/* ------------- popcash ---------------------*/

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Google'dan şoförsüz araba

Google ‘gaz‘a geldi! Bu arabada ne pedal var ne direksiyon

TEKNOLOJİ devi Google, otomobil sektöründe yeni bir devrin kapılarını açıyor. Devrim gibi bir buluşa imza atam şirket, şoförsüz araba ürettiğini açıkladı.

Daha önce geliştirdiği kendi kendine giden arabada köklü değişikliklere giden Google'ın araçlarında 'dur' ve 'git' düğmesi olacak, direksiyon ve pedallar yer almayacak. Araçta bütün işi algılayıcılar yapıyor. Google'ın dağıttığı görüntülerde, araç küçük bir şehir arabasını andırırken, 'sevimli' bir ön yüzü bulunuyor.

 Geleneksel arabalarınki gibi kaputu olmayan iki kişilik elektrikli araç başlangıçta saatte en fazla 40 kilometre hız yapabilecek. Ancak şimdiden projeyi eleştirenler de var. Uzmanlara göre, insanlar arabayı kendileri kullanmayacağı için daha uzun yolculuklar planlayacak ve bunun sonucunda trafik daha da kontrolden çıkabilir.

NASIL ÇALIŞIYOR?

ARACIN işleyişinde Google'ın android sistemi kullanılıyor. Arabada, açma-kapama tuşunun yanında bir de panik halinde aracı tamamen durduracak acil durum düğmesi yer alıyor. Araçtaki aplikasyon üzerinden kişiler gidip-gelecekleri yerleri sisteme ekleyebiliyor. Ve algılayıcıların da devreye girmesiyle araba harekete geçiyor. Arabada kör noktaları tamamen ortadan kaldıran algılayıcılar, aynı zamanda iki futbol sahası ötedeki nesneleri de tespit edebiliyor.

27 Mayıs 2014 Salı

Milli Piyango satışa geldi.

Milli Piyango'ya 3 talip çıktı
'Şans Oyunları' özelleştirmesi için ön yeterlilik alan şirketler belli oldu

Milli  Piyango’nun özelleştirilmesi için geri sayım başladı. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın yürüttüğü süreçte öne yeterlilik alan şirketler belli oldu. Şans Oyunları'nın 10 yıl süreyle lisans devri ihalesi için ön yeterlilik başvurusu yapan gruplar arasında Çek Cumhuriyeti merkezli KKCG'nin yer aldığı konsorsiyum, Net Şans Oyunları Yatırım-Hitay Yatırım Holding ortak girişim grubu ve Turkcell'in  bağlı ortaklığı Inteltek de bulunuyor.


Yatırım grubu KKCG, Emma Capital ve İtalyan şans oyunları şirketi GTECH  ile Milli Piyango ihalesine teklif vereceğini bugün açıkladı. KKCG'den yapılan açıklamada, konsorsiyumda bir Türk ortağın da yer alabileceği belirtildi.  Reuters’e bilgi veren kaynaklar Turkcell'in yüzde 55 bağlı ortaklığı İnteltek'in de ön yeterlilik başvurusu yapan şirketler arasında olduğunu söyledi.

Net Holding  dün yaptığı açıklamada, grup şirketi Net Şans Oyunları Yatırım'ın Hitay Yatırım Holding ile ortak girişim grubu (OGG) oluşturarak ihaleye katılacağını duyurmuştu. Net Şans-Hitay OGG'de Net Şans'ın payının yüzde 90, Hitay'ın ise yüzde 10 olduğu belirtilmişti.

"Şans Oyunlarının Lisans Verilmesi Suretiyle Özelleştirilmesi İhalesi", düzenleme hakkı Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü'ne ait olan piyango, hemen kazan, şans topu, on numara, Süper Loto ve Sayısal Loto adlı şans oyunlarının lisanslarını içeriyor.

Ortak girişim gruplarının değişiklik yapılması için 12 Haziran'a kadar süre bulunan ihalede son teklifler 27 Haziran günü verilecek.

Sarışın maganda trafikte tartıştığı yaşlı kadını ezdi.

ABD’de Jill Hansen adlı sörfçü, trafikte tartıştığı Elizabeth Conklin’i evine kadar takip etti.



