yerel seçim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yerel seçim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2014 Pazartesi

İnce: "Başbakan'dan 3 yalova palavrası."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Yalova mitinginde söyledikleri CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce’nin tepkisine neden oldu.
Sözcü’ye konuşan İnce şunları söyledi;
Başbakan Erdoğan Yalova’daki konuşmasında palavralarını sıraladı.
Birinci palavrası hiçbir zaman AKP bir oy fark ile seçimi kazanmadı. Tek bir mazbata verildi o da CHP’li Vefa Salman’a…
İkinci palavrası hile yapıldı diyor. Aslında söylediği doğru ancak hileyi yapan biz değil onlardı. Kendilerinin sandık görevlisini de biz belirleyecek değiliz. Zihinsel engelli kişi oy kullandı diye iptal edildi. Bir diğeri de meclis üyesinin yeğeninin kullandığı oy iptal gerekçesi oldu…
Üçüncü palavrası ‘Yalova’yı deprem enkazının altından biz kurtardık’ diyor. Buna inanan bir Yalovalı varsa cumhuriyet meydanında takla atacağım. Bu kadar büyük palavra ayıptır günahtır. Depremin üzerinden üç sene geçmiştir ne yapmıştır? Hiçbir şey. Bir şey yaptılar o da  deprem vergilerini almaya devam ettiler.
Bir başbakanın alt-üst geçit sözü vermesini, pazar yerinin üstünü kapatacağız demesini, ağız diş sağlığı için bina kiraladıklarını bile söylemesini anlamak mümkün değil. Bir başbakanın bu kadar küçüldüğünü ilk kez görüyorum. Bu kadar küçülen Cumhuriyet tarihindeki ilk başbakandır.
Bu seçimde hiç itiraz olmayacak çünkü açık ara alacağız.
Başbakanın mitingini yüksek bir binadan izledim. Bursa ve Kocaeli’nden gelen otobüslere özel park alanı yaptılar. 500 otobüslük park alanı yaptılar. İstanbul’dan gelen büyük tekneler kuyrukta bekledi iskeleye yanaşmak için…Yalovalılar aşırı insan geleceği için sokağa çıkmamıştı.

25 Mayıs 2014 Pazar

“Başbakan sallıyor, kaşar, simit, çay ve manzara güzel”

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisince Yalova'da düzenlenen mitinge katılarak halka hitap etti.

 CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de Başbakan Erdoğan'ın konuşmasını meydandaki bir salondan izledi.

Mitingin düzenlendiği Cumhuriyet Meydanı’nı gören bir lokantadan Erdoğan’ı izleyen İnce, Twitter hesabından “Başbakan sallıyor, kaşar, simit, çay ve manzara güzel”  mesajıyla fotoğraf paylaştı.

29 Nisan 2014 Salı

YSK Hatay CHP'nin dedi.

YSK, Hatay kararını açıkladı

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Hatay'da Büyükşehir Belediye Başkanlık seçim sonuçları konusunda AK Parti'nin biri olağanüstü, toplam dört itirazının tümünü reddetti. YSK'nın bu kararıyla, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı resmen CHP'nin oldu.

CHP 'nin 4890 oy farkla kazandığı Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde, Ak Parti 5900 asker ve ölü adına oy kullanıldığı gerekçesiyle, olağanüstü itirazda bulunmuştu. AK Parti ayrıca, geçersiz oylar, tutunaklar ve seçim sandıklarında oyların sayımı konularında da üç ayrı olağan itirazda bulunmuştu. YSK, AK Parti'nin tüm itirazlarının reddedilmesine karar verdi. Böylece CHP'nin Hatay Büyükşehir Belediyesi'ni kazanması kesinleşti.

İLÇE BAŞVURULARI DA KARARA BAĞLANDI

YSK, ilçe bazındaki bazı itirazları da karara bağladı. YSK'nın ilçe bazında aldığı, nihai nitelikteki kararları da şöyle;

İzmir Selçuk'da CHP'nin yaptığı itiraz reddedildi - İzmir Selçuk ilçesini AK Parti'nin kazandığı kesinleşti.

