çocuk istismarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk istismarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mayıs 2014 Salı

Siyasetiniz batsın yazık değil mi bu Annelere.

PKK’NIN ÇOCUKLARINI KAÇIRDIĞI AİLELER BDP’Yİ BASTI
Diyarbakır’da PKK’nın çocuklarını kaçırdığı aileler, bugün BDP il binasını bastı. BDP’lilerle çocukları kaçırılan aileleri arasındaki arbedeyi polis ayırdı,

Buradan çıkan aileler Dağkapı Meydanı’nda oturma eylemi başlattı. BDP yöneticileri ise PKK’ya katılımlarla ilgileri olmadığını belirterek, ailelerin tahrik edildiğini ileri sürdü.

Diyarbakır’da Endüstri Meslek Lisesi 9’uncu sınıf öğrencisi 15 yaşındaki Ö.Ç. ile berber çırağı olan kuzeni 15 yaşındaki B.Ç.’nin önceki gün PKK tarafından dağa kaçırıldığını söyleyen aileleri, bugün BDP il binasını bastı. İki kuzenin yakınları olan yaklaşık 10 kişilik grup, girdikleri bina içinde BDP’lilerle tartıştı. Çıkan arbedede tartaklandıklarını söyleyen aileler polis çağırdı. BDP binasına gelen çok sayıda polis, ailelerle BDP’lilerin kavgasını ayırıp, aileyi bina önünden uzaklaştırdı. Bu sırada aileler binadan ayrılırken, BDP’lileri alkışla protesto etti.

OTURMA EYLEMİ
BDP binasından ayrıldıktan sonra merkez Sur İlçesi’ndeki Dağkapı Meydanı’na gelen aileler burada oturma eylemi başlattı. Kuzenlerin babaannesi Guli Çetiner, Kürtçe ağıtlar yakarak torunlarının bırakılmasını istedi. Çetiner, "Ben kabul etmiyorum, çocuğumu istiyorum" dedi.
Lise öğrencisi Ö.Ç.’nin annesi Halime Çetiner, gözyaşları içinde oğlunun hasta olduğunu belirterek bırakılması istedi. Halime Çetiner, şunları söyledi:
"Oğlum şeker hastası, aynı zamanda astımı var. Oralarda perişan olur. İlaçlarını almazsa şekeri 300’e çıkar ve orada ölür. Benim oğluma bir şey olursa, sebebi onlardır. Oğlumu okulda aşılamışlar. Onları okullardan gönderiyorlar. Ben çocuğumu istiyorum."
’BEN ONU TÜP BEBEKLE YAPTIM’
PKK’nın kaçırdığı B.Ç.’nin anesi Saniye Çetiner de oğlunu tüp bebek yöntemiyle dünyaya getirdiğini belirterek, "Ben çocuğumu istiyorum başka bir şey istemiyorum. 3 gündür çocuğum yok. 3 gündür evimizde yas var. Pazar günü saat 16.00- 17.00 arası yemek yiyip çıkmış. Oğlum berberde çalışıyor. Bir arkadaşına mesaj çekmiş, demiş ’bizi götürüyorlar, biz gideceğiz’ demiş. Ben çocuğumu istiyorum" dedi.
Kaçırılan iki kuzenin aileleri daha sonra Dağkapı Meydanı’nda oturma eylemi başlatırken, kendilerine yakınları da destek verince sayıları 10’u buldu.

BELEDİYE ÖNÜNDEKİ AİLE SAYISI 11’E YÜKSELDİ
PKK tarafından çocuklarının kaçırıldığını iddia ederek Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde 19 Mayıs tarihinde oturma eylemine başlayan aile sayısı da, eylemin 9’uncu gününde 11’e çıktı. Çocukları dağa götürülen bazı aileler, çeşitli okullarda okuyan çocuklarına zarar gelmesinden endişe ettikleri için konuşmaktan ve görüntü vermekten kaçındı.