Conklin otomobilden çıktığı an gaza basan Hansen, 73 yaşındaki kadına çarptı. Bununla yetinmeyen sarışın psikopat, kadının üzerinden geçmek isterken, çevredeki bir işçinin arka camını kırmasıyla panikleyip, başarılı olamadı. Ağır yaralanan Elizabeth Conklin hastanede yaşam savaşı veriyor, Jill Hansen ise cinayette teşebbüs suçundan tutuklanarak cezaevine kondu.

Fenerbahçe Cas kararının iptali için mahkemeye başvurdu.

Fenerbahçe, İsviçre Federal Mahkemesi'ne CAS kararının iptali ve yürütmenin durdurulması için dava açtığını KAP'a bildirdi.

Fenerbahçe Kulübü, Şampiyonlar Ligi'ne katılabilmenin yolunu açmak için hukuki süreç başlattı.

Sarı-lacivertliler, İsviçre Federal Mahkemesine, CAS kararın iptali ve yürütmenin durdurulması talepli dava açtı.

Fenerbahçe, CAS'ın verdiği karar sonrası Avrupa Kupaları'ndan 2 yıl men cezası almış, bu nedenle geçtiğimiz sezon UEFA Avrupa Ligi'ndeki mücadeleden çıkarılmıştı.

Bu sezon şampiyon olan Sarı-lacivertliler, CAS'ın kararının hem bozulması hem de kupalara gidebilmek için yürütmesinin durdurulması isteği ile İsviçre Federal Mahkemesine dava açtı.

Fenerbahçe başvurusunda gerekçe olarak, CAS'ın ülke içindeki maçlarda yaşananlarla ilgili karar verme yetkisi olmadığını öne çıkardı. Bunun kamu düzeni kuralına uygun olmadığı, maçlar uluslararası olmadığı için CAS'ın yargılama ve ceza verme yetkisi olmadığı savı ile açılan davanın Ekim veya Kasım ayında sonuçlanması bekleniyor.

Ancak Sarı-lacivertliler, Avrupa kupaları kuraları çekilmeden önce yürütmenin durdurulması kararı çıkartıp, Şampiyonlar Ligi kapısını açmayı amaçlıyor.

Helal genelev açacaklarmış!

‘Helal’ hayat kadını kriz yarattı

Dünya genelinde İslami konuları takip eden haber sitesi onislam.net Hollanda’da ‘Helal’ genelev açılacağını bildirdi. Ancak gelen tepkiler üzerine site haberi geri çekti. Ancak dünya basını haberi islami siteyi kaynak göstererek okuyucularına sundu.

Hollanda’nın Amsterdam kentinde, önümüzdeki aydan itibaren sadece “helal” Müslüman hayat kadınlarının çalışacağı bir genelev açılıyor. Üç imam da ‘Croissant Chaud’ (Sıcak Çörek) adı verilen genelevin açılabilmesi için onay verdi. Genelevin yönetici adayı Jonathan Swick, Croissant Chaud hakkında Belçika merkezli haber ajansı Nord Press’e açıklamalarda bulundu. Swick’in verdiği bilgilere göre genelevde geçerli olacak en sıkı kural, hayat kadınlarının uyuşturucu ve Alkol kullanımının yasak olması.

 Bu konuda herhangi bir ihmal olmaması için kadınlar her iki ayda bir kontrolden geçirilecek. Eğer kanlarında uyuşturucu ve alkole rastlanırsa, çalışma izinleri ellerinden alınacak. Sigara ve nargile ile ilgili bir yasak henüz bulunmuyor.

Ay sonunda açılacak

Swick, hayat kadınlarının günde 5 vakit namaz kılacaklarını söyledi. Çalışan kadının o sırada yanında müşterisi olsa bile, namaz kılmak için işine ara vermesi gerekecek. Helal genelevi konusunda kafalarda soru işareti yaratan durum, İslam kuralları gereğince evlilik dışı ilişki kurmak yasak olmasına rağmen, imamların bu geneleve nasıl izin verdiği. Bu ayın sonunda, bu maddelere başka çalışma koşulları da ekleneceği söylendi. Helal hayat kadınlarının ücreti, diğer iş arkadaşlarından yüzde 30 ila 50 arasında daha fazla olacak.