Mersin Çamlıyayla'da seçime yapılan itiraz reddedildi - Mersin Çamlıyayla'yı MHP 'nin kazandığı kesinleşti.

Balıkesir Manyas'ta AK Parti'nin itirazı reddedildi - Balıkesir Manyas'ı CHP'nin kazandığı kesinleşti.

Muğla Köyceğiz'de CHP'nin itirazı reddedildi - Muğla Köyceğiz'i AK Parti'nin kazandığı kesinleşti.

23 Nisan 2014 Çarşamba

Melih Gökçek ile YSK Başkanı kanka çıktı!

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Meclis’te 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM'nin açılışının 94. yılı dolayısıyla yaptığı kabulde Melih Gökçek ve YSK Başkanı'nın samimiyeti dikkat çekti.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Meclis’te 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 94. yılı dolayısıyla kutlamaları kabul etti. Çok fazla katılımın olmadığı kutlama törenlerine katılımcılar tören saatinden neredeyse 5 dakika önce geldi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Meclis’te 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 94. yılı dolayısıyla kutlamaları kabul etti. Çok fazla katılımın olmadığı kutlama törenlerine katılımcılar tören saatinden neredeyse 5 dakika önce geldi.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 94. yılı dolayısıyla Meclis’teki ikinci tören yapıldı. TBMM Başkanı Cemil Çiçek kutlamaları kabul etti. Törene ilk olarak MHP Lideri Devlet Bahçeli gelirken, Kuvvet Komutanları da Meclis’e birlikte giriş yaptı. Törene katılanlar neredeyse kutlamalardan 5 dakika önce geldi. İki yıldır Meclis’te basın mensupları bekleme salonuna alınmadığı için, sohbetler ve bekleme anı izlenemedi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, tören saatinden 5 dakika önce Başbakan Erdoğan ile birlikte tören salonuna eş zamanlı geldi. Başbakan’a tören salonuna gelirken, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, AK Parti Grup Başkanvekilleri Ahmet Aydın ile Belma Satır eşlik etti.

Törene Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’i, yurtdışında olması nedeniyle vekaleten Kara Kuvvetleri Komutanı Hulusi Akar temsil etti. Meclis’e Kuvvet Komutanları birlikte giriş yaptı.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, YSK Başkanı Sadi Güven, siyasi parti liderleri ve Kuvvet Komutanlarından daha erken tören alanına geldi.

-BAŞBAKAN ÇOCUKLARLA SOHBET ETTİ-
Başbakan Erdoğan törenden ayrılırken, Meclis’te görev yapan polislerin kızları ile sohbet etti. Erdoğan, Çankaya Üniversitesinde basketbol oynayan 13 yaşındaki Aysude Tekin Yıldız ve 7 yaşındaki kardeşine satranç takımı hediye etti, fotoğraf çektirdi. Erdoğan kardeşlerle bir süre sohbet etti.

-GÖKÇEK İLE YSK BAŞKANI’NIN SAMİMİ SOHBETİ-
Törene katılanlar arasında olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile YSK Başkanı Sadi Güven çıkışta bir süre sohbet etti. Gökçek ile Güven’in samimi sohbetleri dikkat çekerken bir ara aralarında şakalaştıkları gözlendi.

Kutlamaları kabul törenine; Başbakan Erdoğan, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BDP’den Sırrı Sakık, BBP Lideri Mustafa Destici, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Enerji Bakanı Taner Yıldız, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, TBMM Meclis Başkanvekilleri , TBMM İdare Amirleri, milletvekilleri, kuvvet komutanları, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, bürokratlar ve eski siyasiler katıldı. (ANKA)

İşte Yalova seçimini iptal ettiren AKP'li kısıtlı sandık müşahiti.

Yalova’da seçimlerin iptaline neden olanlardan Hasan B. Uzuntepe konuştu.

Yalova’da seçimlerin iptaline neden olan ‘7 kısıtlı seçmen’den biri olan Ak Partili Uzuntepe, ‘2010’da kısıtlı olduğuma karar verildi. YSK bana nasıl seçmen kaydı verdi bilmiyorum’ dedi.

