporu ben yazdığım için girişi kendi adıma çevirttim.

- 3 gün öncesine kadar meslek hayatı boyunca toplumsal hiçbir olayda herhangi bir otoritenin yanında yer almamış olan, yaralanan göstericiye de, polise de, katile de, hırsıza da eşit mesafede durarak mesleğinin gereklerini yerine getiren bir acil tıp uzmanıyım. Nasıl çalıştığımı benim anlatmama gerek yok, merak eden daha önce çalıştığım yerlerden sorabilir.

MESLEKTAŞLARIM ÜZDÜ
Beni asıl üzen şarkıcı/ sanatçı vs. kişilerin attıkları tweet’ler veya mesajlar olmadı. Birçok meslektaşımın, tıp fakültesi öğrencilerinin dahi eşime, aileme, bana yaptığı hakaretler oldu.”

19 Mayıs 2014 Pazartesi

Yorgunluk ile başa çıkmanın yöntemleri.

İş yoğunluğu, koşuşturmalı büyük şehir yaşamı ve mevsim geçişi derken günlük tempomuzu düşüren kronik yorgunluk hepimizi olumsuz etkiliyor. 

Oysaki kolayca uygulanabilecek sağlıklı beslenme programı ve yaşam tarzınızda yapacağınız küçük değişikliklerle yorgunluğunuzu üzerinizden atmanız mümkün.

Memorial Şişli Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Yeşim Çelik, kadınların kabusu olan kronik yorgunluktan korunma yolları hakkında şu bilgileri veriyor.

Yeterli ve dengeli beslenme yorgunluğunuzu alır

Kansızlık, enfeksiyonlar, karaciğer, kalp ve böbrek yetmezlikleri, vitamin ve mineral eksiklikleri, metabolik bozukluklar (hipoglisemi), hormonal problemler (hipotiroidi, böbrek üstü bezi yetmezliği), kanser gibi ciddi sağlık sorunlarında yorgunluk bazen ilk işarettir.

Yorgunluk, tekrarlayan ve uzun süren stresin, uyku problemlerinin, depresyon ve diğer bazı psikolojik sorunların sonucunda da oluşabilir. Alkol ve sigara kullanımı, yorgunluktan korunmak için kullanılan uyarıcılar ve bazı ilaçlar ve daha da önemlisi beslenme yanlışları yorgunluğun başlıca nedenlerindendir.

Yeterli ve dengeli beslenme, yorgunluğu önlemenin en önemli yollarından birisidir. Öğünlerinizde dikkat edeceğiniz birkaç küçük kural kendinizi zinde hissetmenizi sağlayacaktır.

Yumurta ve kırmızı et demir eksikliği kaynaklı yorgunluğu önler

Yorgunluğun temel nedeni demir eksikliğine bağlı kansızlıktır. Kadınlarda daha sık gözlenen kansızlığı önlemek için haftanın belirli günlerinde demir içeriği yüksek olan yumurta tüketilmelidir.

Haftada 2-3 kez kırmızı etin yanında mutlaka demirin vücut tarafından kullanımını artıran C vitamini içeren sebze ve meyvelerin tüketilmesine özen gösterilmelidir.

Çok koyu çay ve kahve tüketimi demir emilimini azalttığı için yemekten hemen sonra tüketilmesi önerilmez. Kuru meyvelerin demir içeriği yüksektir. Ara öğünlerde kan şekerinin dengelemesi açısından tüketilmesi önemlidir.

Tekmeci müşavire raporu hangi doktor vermiş!

Yusuf Yerkel'in tekme attığı sağ bacağı incinmiş!
Soma'da yere düşen bir kişiye tekme atarken görüntülenen ve 7 günlük iş göremez raporu alan Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel'in sağlık raporuna ulaşıldı.

Sağlık raporuna göre Yerkel, tekme attığı gün olan 14 Mayıs'ta saat 20.00'da sağ dizde şişlik ve ağrı şikayetiyle Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gelerek, Doktor Servan Gökhan'a muayene oldu.

Yerkel, muayenede sağ dizindeki ağrı ve şişliğin düşme nedeniyle oluştuğunu söyledi. Sağ dizinin filmi çekildikten sonra Yerkel'e yedi gün iş göremezlik raporu verildi.
Yerkel'e şu tanı konuldu:

"Sağ dizde yaklaşık 10X10 cm ödem (sislik), ekimoz (kızarıklık) ve yumuşak doku şişliği, sol omuz ve göğüs ön yüzde ekimoz ve yumuşak doku şişliği mevcuttur. Extremite (kol ve bacak) hareketlerinde hassasiyet ve yürümede güçlük mevcut olup hastada yaygın yumuşak doku travmasi mevcuttur. Hastaya 7 gün iş göremezlik raporu verilmişti.