Hollanda nüfusunun yüzde 6’sı (yaklaşık 1 milyon) Müslüman. Nüfusa ek olarak her yıl on binlerce Müslüman turist ülkeyi ziyaret ediyor ve genelevlere ilgi gösteriyor.

Yayınlayan site olay oldu

Nord Press’in duyurduğu bu haber, sonrasında OnIslam.net sitesinde yayımlandı. Mısırlı bir grup gencin tüm ülkelere ve dinlere, Müslüman dünyasıyla ilgili doğru ve tarafsız bir haber sağlaması amacıyla kurulu bu sitede helal genelev haberinin yayımlanmasının ardından bütün haber siteleri OnIslam.net’i referans göstererek bu haberi yaydı.
Bunun üzerine site hemen genelev haberini sitesinden kaldırdı.

Siyasetiniz batsın yazık değil mi bu Annelere.

PKK’NIN ÇOCUKLARINI KAÇIRDIĞI AİLELER BDP’Yİ BASTI
Diyarbakır’da PKK’nın çocuklarını kaçırdığı aileler, bugün BDP il binasını bastı. BDP’lilerle çocukları kaçırılan aileleri arasındaki arbedeyi polis ayırdı,

Buradan çıkan aileler Dağkapı Meydanı’nda oturma eylemi başlattı. BDP yöneticileri ise PKK’ya katılımlarla ilgileri olmadığını belirterek, ailelerin tahrik edildiğini ileri sürdü.

Diyarbakır’da Endüstri Meslek Lisesi 9’uncu sınıf öğrencisi 15 yaşındaki Ö.Ç. ile berber çırağı olan kuzeni 15 yaşındaki B.Ç.’nin önceki gün PKK tarafından dağa kaçırıldığını söyleyen aileleri, bugün BDP il binasını bastı. İki kuzenin yakınları olan yaklaşık 10 kişilik grup, girdikleri bina içinde BDP’lilerle tartıştı. Çıkan arbedede tartaklandıklarını söyleyen aileler polis çağırdı. BDP binasına gelen çok sayıda polis, ailelerle BDP’lilerin kavgasını ayırıp, aileyi bina önünden uzaklaştırdı. Bu sırada aileler binadan ayrılırken, BDP’lileri alkışla protesto etti.

OTURMA EYLEMİ
BDP binasından ayrıldıktan sonra merkez Sur İlçesi’ndeki Dağkapı Meydanı’na gelen aileler burada oturma eylemi başlattı. Kuzenlerin babaannesi Guli Çetiner, Kürtçe ağıtlar yakarak torunlarının bırakılmasını istedi. Çetiner, "Ben kabul etmiyorum, çocuğumu istiyorum" dedi.
Lise öğrencisi Ö.Ç.’nin annesi Halime Çetiner, gözyaşları içinde oğlunun hasta olduğunu belirterek bırakılması istedi. Halime Çetiner, şunları söyledi:
"Oğlum şeker hastası, aynı zamanda astımı var. Oralarda perişan olur. İlaçlarını almazsa şekeri 300’e çıkar ve orada ölür. Benim oğluma bir şey olursa, sebebi onlardır. Oğlumu okulda aşılamışlar. Onları okullardan gönderiyorlar. Ben çocuğumu istiyorum."
’BEN ONU TÜP BEBEKLE YAPTIM’
PKK’nın kaçırdığı B.Ç.’nin anesi Saniye Çetiner de oğlunu tüp bebek yöntemiyle dünyaya getirdiğini belirterek, "Ben çocuğumu istiyorum başka bir şey istemiyorum. 3 gündür çocuğum yok. 3 gündür evimizde yas var. Pazar günü saat 16.00- 17.00 arası yemek yiyip çıkmış. Oğlum berberde çalışıyor. Bir arkadaşına mesaj çekmiş, demiş ’bizi götürüyorlar, biz gideceğiz’ demiş. Ben çocuğumu istiyorum" dedi.
Kaçırılan iki kuzenin aileleri daha sonra Dağkapı Meydanı’nda oturma eylemi başlatırken, kendilerine yakınları da destek verince sayıları 10’u buldu.