Yalova’da 7 ‘kısıtlı’ seçmenin oy kullanması nedeniyle seçimler iptal olunca gözler bu isimlere çevrildi. Kısıtlı 7 vatandaş arasında CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem İnce’nin Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) verdiği itiraz dilekçesinde ismi geçen Ak Parti sandık görevlisi Hasan Basri Uzuntepe’nin adı öne çıkıyor.

 CHP’li İnce AKP’nin sandık görevlisi olarak atadığı Hasan Basri Uzuntepe için seçimi kaybedince ‘kısıtlıydı’ diyerek itirazda bulunmasını ‘kötü niyet’ diye nitelerken Rizeli olan ve Yalova’da yaşayan Hasan Basri Uzuntepe’ye VATAN ulaştı. Uzuntepe, şunları anlattı: “Benim kısıtlılığım 210’daki bir rapora dayanıyor.

 Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2010 yılında bir sağlık kurulu başkanı, bir başhekim ve 6 doktordan oluşan 8 kişilik heyet tarafından ‘bipolar duygudurum bozukluğu’ olduğuna dair rapor verildi. Raporda yüzde 70 oranında ağır özürlü olduğum ve hastalığımın ‘tedaviyle işlevselliği düzelmeyen’ bir durum olduğu belirtiliyor. İlaç tedavim devam ediyor. Şu anda bir sorunum yok.”

18 Nisan 2014 Cuma

HDP oyunu CHP'den mi alıyor Yoksa AKP'den mi?

Seçimlerin son düzlüğünde, ‘oylar bölünmesin’ kampanyası ivme kazandı. Açıkça yazacak olursak, HDP, oyları bölüp AKP’ye destek olmakla suçlanıyor. Bu argümanın doğru olmadığını aşağıda somut veriler ışığında göstereceğim.


HDP’ye Yönelik Üç Çağrı
Seçim sürecinin başından beri, HDP’nin seçimlerde ne yapması gerektiğini söyleyen çok kesim var. Temelde HDP’ye üç şey önerildi:

1. HDP ve CHP ittifak yapsın

2. HDP Sırrı Süreyya Önder’i aday göstermesin, daha az popüler birisini aday göstererek CHP’ye dolaylı destek sunsun

3. HDP seçimlere girmesin

Bu üç olasılıktan ilkine HDP olumlu yanıt verdi ama bu, CHP tarafından reddedildi. Bu durum, en son bugün Kemal Kılıçdaroğlu tarafından “geldiler işbirliği önerdiler kabul etmedik. 'Bize zarar verir' dedik bu. Aynı düşüncemi bugün de söylüyorum” şeklinde doğrulandı. Dolayısı ile ben, geri kalan iki ihtimalin maddi temelleri ile ilgili somut veriler paylaşarak tartışmaya katkıda bulunmak istiyorum.



İstanbul ve İzmir’de Anket
Bu verileri, SAMER araştırma merkezinin İstanbul ve İzmir’de gerçekleştirdiği ve benim koordinatörlüğünü yaptığım, 3944 kişiyle görüşülen anket çalışmasından elde ettik. Ankette, seçmenlere, yerel seçimlerde hangi partiye oy vereceklerini, daha önceki seçimlerde hangi partilere oy verdiklerini, bu seçimde ikinci tercihlerinin hangi parti olacağını, bazı isimler aday olursa veya olmazsa hangi partiye oy vereceklerini sorduk.

Öncelikle şu temel veri ile başlayalım. HDP seçmeninin, 2009 yerel seçimlerinde oy verdikleri partileri sorduk. Bu soru bize, HDP seçmenleri arasında AKP’den gelen kısmın, CHP’den gelenlerin iki katı olduğunu gösterdi:

                         BDP: % 49.06      

                         AKP: % 10.06    

                         CHP: % 5.66

                      EMEP: % 1.89

                         BBP: % 0.63

       Oy Vermedim: %22.64    

             Cevap yok: %10.06  



2. Argümana karşı (Sırrı Süreyya Önder seçime girmesin argümanı): Ankette Sırrı Süreyya Önder ve Mustafa Sarıgül’ün adaylığının yaratacağı etkiyi belirlemeye çalışmıştık. Sorduğumuz sorulardan birisi şuydu: ‘HDP/BDP adına Sırrı Süreyya Önder’den başka biri aday olursa, İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde aşağıdaki adaylardan hangisine oyunuzu verirsiniz?’ Daha önceki bir soruda Sırrı Süreyya Önder’e oy vereceğini söyleyen seçmenlerin, bu soruya verdiği yanıtların dağılımı şöyle:



   BDP/HDP: %56.63

              AKP: %15.66

              CHP: %8.43

Oy vermem: %9.64

   Cevap yok: %8.43

Yani, eğer çokça talep edildiği gibi Sırrı Süreyya Önder aday olmasa idi veya adaylıktan çekilirse, HDP seçmeninden AKP’ye gidecek oy, CHP’ye gidecek oyun iki katıdır. Başka bir soru ile, sadece Sadece Sırrı Süreyya Önder aday olursa HDP’ye oy verecek seçmenlerin, yani tam Sırrıcıların, ikinci parti tercihlerini sorduğumuzda, AKP’nin %15.28, CHP’nin %4.17 olduğunu gördük. Dolayısı ile Önder, AKP seçmenini CHP seçmeninden iki kat daha fazla çekmiştir. Önder aday olmazsa CHP kazanır argümanı doğru değildir, tam tersine Önder aday olmazsa AKP kazanır.

3. Argümana Karşı (HDP seçime girmesin). HDP’yi destekleyen seçmenlere, HDP seçimlere girmese idi kime oy vereceklerini sorduk. %37.82’si oy vermeyeceğini söylerken, %15.38’i AKP, %5.13’ü ise CHP’yi tercih edeceğini belirtmiştir. Yani, HDP seçime girmezse karlı çıkacak olan CHP değil AKP’dir.



Bu verileri kısaca yorumlamak istiyorum:

1. HDP’ye yönelik ‘oyları bölüyorlar’ söylemi yanlıştır. HDP, CHP’den ve ancak daha çok AKP’den gelen yeni oylarla seçmen tabanını genişletmektedir. Bir diğer deyişle, HDP, sosyolojik olarak sadece CHP ile değil, CHP ve AKP’nin ikisi ile de rekabet eden bir partidir. Yani, iki partinin toplumsal tabanına da hitap eden, hatta AKP tabanından, CHP’ye göre daha fazla oy kazanan bir partidir.

2. Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bugün ifade ettiği gibi, bütün bu istatistiksel verilere rağmen iyi niyetle CHP ile ittifak görüşmesi yapan, fakat CHP’nin ‘bizim tabanımız sizinle açıkça ittifak yapmamızı hoş karşılamaz’ dediği bir partiye, seçimlere bir hafta kala ‘oyları bölme çekil’ çağrısı yapmanın, ne bilimsel bir temeli ne de ahlaki geçerliliği vardır. HDP çekilirse, AKP’nin oyları CHP’ninkilerden daha fazla artacaktır.

3. Bu sosyolojik durumdan haberdar olmayıp Recep Tayyip Erdoğan’dan ve AKP’den bir an evvel kurtulma isteği ile HDP’ye yönelik dostça ortaklık önerilerinde bulunan bir sürü insanın, bir sürü Gezi’cinin son derece iyi niyetli olduğunu düşünüyorum. Berkin Elvan’ın ve diğer Gezi şehitlerinin katillerinden kurtulmak, onlardan hesap sormak milyonlarca insanın en büyük arzusu. HDP bu çağrıya kulak verdi, elinden geleni yaptı ancak kapıyı kapatanlar CHP’li yöneticiler oldular.

4. Bahsettiğim sosyolojik durumun farkında olarak bu kampanyayı inşa edenler ve HDP’ye yönelik suçlamalarda bulunanlar, ‘İstanbul’da AKP’yi devirecektik, ama HDP yüzünden olmadı’ diyerek HDP’yi itibarsızlaştırmak, AKP kazanırsa bunun bütün sorumluluğunu HDP’ye yükleyerek, HDP’nin güçlenmesini durdurmaya çalışmaktadırlar. Ancak, rakamlar göstermektedir ki, son dakikada ‘oyları bölmeyin’ şeklinde yapılan bu çağrının gerçekçi bir temeli bulunmamaktadır.