PKK’nın götürdüğü iddia edilen çocukların yaşı 14 ila 23 arasında değişiyor. Belediye binası önünde eylem yapan kadınlar, kendilerine destek vermek isteyen ve çocukları dağda olan çok sayıda aile olduğunu, ancak mahalle baskısı yüzünden buradaki eyleme katılamadıklarını söyledi. Bazı kadınlar sinir krizleri geçirip gözyaşlarına hakim olamazken, A.K.’nin annesi Yüksel Karaşin, oğlu bırakılıncaya kadar eyleme devam edeceğini, gerekirse açlık grevi başlatacağını, hatta kendisini yakabileceğini söyledi.
BDP’DEN AÇIKLAMA: GERİLLAYA KATILIMLA ALAKAMIZ YOK
BDP Diyarbakır İl Başkanlığı, çocukları PKK tarafından dağa kaçırıldığı gerekçesiyle parti binasına saldıran aileyle ilgili yazılı açıklama yaparak, hükümeti ve polisi eleştirdi. Açıklamada şöyle denildi:
"Bölgemizde kırk yıldır devam eden savaşın yegane sorumlusu olan TC. Tekçi devlet zihniyeti ve onun bugünkÜ yürütücüsü olan AKP hükümeti kanlı ellerini tekrar devreye sokmuşlardır. Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın 2013 Nevruz’uyla başlattığı barış süreci, AKP hükümeti tarafından sabote edilmektedir. Kürt halk önderi ve Kürt özgürlük hareketinin tüm sağduyu çağrılarına ve çabalarına rağmen, Türk devleti saldırılarına ara vermeden devam etmektedir. Kürt coğrafyasına kan deryasına çeviren Özel Harp dairesinin kirli ve kanlı oyunları Amed’te tekrar yüzünü göstermiştir. Faşist Türk polisinin provoke ettiği üç beş kendini bilmez kişi, BDP Diyarbakır il binasına saldırmıştır.

Kalekol yaparak parti binalarımıza saldırarak Kürt halkını yıldıracağını sanan AKP polisi şu an binlerce polisi ve zırhlı aracı ile il binamızı kuşatıp provokasyonlara zemin hazırlamıştır. Yalanhaber ve karalamalarla kamuoyunu yanıltılmaktadır. Halkımız ve partimiz karşı karşıya getirilmek istenmektedir. Özellikle barış süreciyle beraber provokatörler eliyle partimiz ve değerli halkımız karşı karşıya bırakılmak istenmektedir. Gerillaya katılımların bizim partiyle uzaktan yakından alakası olamadığını herkes bilmelidir."

BAŞSAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, PKK’nın çocukları götürüp alıkoymasıyla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı. Başsavcı Solmaz, "2014/16234 soruşturma numarası ile çocukları Lice’ye götürenler ve alıkoyanlar hakkında soruşturma devam etmekte olup, soruşturmanın safahati ve sonucu hakkında kamuoyuna bilgi verilecektir" dedi.
Anneler ne diyor?
Dİyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı önünde PKK’nın dağa götürdüğünü çocuklarını bırakmasını isteyerek eylemlerini sürdüren annelerin görüşleri şöyle:
EYLEMİ İLK BAŞLATAN ANNE
Belediye önünde ilk eylemi başlatan 15 yaşındaki H.G.’nin annesi Safiye Gündüz: "Kızım 23 Nisan’nda piknik bahanesiyle kaçırıldı. Selahaddin Eyubi Anadolu Lisesi 2’nci sınıf öğrencisiydi. 4 çocuğum var. Kocam Ahmet Gündüz, Kuzey Irak’ta inşaat taşeronu olarak çalışıyordu. Şimdi o da işini bırakmış şu an eylem yerinde bekliyor. 2’si kız, 2’si erkek 4 çocuğum vardı. Bir kızım dağa gitti, diğer çocuklarım başka şehirlerdeki çeşitli üniversitelerde okuyor. Kızımın bırakılmasını istiyorum."