BELEDİYE ÖNÜNDEKİ AİLE SAYISI 11’E YÜKSELDİ
PKK tarafından çocuklarının kaçırıldığını iddia ederek Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde 19 Mayıs tarihinde oturma eylemine başlayan aile sayısı da, eylemin 9’uncu gününde 11’e çıktı. Çocukları dağa götürülen bazı aileler, çeşitli okullarda okuyan çocuklarına zarar gelmesinden endişe ettikleri için konuşmaktan ve görüntü vermekten kaçındı.

PKK’nın götürdüğü iddia edilen çocukların yaşı 14 ila 23 arasında değişiyor. Belediye binası önünde eylem yapan kadınlar, kendilerine destek vermek isteyen ve çocukları dağda olan çok sayıda aile olduğunu, ancak mahalle baskısı yüzünden buradaki eyleme katılamadıklarını söyledi. Bazı kadınlar sinir krizleri geçirip gözyaşlarına hakim olamazken, A.K.’nin annesi Yüksel Karaşin, oğlu bırakılıncaya kadar eyleme devam edeceğini, gerekirse açlık grevi başlatacağını, hatta kendisini yakabileceğini söyledi.
BDP’DEN AÇIKLAMA: GERİLLAYA KATILIMLA ALAKAMIZ YOK
BDP Diyarbakır İl Başkanlığı, çocukları PKK tarafından dağa kaçırıldığı gerekçesiyle parti binasına saldıran aileyle ilgili yazılı açıklama yaparak, hükümeti ve polisi eleştirdi. Açıklamada şöyle denildi:
"Bölgemizde kırk yıldır devam eden savaşın yegane sorumlusu olan TC. Tekçi devlet zihniyeti ve onun bugünkÜ yürütücüsü olan AKP hükümeti kanlı ellerini tekrar devreye sokmuşlardır. Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın 2013 Nevruz’uyla başlattığı barış süreci, AKP hükümeti tarafından sabote edilmektedir. Kürt halk önderi ve Kürt özgürlük hareketinin tüm sağduyu çağrılarına ve çabalarına rağmen, Türk devleti saldırılarına ara vermeden devam etmektedir. Kürt coğrafyasına kan deryasına çeviren Özel Harp dairesinin kirli ve kanlı oyunları Amed’te tekrar yüzünü göstermiştir. Faşist Türk polisinin provoke ettiği üç beş kendini bilmez kişi, BDP Diyarbakır il binasına saldırmıştır.

Kalekol yaparak parti binalarımıza saldırarak Kürt halkını yıldıracağını sanan AKP polisi şu an binlerce polisi ve zırhlı aracı ile il binamızı kuşatıp provokasyonlara zemin hazırlamıştır. Yalanhaber ve karalamalarla kamuoyunu yanıltılmaktadır. Halkımız ve partimiz karşı karşıya getirilmek istenmektedir. Özellikle barış süreciyle beraber provokatörler eliyle partimiz ve değerli halkımız karşı karşıya bırakılmak istenmektedir. Gerillaya katılımların bizim partiyle uzaktan yakından alakası olamadığını herkes bilmelidir."

BAŞSAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, PKK’nın çocukları götürüp alıkoymasıyla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı. Başsavcı Solmaz, "2014/16234 soruşturma numarası ile çocukları Lice’ye götürenler ve alıkoyanlar hakkında soruşturma devam etmekte olup, soruşturmanın safahati ve sonucu hakkında kamuoyuna bilgi verilecektir" dedi.
Anneler ne diyor?
Dİyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı önünde PKK’nın dağa götürdüğünü çocuklarını bırakmasını isteyerek eylemlerini sürdüren annelerin görüşleri şöyle:
EYLEMİ İLK BAŞLATAN ANNE
Belediye önünde ilk eylemi başlatan 15 yaşındaki H.G.’nin annesi Safiye Gündüz: "Kızım 23 Nisan’nda piknik bahanesiyle kaçırıldı. Selahaddin Eyubi Anadolu Lisesi 2’nci sınıf öğrencisiydi. 4 çocuğum var. Kocam Ahmet Gündüz, Kuzey Irak’ta inşaat taşeronu olarak çalışıyordu. Şimdi o da işini bırakmış şu an eylem yerinde bekliyor. 2’si kız, 2’si erkek 4 çocuğum vardı. Bir kızım dağa gitti, diğer çocuklarım başka şehirlerdeki çeşitli üniversitelerde okuyor. Kızımın bırakılmasını istiyorum."