5. HDP, hem CHP’den ama daha çok AKP’den oy alarak, önümüzdeki süreçte hızla büyüyecek ve ilk yerel 2020’ye yaklaşırken Türkiye’nin en güçlü siyasi partilerinden birisi olacaktır. HDP’ye yönelik hem fiziki faşist saldırılar, hem de söylemsel düzlemde ilerleyen itibarsızlaştırma çabaları, bu duruma karşı geliştirilen farklı tarzlardaki tepkilerdir.

6. Bu kampanyayı yürütenler, HDP'yi itibarsızlaştırmaya ve 1960larda Türkiye İşçi Partisi'ne yaptıkları gibi meclis dışı itmeye çalışmaktadırlar. Yani kendilerine yönelik soldan gelen rekabeti elimine etmeye çalışmaktadırlar. Ayrıca ittifakı kabul etmeyen taraf pozisyonunu da aklamaya uğraşmaktadırlar. Bu cemaatin ve ulusalcıların yürüttüğü anti-HDP kampanyalarıyla örtüşmektedir. Bu kampanyalarda, Sırrı Süreyya Önder’e gidecek oyların, CHP-AKP oy farkını kapatmaya yeteceği, dolayısı ile HDP’nin AKP’ye çalıştığı iddia edilmektedir. Gerçekten CHP-AKP farkı kapandı ise bile, yukarıda sunduğum veriler, bu iddiaları çürütmektedir. Bu kampanyanın tek amacı güçlenen HDP’yi itibarsızlaştırmaktır.

Sonuç olarak, HDP’nin çeşitli şekillerde engellenmediği takdirde Türkiye’yi hızla nasıl değiştireceğini ve demokratikleştireceğini yakın gelecekte göreceğiz. Dolayısı ile, lütfen herkes kime canı istiyorsa ona oy versin. Endişe etmeyin, HDP en büyük darbeyi AKP’ye vuracaktır.



Not: Anketin ham datasına arzu edenler SAMER’den ulaşabilirler (http://www.ssamer.com/ )



@yorukerdem  Erdem Yörük

Muharrem İnce Erdoğan'a hodri meydan dedi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Başbakan’ı Yalova seçimleriyle ilgili YSK’ya talimat vermekle suçlayarak, “Hodri meydan diyorum; istiyorsan gel kendin aday ol. Gel, en güvendiğin adamı gönder, adayını değiştir, kimi yaparsan yap Yalova halkı kavurmaya da, şemsiyeye de prim vermeyecektir” dedi.

CHP PM toplantısı Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında parti Genel Merkezinde devam ediyor.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ve Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu toplantı devam ederken, Başbakan’ın Yalova seçimleriyle ilgili sözlerine ilişkin gazetecilere açıklamada bulundu. Yalova’daki “şer cephesine” rağmen CHP’nin 30 Mart Pazar günü seçimi aldığını belirten İnce, “İlçe seçim kurulan itiraz ettiler yine aldık, il seçim kuruluna itiraz ettiler yine aldık. Şimdi YSK’ya itiraz ettiler. ‘Kısıtlıdır, oy kullanamaz, zihinsel engellidir’ diye itiraz ettikleri kişilerden birisi, AKP’nin 1217 nolu sandık görevlisi. Yani Başbakan’ın temsilcisi, yani AKP’nin temsilcisi, yani AKP’nin namusunu temsil eden kişi. Bu seçmen kısıtlı değildir kasıtlıdır. ‘Biz işlerimizi ayarlayalım, bu tür engellileri sandığa yazalım, seçimi kaybedersek iptal ettiririz’ mantığı bu” dedi.