’OĞLUNU DAĞDAN İNDİREN KADIN BİZE UMUT OLDU’
15 yaşındaki F.E.’nin annesi Filiz Eren: "Oğlum F., H. ile aynı sınıftaydı. 19 Mayıs’ta geldik, bugün 9 gün oldu. 23 Nisan’da birlikte pikniğe gitmişlerdi. Orada 5 çocuğu kaçırmışlardı. Ondan sonra bir kadın üniversite yolunda eylem yaptı, ’çocuğumu getirin’ diye. Sonra onun oğluyla birlikte 3 çocuğu serbest bıraktılar. Biz de bunu televizyonda duyduk umutlandık. H.’nin annesi ile birlikte belediye önünde eylem yapmaya karar verdik ve burada eyleme başladık. Mücadelemize devam edeceğiz."
15 yaşındaki A.B.T.’nin annesi Fatma Türk: "Oğlumu Ergani’den götürmüşler. Seçimden 2 gün sonra evden çıktı ve bir daha dönmedi. 8 çocuğum var. A.B. en küçük çocuğumdu. Oğlumu istiyorum onu geri getirsinler. Partiyle alakası yoktu kendi halindeydi."
’GEREKİRSE AÇLIK GREVİNE GİRECEĞİM, HATTA KENDİMİ YAKACAĞIM’
16 yaşındaki A.K.’nin annesi Yüksel Karaşin: "Oğlum hastaydı, hiç alakası yoktu dağdakilerle. Kulağından iltihap akıyordu. 9 Nisan’da götürdüler. Ben oğlumu istiyorum. 8 gündür buradayım. Tüm bu eylemlerden önce Dağkapı Meydanı’nda tek başıma eylem yapmayı düşünüyordum. Oğlum gelir, onu bırakırlar diye bekliyordum. Sonra bu kadınların çocukları için eylem yaptığını televizyondan görünce ben de buraya gelip eyleme başladım. Açlık grevine gireceğim, gerekirse kendimi yakacağım. Küçük çocuğumu da alıp gelmişim. 4 çocuğum var evde bıraktım geldim ne yapayım?"

’AİLELER KORKUYOR’
17 yaşındaki M.T.’nin annesi Sarriye Tokay: "Oğlum 14 yaşında Namık Kemal Lisesi 1’nci sınıf öğrencisiyken gitti. 2 ay birinci sınıfa gitti, sonra onu götürdüler. Aslında bize katılmak isteyen bir çok aile var ama korkuyorlar, çekiniyorlar. Korkudan ve endişeden dolayı buraya gelemiyorlar. Onu kandırıp götürdüler, hastaydı gözlerinde rahatsızlığı vardı. Bütün annelere sesleniyorum bize destek versinler. Gültan Kışanak’a sesleniyorum, Baydemir’e sesleniyorum, Ahmet Türk’e sesleniyorum, devlete sesleniyorum; bize sahip çıksınlar, çocuklarımızı getirsinler."

’SAVAŞ İSTEMİYORUZ, ÇOCUĞUMU İSTİYORUM’
18 yaşındaki O.B’nin annesi Zeynep Baytok: "Oğlumu 40 gün önce kaçırmışlar. Serbest çalışıyordu. 9 çocuğum var. O. 5’nci çocuğumdu. Televizyonda buradaki kadınları gördük. Oğlumu geri versinler. Oğlumuzu verene kadar buradan kalkmayacağız. Biz savaş istemiyoruz. 6 günden beri buradayım. Çocuğumu istiyorum, bana oğlumu getirsinler."

’YA ÇOCUĞUMU BIRAKSINLAR, YA DA CANIMIZI ALSINLAR’
19 yaşındaki V.Ç.’nin annesi Meral Çapak: Oğlum 7 ay önce gitmiş. Okula gitti bir daha gelmedi. Televizyonlarda kadınların çocukları için yaptığı eylemi görünce hemen düşünmeden ben de geldim. Ya çocuğumuzu bıraksınlar, yada bizim de canımızı alsınlar. Biz çocuklarımızı istiyoruz. Çocuğumu serbest bıraksınlar. Bunu istiyoruz. Saf kendi halinde evden çıkmayan bir çocuktu, yani oraya gidecek bir çocuk değildi."
BİR OĞLU ASKER
21 yaşındaki Y.Y’nin annesi Hediye Yıldız: "Oğlum 17 yaşındayken dağa gitti. Burhanettin Endüstri Meslek Lisesi öğrencisiydi. 7 çocuğum var. Kocam işsiz, perişan olduk. 20 yaşındaki oğlum Recep de Yalova’da asker. Televizyonda annelerin eylemini gördüm ben de destek için ve oğlumun geri gelmesi için eyleme başladık. 6 gündür eyleme devam ediyorum. Televizyonda görüp geldim. Huzurumuz yok, her gün ağlıyoruz. Hem asker oğluma, hem de dağdaki oğluma ağlıyorum. Hasta çocuğum var evde. Her gün de buraya geliyorum. Eşimin işi yok o da buradadıır. Biz barış istiyoruz."
’KIZIM 1 YIL ÖNCE GİTTİ’
Diyarbakır ve başka kentlerde okuyan çocukları olduğunu, onlara zarar gelmesinden endişe duyduğu için görüntü vermek istemeyen, 24 yaşındaki F.A.’nın annesi Keji Aydemir de, kızının bir yıl önce örgüte katıldığını söyledi. Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde okurken kızını bir kez daha dağa götürülmek istendiğini, ancak durumu erken fark ederek polisle birlikte ona engel olduklarını söyledi. Anne Aydemir, "Kızım bir yıl önce gitti. Eskişehir Anadolu Üniversitesi son sınıf öğrencisiydi. Kızımın ve bizim hayatımızı bitirdiler" dedi.
’SANA İŞ VERECEĞİZ DİYE DAĞA GÖTÜRDÜLER’
21 yaşındaki S.U.’nun annesi Muhsine Uçakan: "48 gün oldu kızım gideli. 6 günden beri burada eylem yapıyoruz. Arkadaş ortamından tanıştığı kişiler onu dağa götürdüler. Sana iş vereceğiz diye kandırdılar. Kızım hastadır, sara hastasıdır. Gözleri iyi görmüyor ve dizlerinde rahatsızlığı var. Bunu dağa götürseniz ne yapabilir ki? Televizyonda kadınların çocukları için eylem yaptığını gördük ve kendi çocuğumun bırakılması için eyleme destek verdik."