’OĞLUNU DAĞDAN İNDİREN KADIN BİZE UMUT OLDU’
15 yaşındaki F.E.’nin annesi Filiz Eren: "Oğlum F., H. ile aynı sınıftaydı. 19 Mayıs’ta geldik, bugün 9 gün oldu. 23 Nisan’da birlikte pikniğe gitmişlerdi. Orada 5 çocuğu kaçırmışlardı. Ondan sonra bir kadın üniversite yolunda eylem yaptı, ’çocuğumu getirin’ diye. Sonra onun oğluyla birlikte 3 çocuğu serbest bıraktılar. Biz de bunu televizyonda duyduk umutlandık. H.’nin annesi ile birlikte belediye önünde eylem yapmaya karar verdik ve burada eyleme başladık. Mücadelemize devam edeceğiz."
15 yaşındaki A.B.T.’nin annesi Fatma Türk: "Oğlumu Ergani’den götürmüşler. Seçimden 2 gün sonra evden çıktı ve bir daha dönmedi. 8 çocuğum var. A.B. en küçük çocuğumdu. Oğlumu istiyorum onu geri getirsinler. Partiyle alakası yoktu kendi halindeydi."
’GEREKİRSE AÇLIK GREVİNE GİRECEĞİM, HATTA KENDİMİ YAKACAĞIM’
16 yaşındaki A.K.’nin annesi Yüksel Karaşin: "Oğlum hastaydı, hiç alakası yoktu dağdakilerle. Kulağından iltihap akıyordu. 9 Nisan’da götürdüler. Ben oğlumu istiyorum. 8 gündür buradayım. Tüm bu eylemlerden önce Dağkapı Meydanı’nda tek başıma eylem yapmayı düşünüyordum. Oğlum gelir, onu bırakırlar diye bekliyordum. Sonra bu kadınların çocukları için eylem yaptığını televizyondan görünce ben de buraya gelip eyleme başladım. Açlık grevine gireceğim, gerekirse kendimi yakacağım. Küçük çocuğumu da alıp gelmişim. 4 çocuğum var evde bıraktım geldim ne yapayım?"

’AİLELER KORKUYOR’
17 yaşındaki M.T.’nin annesi Sarriye Tokay: "Oğlum 14 yaşında Namık Kemal Lisesi 1’nci sınıf öğrencisiyken gitti. 2 ay birinci sınıfa gitti, sonra onu götürdüler. Aslında bize katılmak isteyen bir çok aile var ama korkuyorlar, çekiniyorlar. Korkudan ve endişeden dolayı buraya gelemiyorlar. Onu kandırıp götürdüler, hastaydı gözlerinde rahatsızlığı vardı. Bütün annelere sesleniyorum bize destek versinler. Gültan Kışanak’a sesleniyorum, Baydemir’e sesleniyorum, Ahmet Türk’e sesleniyorum, devlete sesleniyorum; bize sahip çıksınlar, çocuklarımızı getirsinler."

’SAVAŞ İSTEMİYORUZ, ÇOCUĞUMU İSTİYORUM’
18 yaşındaki O.B’nin annesi Zeynep Baytok: "Oğlumu 40 gün önce kaçırmışlar. Serbest çalışıyordu. 9 çocuğum var. O. 5’nci çocuğumdu. Televizyonda buradaki kadınları gördük. Oğlumu geri versinler. Oğlumuzu verene kadar buradan kalkmayacağız. Biz savaş istemiyoruz. 6 günden beri buradayım. Çocuğumu istiyorum, bana oğlumu getirsinler."