-“YSK’YA TALİMAT”-
Başbakan’ın Ağrıyla ilgili iptal edilmiş seçimi konuşurken, Yalova’yla ilgili de bir temenni de bulunduğunu ifade eden İnce, şöyle devam etti:
“İnşallah, Yalova’da da iptal olacak, 1 Haziran’da seçim yapacağız’ diyor. Bu bir temenni değildir, bu bir talimattır. Başbakan’ın Türkiye’de yargıya nasıl hükmettiğini, yasamayı nasıl kontrol ettiğini, Türkiye’de nasıl bir tek adam olduğunu, onun onayı, izni olmadan yargı kararlarının oluştuğunu herkes biliyor. Başbakan’ın Yalova’yla ilgili verdiği bu temenni, bu dilek aslında YSK’ya doğrudan bir talimattır, ‘Burayı iptal edin’ demektir. Başbakan’a sesleniyorum, devletin, belediyenin, valiliğin bütün kullandınız, elinizden ne geliyorsa her şeyi yaptınız, buna rağmen sizi Yalova’da yendik. Eğer YSK bu talimatını yerine getirirse sana hodri meydan diyorum; istiyorsan gel kendin aday ol. Gel, en güvendiğin adamı gönder, adayını değiştir, kimi yaparsan yap Yalova halkı kavurmaya da, şemsiyeye de prim vermeyecektir. Yalova halkı hukuksuzluğu da boyun eğmeyecektir. Senin talimatlarına da diz çökmeyecektir.”

-“PERİŞAN EDERİZ, 15 PUAN DAHA FAZLA ALIRIZ”-
Yalova üzerinde oynana bu oyundan gerçekten utanıyorum. Bir ülkenin Başbakanı bir butik ilin üzerine bu kadar oyunlar oynamasına şaşırıyorum, şaşkınım. Ama biz de kararlıyız, Yalova halkı da kararlı. Biz Yalova’daki mücadeleyi sadece CHP seçmenleriyle yapmadık, AKP’ye oy veren yurttaşlarımız da bu yolsuzluk düzenine ‘dur’ demek istedi, MHP, BDP, DSP, SP’ye oy veren pek çok yurttaşımız bize oy verdi. Çünkü Yalova’daki kumpasın farkındalardı. Biz bu başarıyı, eğer YSK Başbakan’ın talimatını dinlerse, iptal ederse haksızlık yaparlar. Belediye Başkanımızın elinden bunu zorla, baskıyla almış olurlar. Ama biz her şeye hazırız. YSK, Başbakanın dediğini yaparsa emin olun ki 1 Haziran’da bunları perişan ederiz, 15 puan daha fazla alırız.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da, Başbakan’ın bugünkü açıklamalarının “adli görevini yapanları etkileme suçu” olduğunu belirterek, “30 Mart’ta Cumhuriyet tarihinin en şaibeli seçimi yapılmıştır ve YSK bu seçimi yönetemedi. Temennimiz YSK’nın adil davranmasıdır. Yönetememiştir ama hiç olmazsa bu son dakikada adil davranmalıdır” dedi.

16 Nisan 2014 Çarşamba

Akp kendi sandık görevlisini YSK'ya şikayet etti.

Yalovada skandal başvuru

AKP Yalova'da sandık görevlisi yaptığı kişiyi 'Kısıtlı olduğu için oy kullanamaz' diyerek YSK'ya şikayet etti.

CHP’li Vefa Salman’ın 6 oy farkla seçimi kazandığı Yalova Belediyesi’nde seçimin tekrarlanacağı iddiaları ortalığı karıştırdı. CHP Grup Başkanvekili ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Yalova’da seçimin tekrarlanacağı konusunu kesin bir dille yalanlarken, AKP ile ilgili Yalova bombasını patlattı.

AKP’DEN YSK’YA İLGİNÇ İTİRAZ
İnce, AKP’li Yalova Belediye Başkan Adayı Yakup Koçal’a, ”AKP’li Yakup Koçal kendi sandık görevlisine zihinsel engellidir, oy kullanamaz diyerek YSK’ya itiraz etti mi?” diye sordu.

KISITLI DEDİKLERİ KİŞİ AKP’Lİ SANDIK GÖREVLİSİ ÇIKTI
İnce’nin söz ettiği belgelere SÖZCÜ ulaştı. AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop 7 Nisan 2014 tarihinde YSK’ya yaptığı itiraz başvurusunda 298 sayılı kanunun 8. maddesine dayanarak “seçimlerde oy kullanmaması gereken kısıtlıların oy kulandığını” ve seçimin iptal edilmesi gerektiğini belirtti.
Şentop, H.B.U. isimli şahsın, kısıtlı olduğu halde oy kullandığı konusunda itirazda bulunurken, H.B.U.’nun aynı zamanda 1217 Nolu sandıkta AKP’nin sandık görevlisi olarak görev yaptığı öğrenildi. sözcü




15 Nisan 2014 Salı

Yalova’da seçimler iptal olmayacak

İnce: Yalova’da seçimler iptal olmayacak
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Yalova’da belediye başkanlığı seçimlerinin yenileneceği iddiası ve bu yönde çıkan haberlerin doğru olmadığını bildiren yazılı basın açıklaması yaptı.