http://www.haber3.com/pkkdan-sok-yalanlama-2692865h.htm#ixzz32wQIJvOC

22 Mayıs 2014 Perşembe

17 yaşındaki kıza aile boyu tecavüz etmişler.

DİYARBAKIR’DA köyde ailesiyle yaşarken farklı zamanlarda 4 kuzeninin tecavüzüne uğradığını iddia eden olay tarihinde 17 yaşında olan Z.K., savcılığa şikayette bulundu. 

Diyarbakır’ın bir köyünde ailesiyle birlikte yaşarken farklı zamanlarda 4 kuzeninin tecavüzüne uğradığını iddia eden Z.K., 2011 yılında Savcılığa başvurarak şikayetçi oldu. İfadesinde 2009 ve 2010 yıllarında 4 kuzeninin kendisine tecavüz ettiğini ve bir erkek bebek dünyaya getirdiğini söyleyen Z.K., "Koyun otlatırken amcamın oğlu K.K. üstüme saldırarak tecavüz etti. Engel olmaya çalıştım, bağırdım, ama kimse duymadı. Daha sonra ailemle birlikte İstanbul’a gittik.

 K.K. İstanbul’a gelerek bir kez daha bana tecavüz etti. Olaydan sonra tekrar köyümüze döndük. K.K., tacavüz olayını halamın oğlu A.G.’ye anlatmış. Halamın hasta olduğu bir gün evlerine ziyarete gittiğimde bu kez A.G., üzerime saldırarak, tecavüz etti. Bir süre sonra teyzemin oğlu M.K.’da evde yalnızken bana tecavüz etti. Bundan 1 yıl sonra ağabeyimin bahçesindeyken teyzemin diğer oğlu S.K., elimden tutarak zorla bir eve götürdü. Burada bana tecavüz etti" dedi.

TECAVÜZ HATAY’DA DEVAM ETTİ
Son olayın ardından ailesiyle birlikte portakal toplama işinde çalışmak için Hatay’a gittiklerini belirten mağdur Z.K., "S.K.’nın ailesi de Hatay’a geldi. S.K. evde yalnız olduğum bir gün yine bana tecavüz etti. Bundan 4 ay sonra M.K., yine bizim eve gelerek saldırıp tecavüz etti. Sonra rahatsızlanıp doktora gittim. Doktor hamile olduğumu söyledi. Karnım iyice büyüyünce babam beni Diyarbakır’da gönderdi. Doğuma kısa bir süre kala S.K.’nın bana tecavüz ettiğini teyzeme anlattım. Beni S.K.’nın yaşadığı yere götürdüler. Burada çocuğumu doğurdum. Diğer kuzenlerimin de tecavüz ettiğini teyzeme anlattım. Çocuğum 8 aylık oldu, ancak halen nüfusa kayıtlı değil. Çocuğun babasının S.K. veya M.K. olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