’YA ÇOCUĞUMU BIRAKSINLAR, YA DA CANIMIZI ALSINLAR’
19 yaşındaki V.Ç.’nin annesi Meral Çapak: Oğlum 7 ay önce gitmiş. Okula gitti bir daha gelmedi. Televizyonlarda kadınların çocukları için yaptığı eylemi görünce hemen düşünmeden ben de geldim. Ya çocuğumuzu bıraksınlar, yada bizim de canımızı alsınlar. Biz çocuklarımızı istiyoruz. Çocuğumu serbest bıraksınlar. Bunu istiyoruz. Saf kendi halinde evden çıkmayan bir çocuktu, yani oraya gidecek bir çocuk değildi."
BİR OĞLU ASKER
21 yaşındaki Y.Y’nin annesi Hediye Yıldız: "Oğlum 17 yaşındayken dağa gitti. Burhanettin Endüstri Meslek Lisesi öğrencisiydi. 7 çocuğum var. Kocam işsiz, perişan olduk. 20 yaşındaki oğlum Recep de Yalova’da asker. Televizyonda annelerin eylemini gördüm ben de destek için ve oğlumun geri gelmesi için eyleme başladık. 6 gündür eyleme devam ediyorum. Televizyonda görüp geldim. Huzurumuz yok, her gün ağlıyoruz. Hem asker oğluma, hem de dağdaki oğluma ağlıyorum. Hasta çocuğum var evde. Her gün de buraya geliyorum. Eşimin işi yok o da buradadıır. Biz barış istiyoruz."
’KIZIM 1 YIL ÖNCE GİTTİ’
Diyarbakır ve başka kentlerde okuyan çocukları olduğunu, onlara zarar gelmesinden endişe duyduğu için görüntü vermek istemeyen, 24 yaşındaki F.A.’nın annesi Keji Aydemir de, kızının bir yıl önce örgüte katıldığını söyledi. Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde okurken kızını bir kez daha dağa götürülmek istendiğini, ancak durumu erken fark ederek polisle birlikte ona engel olduklarını söyledi. Anne Aydemir, "Kızım bir yıl önce gitti. Eskişehir Anadolu Üniversitesi son sınıf öğrencisiydi. Kızımın ve bizim hayatımızı bitirdiler" dedi.
’SANA İŞ VERECEĞİZ DİYE DAĞA GÖTÜRDÜLER’
21 yaşındaki S.U.’nun annesi Muhsine Uçakan: "48 gün oldu kızım gideli. 6 günden beri burada eylem yapıyoruz. Arkadaş ortamından tanıştığı kişiler onu dağa götürdüler. Sana iş vereceğiz diye kandırdılar. Kızım hastadır, sara hastasıdır. Gözleri iyi görmüyor ve dizlerinde rahatsızlığı var. Bunu dağa götürseniz ne yapabilir ki? Televizyonda kadınların çocukları için eylem yaptığını gördük ve kendi çocuğumun bırakılması için eyleme destek verdik."


http://www.haber3.com/pkkdan-sok-yalanlama-2692865h.htm#ixzz32wQIJvOC

Küçük Ağa'nın Ali'si helikopterde öldü mü?

Küçük Ağa yeni bölüm fragmanı çıktıktan sonra herkes şok oluyor.Küçük ağa dizisi her hafta salı günleri neşelendirmeye devam ediyor.

 Fakat geçen hafta yayınlanan son bölüm'de Ali reklam şirketinin sahibi olmasına rağmen helikopter ile reklam çekimi için havalandı. Karadeniz açıklarında arıza veren helikopter dizisi haberlerde düştüğü açıklanmıştı.

Tabi bu haberi alan sevdikleri neler yapacağını merak etmişti. Ali'nin o helikopterde olmadığına inanmak istiyorlardı. Küçük Ağa son bölüm bittikten sonra Ali öldümü? Ali ölecek mi? Ali diziden ayrılıyor mu soruları gündeme geldi.

Küçük Ağa yeni bölüm fragmanı yayınlandı ve Ali'nin öldüğü gözüküyor. Sinem Teşhis için cesetin çarşafını kaldırdığında Ali'yi görüyor. Herkes adeta yıkılıyor.