18 Mayıs 2014 Pazar

Şimdi dondurma zamanı.

Sütten üretilen dondurma, aynı zamanda sağlıklı tatlı seçeneklerinin başında gelir. 

Çünkü;

• Kaliteli protein kaynağıdır.

• A vitamini açısından zengindir.

• Riboflavin vitamini açısından zengindir.

• Kalsiyum ve fosfor minerallerini yüksek oranda içerir.

• Az miktarda D vitamini içerir.

• Birçok tatlıya nazaran kalori içeriği daha düşüktür.

ÇOCUĞUNUZ SÜT SEVMİYORSA...

Büyüme ve gelişme çağında protein, kalsiyum ve fosfor kemik ve kas gelişimi açısından elzemdir. Dondurma, içeriği ile bu gereksinmenin karşılanmasında yardımcı olur. Özellikle süt tüketmeyi sevmeyen çocuklarda süt yerine tüketilmesi günlük besinsel ihtiyaçların karşılanmasına yardımcı olur.

GEBELİKTEKİ KALSİYUM İHTİYACI İÇİN...

Gebelik döneminde; anne adayının kaliteli protein ve kalsiyum ihtiyacı artar. Anne bu gereksinmesini karşılayamazsa, bebek annenin depolarını kullanır ve doğum sonrası anne de kemik erimesi gibi sorunlar çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle gebelerin günlük 600 ml (3 bardak) süt ve süt ürünleri tüketmesi gerekir. Bu gereksinmenin bir kısmı dondurma ile karşılanabilir.

YAŞLILAR DA TÜKETEBİLİR

Kilo almakta güçlük çeken, çiğneme ve yutma güçlüğü olan yaşlılarda günlük kalsiyum ihtiyacının karşılanması açısından önemli bir kaynak olarak kullanılabilir.

KEMOTERAPİ ALAN KANSER HASTALARI

Kemoterapi alan hastalarda, kimi zaman kemoterapi tedavisinden hemen sonra yanma hissi ve iştahsızlık gözlenebilir. Buna paralel bulantı ve kusma şikâyetleri baş gösterebilir.  Bu tür hastalarda, dondurmanın genellikle kolay tüketildiği ve bulantıya sebep olmadığı gözlenmiştir.

Zayıflamak isteyen kişi dondurma tüketebilir mi?

Günlük beslenme programından 1 bardak süt ve 1 dilim ekmek eksilten kişi, diyet yaparken de günde 2 top dondurmayı ara öğün olarak tercih edebilir.

Şeker Hastaları dondurma tüketebilir mi?

Kan şekeri düzeyi kontrol altına alınmış ve obez olmayan şeker hastaları; diyetisyenlerinin önerisi doğrultusunda haftada 1-2 defa 1 top sade veya meyveli dondurma tüketebilir. Piyasada bulunan tatlandırıcı ile hazırlanmış şeker içermeyen dondurmalar da günde 1-2 top ara öğün yerine tercih edilebilir.

BUNLARA DİKKAT!

• Gerçek sütten yapılmış dondurmalar tercih edilmelidir.

• Süt kreması veya kaymaktan yapılan dondurmalar, daha nadir tercih edilmelidir.

• Dondurma; süt ürünü olduğundan ötürü uygun koşullarda saklanmadığında zehirlenme riski yaratabilir. Bu nedenle; soğuk ve karanlık ortamda saklanmalıdır.

• Erimiş, eridikten sonra yeniden donmuş dondurmalar kesinlikle tüketilmemelidir.

• Paket dondurmalarda, üretim izni ve son kullanma tarihi kontrol edilmeden tüketilmemelidir.

COİNPAYU İLE 25$+ KAZANDIM.

COİNPAYU İLE 25$+ KAZANDIM.
Hergün siteye gir kısa reklamları izle.Yüzlerce anketten istediklerini yap.Görevleri tamamla Günün sonunda en yüksek puanı topla 25+ $ KAZAN.Unutma görevler ve anketlerden kazandığından hariç ilk 1000 kişi hergün bonus olarak $ kazanıyor.                   Defalarca ödeme aldım.Türkiye de yaşayanlara ödeme yapıyor.Dikkat etmeniz gereken nokta görevleri yaparken doğru cevaplar verin.Genelde şirketlerin kullanıcıların alışveriş alışkanlıklarını ve ürün tercihlerini öğrenmek için yaptığı araştırma anketleri çıkıyor.Ve soruyu okumadan rastgele işaretlemeyin.İlk birkaç gün en çok ödülü siz kazanma şansını elde edemeseniz bile.Hergün 1 saate yakın zaman harcarsanız ilk 1000 kişiye kesin giriliyor. Denemekte fayda var.