TECAVÜZCÜSÜ İLE EVLENDİRİLDİ, SONRA BOŞANDI
Tecavüze uğradığını teyzesine anlattıktan sonra olayın duyulduğunu ve dosyada yargılanan S.K. ile evlendirildiğini belirten mağdur Z.K., "Daha sonra S.K.’nın ailesinin evinde yaşamaya başladım. Tecavüz olaylarını reddetmediğim için S.K.’nın ailesiyle sorun yaşamaya başladık. S.K. ceza almamak için bana nikah kıymıştı. 4 yıl şüphelinin ailesiyle birlikte yaşadım. Ailesi bana çok eziyet etti. Bu nedenle Diyarbakır’da bulunan ailemin yanına döndüm ve eşimle anlaşmalı olarak boşandım" dedi.

ÇOCUĞUN BABASI S.K. ÇIKTI
Z.K.’nin ifadesinin ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında doğan ve şu anda 4 yaşında olduğu öğrenilen erkek çocuğun DNA’sı, şüphelilerin DNA’ları ile karşılaştırıldı. Karşılaştırma sonucunda bebeğin babasının S.K. olduğu tespit edildi. Bunun üzerine ’Suça Sürüklenen Çocuk’ olarak tanımlanan ve olay tarihinde 17 yaşında olan S.K. hakkında ’Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ iddiasıyla 22.5 yıl hapis istemiyle dava açıldı. Mağdurun ifadesinde ismi geçen diğer 3 kuzeni hakkında ise ’Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçundan yargılamaya yer olmadığına dair ek karar verildiği belirtildi.

İddianamenin Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edilmesinin ardından, S.K.’nın yargılanmasına tutuksuz olarak başlandı. Kapalı olarak yapılan yargılamada mağdur Z.K.’nın ifadesi alındı. Duruşma mağdurun beden ve ruh sağlığına ilişkin raporunun alınması için ertelendi.

Servis şöförü liseli kıza tecavüz etti.

Ordu’nun Fatsa İlçesi’nde 33 yaşındaki servis şoförü F.Ç., 15 yaşındaki lise öğrencisi E.P.’ye tecavüz ettiği iddiasıyla tutuklandı.

F.Ç'nin bir yıl önce de bazı kız öğrencilere cinsel içerikli mesajlar attığı gerekçesiyle gözaltına alındığı ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı öğrenildi...

Fatsa İlçesi’nde öğrenci servis şoförlüğü yapan evli ve 2 çocuk babası F.Ç.’nin serviste taşıdığı lise1’nci sınıf öğrencisi E.P.’ye tecavüz ettiği iddia edildi. Kız öğrencinin başından geçen olayı ailesine anlatması üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Jandarma tarafından yakalanarak gözaltına alınan

F.Ç. dün çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak Ünyecezaevi’ne gönderildi.
İddiaya göre F.Ç.’nin geçen yıl da serviste taşıdığı bazı kız öğrencilere cinsel içerikli mesajlar attığı, yapılan suç duyurusu üzerine gözaltına alınıp, çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı belirtildi.

DEĞERLENDİRMESİNİ YAPACAĞIZ
Ordu Valisi Kenan Çiftçi, tecavüz iddiasıyla ilgili olayda şüphelinin tutuklandığını belirterek, "Dava süreci, adli süreç devam ediyor. O kişi tutuklandı. Bize düşen idari yönden arkadaşlarımızla değerlendiriyoruz. Bundan sonra neler yapılabilir, bunun değerlendirmesini arkadaşlarımızla yapacağız" dedi.

19 Mayıs 2014 Pazartesi

Aşırı İslamcı Boko Haram kaçırdığı iki kıza tecavüz edip ölüme terketmiş!

Pazar günü meydana gelen patlama gece hayatının yoğun olduğu ve bir çok barın bulunduğu bir sokakta oldu. Görgü tanıklarına göre Sabon Gari isimli Hristiyan bölgesinde meydana gelen patlamaya bomba yüklü bir araç sebep oldu.

Saldırının Fransa'nın başkenti Paris'te haftasonu Boka Haram'a karşı düzenlenen güvenlik zirvesinden sonra gelmesi dikkat çekiyor. Başta Nijerya Devlet Başkanı Goodluck Jonathan olmak üzere Benin, Kamerun, Nijer ve Çad liderlerinin katıldığı Nijerya Güvenlik Zirvesi'nde Boko Haram'a karşı ortak bir eylem planı kararı alınmıştı. Yetkililer patlamanın yerel saatiyle 22.00 civarında olduğunu belirterek bombacının da aralarında olduğu beş kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.