İnce, basın açıklamasında, “Yüksek Seçim Kurulu geçtiğimiz hafta aldığı bir ara kararla AKP’nin yapmış olduğu itiraza dayanak olarak belirlediği 41 yurttaşımızın bilgilerini Yalova İlçe Seçim Kurulu’ndan istemiştir. Yalova İlçe Seçim Kurulu yapmış olduğu incelemeler sonucunda 41 yurttaşımızdan sadece 11’inin oy kullandığını tespit etmiştir.

 İlçe Seçim Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda; haklarında inceleme yapılan 11 kişiden 4’ünün kısıtlama kararlarının kesinleşmesinin, 2014 Nisan ayı içerisinde yani seçimden sonra alındığı belirlenmiş olup bu kişilerin 30 Mart 2014 tarihinde oy kullanmalarında herhangi bir sakıncanın olmadığı anlaşılmıştır. Haklarında kısıtlama kararı olan 4 vatandaşımız için ise YSK’nın Anayasamıza ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ilgili kararına dayandırarak verdiği 05.10.2013 tarihli 415 sayılı kararındaki gibi kısıtlılıkları oy kullanmalarına engel teşkil etmemektedir. YSK bu kararında; kısıtlılık gerekçeleri açıkça belirtilmeyen kişilerin oy kullanabilecekleri kararını vermiştir.

 Yalova’da da bu 4 kişinin mahkeme kararlarında aynı durum söz konusu olduğu için oy kullanmalarında bir sakınca bulunmamaktadır. Sonuç olarak; YSK tarafından haklarında inceleme yapılan 41 yurttaşımızdan 3’ünün 30 Mart 2014 tarihinde yapılan seçimlerde oy kullanmalarında sakınca olabileceği, ancak bu durumun seçim sonuçlarını etkilemediği/değiştirmediği ortadadır. Yalova’da Belediye Başkanlığı’nı kaybedenlerin iddia ettiği gibi askerlerin, ölülerin, sandık kurulu görevlilerinin oy kullanmadığı, zihinsel engellilerden oy kullanan 3 yurttaşımızın iradesinin seçim sonuçlarını değiştirmeyeceği net bir şekilde ortaya çıkmıştır.

O nedenle seçimin yenileneceği yönündeki haberler ve iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Bu haber ve iddiaları yayan merkezler sandıkta kaybettikleri seçimi masa başında kazanmaya çalışanlardır. Ancak buna da güçleri yetmeyecektir.” dedi.

13 Nisan 2014 Pazar

Aylin Kotil'den bomba iddialar.

Bir CHP’li Bakara-makara deseydi öldürülürdü!

CHP'li Aylin Kotil, Egemen Bağış'ın Kur'an ayetleriyle alay ettiğinin öne sürüldüğü ses kaydına atıfta bulunarak, 'Bir CHP'li Bakara-makara deseydi öldürülürdü' dedi.

30 Mart yerel seçimlerinde İstanbul Beyoğlu’nun CHP belediye başkan adayı olan ancak AKP adayı Misbah Demircan'a kaybeden Aylin Kotil, eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'a ait olduğu öne sürülen ses kaydında Kur'an ayetleriyle dalga geçtiğinin öne sürülmesine ilişkin, "Bir CHP’li kazara, ‘makara bakara’ deseydi offff... Sittin sene belimizi doğrultamazdık. Bitmiştik yani. Linç edilir, öldürülürdü sokakta" dedi.

Zaman gazetesinden Fehmi Ur'a konuşan Kotil, AKP hükümetinin Fethullah Gülen cemaatine ait yurtdışındaki Türk okullarının kapatılmasına yönelik başlattığı girişimlere ilişkin, "Şimdi bir eğitimci olarak, eğitim dediğiniz vakit benim için akan sular duruyor. Eğitimli bir nesil her zaman tercihim. Okulların kapatılması veya okullara hayır deme gibi bir bakış açım olamaz zaten" ifadelerini kullandı.