Küçük Ağa Ali başrol oyuncusu olduğu için bu kadar çabuk diziden ayrılmayacaktır. Sinem'in gördüğü bu sahneler rüya olarak çıkacağı düşünülüyor. Tabi bunlar yüksek ihtimal. Tam olarak Küçük Ağa Ali'nin ölüp ölmediği 27 Mayıs Küçük ağa yeni bölüm'de göreceğiz.




http://www.haber3.com/kucuk-aga-ali-oldu-mu-yeni-bolumde-belli-olacak-2687643h.htm#ixzz32wMleb5s

Melisa Sözen Cannesde kural kurbanı olmuş.

Kural kurbanı oldu

Fransız gazetesi 20 Minutes, Cannes’da Altın Palmiye kazanan “Kış Uykusu”nun başrol oyuncusu Melisa Sözen’in kural kurbanı olduğunu, en iyi kadın oyuncu ödülünü bu yüzden Julianne Moore’a kaptırdığını yazdı.

Nuri Bilge Ceylan’a 67. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazandıran “Kış Uykusu”nun başrol oyuncusu Melisa Sözen, Fransız basınında konuşulmaya devam ediyor. 20 Minutes adlı gazete, bu yıl en iyi kadın oyuncu ödülünü Sözen’in hak ettiğini, ancak 28 yaşındaki oyuncunun kural kurbanı olduğu için bu ödüle ulaşamadığını ileri sürdü.

Gazetede yer alan habere göre, komite yazılı olmayan kurallar gereği ödülleri filmler arasında paylaştırmaya çalıştığından, “Kış Uykusu”na ikinci ödülü vermek istemedi. Bu nedenle favorileri o filmde Nihal’i canlandıran Sözen olmasına rağmen, en iyi kadın oyuncu ödülünü David Cronenberg’in “Maps to the Stars”ındaki rolüyle Julianne Moore’a verdi.

Somada skandallar bitmiyor.

Soma'da pes dedirten yeni ayrıntı

Soma’da 301 işçinin ölümüyle sonuçlanan maden kazasıyla ile ilgili skandallar bitmek bilmiyor. Facia sonrasında bakanlık adına denetim yapan Aysel Ertürk ile savcılık bilirkişisi Alpaslan Ertürk’ün karı-koca olduğu anlaşıldı.

Dün facia öncesi mart ayında madeni bakanlık adına denetleyen İş Başmüfettişi Emin Gümüş’ün, madenin sahibi Soma Madencilik’te Proje ve Etüd Müdürü olarak görev yapan Hayri Kebapçılar’ın eniştesi olduğunu ortaya çıkmıştı. Bugün ise felaket madenindeki denetim-akrabalık skandalının sadece enişte-kayınbiraderle sınırlı olmadığı ortaya çıktı. Facia sonrasında ‘eşli’ denetim yapıldığı da anlaşıldı.

Skandalı Hürriyet yazarı Sefer Levent bugünkü köşesine taşıdı. İşte o yazı:

Karı-koca denetliyor

Soma’da gerçekleşen denetim skandalları bitmek bilmiyor. Önceki gün madeni martta denetleyen İş Başmüfettişi Emin Gümüş’ün madende Proje ve Etüt Müdürü Hayri Kebapçılar’ın eniştesi olduğu ortaya çıktı.

Dün de facia sonrasında bakanlık adına denetim yapan Aysel Ertürk ile savcılık bilirkişisi Alpaslan Ertürk’ün karı-koca  olduğu anlaşıldı.

Soma’da 301 işçinin ölümüyle sonuçlanan maden kazasıyla ile ilgili skandallar bitmek bilmiyor. Hürriyet, dün facia öncesi mart ayında madeni bakanlık adına denetleyen İş Başmüfettişi Emin Gümüş’ün madenin sahibi Soma Madencilik’te Proje ve Etüd Müdürü olarak görev yapan Hayri Kebapçılar’ın eniştesi olduğunu ortaya çıkarmıştı. Bugün ise felaket madenindeki denetim-akrabalık skandalının sadece enişte-kayınbiraderle sınırlı olmadığı ortaya çıktı. Facia sonrasında ‘eşli’ denetim yapıldığı da anlaşıldı.