Patlamayı henüz kimse üstlenmezken, radikal İslamcı örgüt Boko Haram'ın geçmişte Kano'da ve ülkenin kuzeyindeki diğer bölgelerde saldırılar gerçekleştirdiği biliniyor.

İKİ KIZA TECAVÜZ
Boko Haram’ın geçen ay kaçırdığı kız öğrencilerden ikisi ise tecavüz sonrası ölüme terk edilmiş halde bulundu.

Öğrencilerin kaçırıldığı Chibok kasabası yakınlarındaki Ba'ale köyünde akıbetleri tüm dünya tarafından merak edilen kızlardan ikisi ağaca bağlı halde bulundu.
Tecavüz edildikten sonra ölüm terk edilen kızların yüzlerinin yara bere ve kan içinde olduğu, imdatlarına ise öğrencileri bulmak için oluşturulan sivil ekiplerin yetiştiği belirtildi.

Kızları kaçırıldıktan yaklaşık bir hafta sonra bulan ekipteki en genç üye olan 15 yaşındaki Baba Goni, "Onlar için çok bir şey yapamadık. Kimseyle konuşmak istemiyorlardı. Sadece birbirlerine sarılıp ağladılar. Yapabildiğimiz tek şey onları bir araca bindirip polise teslim etmekti" dedi.

Boko Haram tarafından Chibok'taki bir ortaokuldan kaçırılan 276 kız öğrenciden 223'ü halen kayıp.

"Bana 12 yaşında defalarca tecavüz ettiler."

Pamela Anderson'dan Cannes'da çarpıcı açıklamalar
Ünlü aktris Pamela Anderson, çocukluğu boyunca cinsel tacize uğradığını açıkladı. Anderson, 12 yaşındayken de tecavüze uğradığını söyledi.

Kurmuş olduğu hayvan hakları vakfının Cannes Film Festivali'ndeki lansmanında konuşan 46 yaşındaki eski Playboy yıldızı, "Şu an hayatımın en acı hatıralarını açıklamak için doğru zaman olduğunu hissediyorum" diyerek söze başladı.

Kolay bir çocukluk geçirmediğini belirten Anderson, altı yaşından 10 yaşına kadar, evlerinde çalışan bakıcı kadın tarafından taciz edildiğini söyledi.

Anderson, 12 yaşına geldiğinde ise tecavüze uğradığını ifade etti. Bir arkadaşının 25 yaşındaki erkek arkadaşının kendisini tavla öğretmek vaadiyle kandırdığını belirten Anderson, sırt masajıyla devam eden tacizin tecavüze dönüştüğünü söyledi.

Yaşadığı kötü tecrübeleri annesini daha fazla üzmemek için ailesine söyleyemediğini ifade eden Anderson, hayvanlara olan sevgisinin kendisini ayakta tuttuğunu belirtti.




Olmaz demeyin oldu burası Türkiye!

Korku emaresi görülmemiş!
İzmir'de 10 yaşındaki bir çocuğun polis tarafından gözaltına alınmak istendiği ve korkudan altını ıslattığı şeklindeki haberlere ilişkin İzmir Valiliği'nden yazılı bir açıklama geldi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:
"13.05.2014 tarihinde Soma ilçesindeki kömür ocağında meydana gelen acı olayda hayatlarını kaybeden maden işçilerinin ölümünü protesto maksadıyla kentin değişik bölgelerinde kanunsuz eylemler düzenlenmiş, bu eylemlere katılanlara gerekli uyarılar yapılmış, eylemlerde şiddet kullanan, sokakları trafiğe kapatıp işyerlerine, bankalara ve kamu mallarına zarar vererek, tahribat yapanlara yönelik, müdahale ve gözaltı işlemi uygulanmıştır."

"UZAKLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILDI"
"Kent trafiği işlemez duruma gelmiş, güvenlik görevlilerince yolların trafiğe açılması için yapılan her müdahaleye taşlı sopalı, havai fişekli saldırılar gerçekleşmiştir. 16.05.2014 günü aynı gruplar Talatpaşa Bulvarı'nı dört yönden barikat oluşturarak trafiğe kapatmış ve yine trafiği açmak için yapılan polis müdahalesine taşlı, sopalı ve havai fişekli saldırılar olmuş, eylemci gruplar üzerlerine TOMA’larla kademeli ve artan oranda su sıkılmak sureti ile dağıtılmış, dağılmamakta ısrar edenlere yönelik gözaltı işlemi uygulanmıştır. Bu esnada söz konusu eylemlere iki gün boyunca sürekli katıldığı ve aktif rol aldığı gözlenen basın yayın organlarında bilgi ve görüntüleri aktarılan bahse konu çocuk başta olmak üzere yaşıtı diğer çocuklarla beraber zarar görmemesi ve yaralanmaması amacıyla eylemci grubun içerisinden uzaklaştırılmaya çalışılmış, medya organlarınca da bahse konu bu görüntüler yayınlanmıştır. Bu aşamada yapılan eylemlerde aktif rol aldığı gözlenen çocuğun zarar görmemesi için grubun içerisinden uzaklaştırılmasıdır ve burada gözaltı işlemi kesinlikle uygulanmamıştır."
''13 YAŞINDA''
Açıklamada, "17.05.2014 günü yapılan eylemlerde görülen ve aktif olarak olayların içerisinde yer aldığı anlaşılan çocuğun ve diğer küçük çocukların suça sürüklenen çocuklardan olup olmadığının tespiti amacıyla, eylem sonrası Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerince takiple, gece sokakta yalnız dolaşırken kimliğinin tespiti amacıyla muhafaza altına alınmış, bu çocuğun 2001 doğumlu (13 yaşında) A.K. olduğu, emniyet kayıtlarında bir kez yağma suçundan mağdur, bir kez de kayıp çocuk olarak işlem gördüğü, üç gündür evine gitmediğini çocuğun bizzat kendisinin beyan etmesine rağmen ailesi tarafından kayıp müracaatında bulunulmadığı tespit edilmiş, konu Nöbetçi Çocuk Savcısına aktarılmış, hakkında 2911 Sayılı Kanuna muhalefetten suça sürüklenen çocuk sıfatı ile işlem yapılması, olaya ilişkin video ve fotoğraf kayıtları ile birlikte mesai saatleri içerisinde adliyeye mevcutlu getirilmek üzere ailesine teslim edilmesi talimatı alınmış, alınan talimat gereğince 20.05.2014 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı’na götürülmek üzere A.K. adlı çocuk annesine teslim edilmiştir."

Olay nasıl olmuştu:

10 yaşındaki çocuğu gözaltına almak istediler!
İzmir'de Soma protestosuna polis gece saatlerinde müdahale etti. Bu sırada yakınlarıyla eğlenmeye gelen 10 yaşındaki çocuğun da gözaltına alınmak istemesine çevredekiler tepki göstermişti.

Kentin en işlek caddesi Kıbrıs Şehitleri’ne yakınlarıyla eğlenmeye geldiği öğrenilen 10 yaşlarındaki bir çocuğun gözaltına alınmaya çalışılmasına, çevredekiler tepki gösterdi. Diğer polislerin de araya girmesiyle çocuk, kısa sürede bırakıldı.

COİNPAYU İLE 25+ KAZANDIM.

COİNPAYU İLE 25+ KAZANDIM.
Hergün siteye gir kısa reklamları izle.Yüzlerce anketten istediklerini yap.Görevleri tamamla Günün sonunda en yüksek puanı topla 25+ $KAZAN.Unutma görevler ve anketlerden kazandığından hariç ilk 1000 kişi hergün bonus olarak $ kazanıyor.                   Defalarca ödeme aldım.Türkiye de yaşayanlara ödeme yapıyor.Dikkat etmeniz gereken nokta görevleri yaparken doğru cevaplar verin.Genelde şirketlerin kullanıcıların alışveriş alışkanlıklarını ve ürün tercihlerini öğrenmek için yaptığı araştırma anketleri çıkıyor.Ve soruyu okumadan rastgele işaretlemeyin.İlk birkaç gün en çok ödülü siz kazanma şansını elde edemeseniz bile.Hergün 1 saate yakın zaman harcarsanız ilk 1000 kişiye kein giriliyor. Denemekte fayda var.