Bakanlık görevlendirdi

Çalışma Bakanlığı Soma’daki maden kazası sonrasında denetim için müfettişler görevlendirdi. Bu görevlendirilen müfettişlerden biri de Aysel Ertürk. Kendisi Çalışma Bakanlığı İzmir Grup Başkanlığında İş Başmüfettişi olarak görev yapıyor. Buraya kadar herşey normal. Ancak normal olmayan Aysel Ertürk’ün bakanlık adına denetimini yaptığı madende aileden birinin daha yer alması. Aysel Ertürk’ün eşi Alparslan Ertürk de Savcılık adına bilirkişi olarak madende denetimlerde bulunuyor. Alparslan Ertürk, yüksek maden mühendisi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Madencilik Fakültesi’nde öğretim görevlisi. İş güvenliği uzmanı olarak da görev yapan Alpaslan Ertürk’ü cumhuriyet savcılığı görevlendirmiş. Görevlendirme sonrası da ortaya şöyle bir tablo çıkmış: Bakanlık adına Aysel Hanım hem madenin sahiplerinin yani işletmenin hem de kendisinden önceki denetimlerinin normal olup olmadığına bakacak ve bu denetimi raporlaştıracak. Eşi Alparslan Bey ise bu kez savcılık adına hem bakanlığın hem de işletmenin varsa kusurlarını raporlayacak.

Madene ilk o girdi

Ayrıca Alpaslan Ertürk madene ilk girenlerden. Cumhuriyet Savcısı Gökhan Şahin, Cumhuriyet Savcısı Adem Aktaş ile bilirkişi heyetindeki Maden Bilirkişisi Prof. Dr. Ercüment Yalçın, Maden Bilirkişisi Prof. Dr. Ahmet Hakan Onur, Elektrik Mühendisi Prof. Dr. Eyüp Akpınar ve A sınıfı iş güvenliği uzmanı Alparslan Ertürk’ün kaza sonrası inceleme yapmış ve soruşturmanın ana delili olan ön bilirkişi raporunu hazırlamışlardı.

Dokuz Eylül’e danışmanlar

İzmir’de ikamet eden Aysel ve Alpaslan Ertürk’ten Aysel Ertürk maden mühendisi. Çalışma Bakanlığı İzmir Grup Başkanlığı’nda iş baş müfettişi olarak çalışıyor. Aysel Ertürk eski Çalışma Bakanı Ömer Dinçer döneminde yani 2010 yılında iş baş müfettişliğine atandı. Aysel Ertürk Dokuz Eylül Üniversitesi Danışma Kurulu üyesi olarak da görev yapıyor. Alpaslan Ertürk ise yüksek maden mühendisi. Lisansını Dokuz Eylül Üniversitesi’nde yapan Alpaslan Ertürk Hacettepe Üniversitesi’ndeki yüksek lisansını 1996’da tamamlamış. 1983-2005 arasında özel sektör kömür ve krom işletmelerinde çalışan Alpaslan Ertürk 1988-1997 yılları arasında TMMOB Maden Mühendisleri Odası’nın genel sekreterliği görevini üstlendi. 15 Kasım 2005’ten itibaren ise DEÜ Maden Mühendisliği Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor. Alpaslan Ertürk ile Aysel Ertürk’ü birleştiren diğer nokta ise ikisinin de Dokuz Eylül Üniversitesi Danışma Kurulu’nda yer almaları.

COİNPAYU İLE 25$+ KAZANDIM.

COİNPAYU İLE 25$+ KAZANDIM.
Hergün siteye gir kısa reklamları izle.Yüzlerce anketten istediklerini yap.Görevleri tamamla Günün sonunda en yüksek puanı topla 25+ $ KAZAN.Unutma görevler ve anketlerden kazandığından hariç ilk 1000 kişi hergün bonus olarak $ kazanıyor.                   Defalarca ödeme aldım.Türkiye de yaşayanlara ödeme yapıyor.Dikkat etmeniz gereken nokta görevleri yaparken doğru cevaplar verin.Genelde şirketlerin kullanıcıların alışveriş alışkanlıklarını ve ürün tercihlerini öğrenmek için yaptığı araştırma anketleri çıkıyor.Ve soruyu okumadan rastgele işaretlemeyin.İlk birkaç gün en çok ödülü siz kazanma şansını elde edemeseniz bile.Hergün 1 saate yakın zaman harcarsanız ilk 1000 kişiye kesin giriliyor. Denemekte fayda var.