Aylin Kotil'in açıklamalarından satırbaşları şöyle:

Beyoğlu, genel olarak Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yakın olarak görülüyor. İnsanlarda böyle bir algı var. Ama epeydir ilçede sağ partiler kazanıyor...

Özellikle, İstiklal ve Cihangir bölgesi böyle biliniyor. Aslında durum hiç öyle değil. Toplamda 45 mahallemiz var. Bunlardan sadece 3-4 tanesi bu şekilde. Diğer geri kalan 42 mahallemiz gayet mütedeyyin diye adlandırdığımız kesimin oturduğu mahalleler.

Oyunuzu artırmanıza rağmen seçimi neden kaybettiniz?

Bunda, maalesef Saadet Partisi’nin blok olarak AK Parti’ye oy vermesi çok etkili oldu. Yani Saadet Partisi, kendi oyunu korumayı bırakın kendi oyunu aldığı oyun 5 bin daha azını almış olsa belki bugün biz belediye başkanı olacaktık! Güçlü olduğumuz mahallelerde, daha doğrusu eskiden güçlü olmayıp da şimdi güçlü olduğumuz mahallelerde, Kasımpaşa’nın bütün mahallelerinde kafa kafaya gittik. O bizi çok mutlu etti.

Bundan sonraki planlarınız neler?

Gelecek adına bir plan yapmadık ama seçimden sonra ne yaptınız, diye soracak olursanız; ilk etapta ilçe seçim kuruluna itirazımızı yaptık, ancak kabul edilmedi maalesef. Çünkü biz bir oyumuzun bile diğer haneye yazılmasını istemedik. İnsanlar şehir dışından geldiler. Zahmet çekerek oy kullandılar. Akşam saat 05.00’te Kasımpaşa merkezde bulunan okulda hâlâ kapılara kadar kuyruklar vardı. Emek vardı ortada. Eğer ben o oyun peşinde koşmazsam, o insanların emeğine yazık olurdu bu bir. İkincisi de; insanların zaten kazanamıyoruz, o zaman niye oy kullanalım, demesiyle eş anlamlı olurdu. Yapmamız gereken her şeyi yaptık. Bundan dolayı gelecek adına bir şey planlayamadık.

Milletvekili adayı olacağınız yönünde haberler var...

Gazeteciler sordu. Ben de böyle bir düşüncem yok, dedim. Ancak, varmış gibi gösterildi. Şimdilik böyle bir düşüncem yok.

Siyasete devam edeceğiniz sinyali veriyorsunuz sanki...

Bizim üzerimize düşen ne görev varsa bunu yapacağım. Zaten, yerel seçim sürecinde yaptığımız çalışmaları raporlayacağım. Genel merkeze sunmak istiyorum. Çünkü, sokakta çok fazla vakit geçirerek, insanlarla bire bir iletişime geçtim. Neler yapılabilir, ne olabilir, diye. İnsanların sorununu dinledim ve bununla ilgili bir çıkarımım oldu. Yani, bundan sonraki seçimlerde nasıl oyumuzu artırabileceğimiz yönünde. Daha doğrusu kendimizi nasıl tanıtabileceğimiz anlamında.

Mecliste Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Toplumdaki yönetenlerin şiddet dilinin durumu bu noktaya getirdiğine inanıyorum. Şiddet dilini bırakmamız gerekiyor. Farklı bir dile geçmeliyiz. Bunu artık her alanda görmeye başladık. Eskiden toplumda gerginlik veya hezeyan olduğu dönemlerde, o toplumdaki liderler halkı sükûnete davet ederlerdi. Maalesef şu an tam tersini görüyoruz. Halk yönetenleri sükûnete davet ediyor. Bu yüzden durum daha kötü olmadan artık bu şiddet dilinin değişmesi gerekiyor.

Geçen sene, Haydarpaşa’dan Ankara’ya yürüyerek seçim barajının kaldırılması için 19 günlük ilginç bir protestonuz vardı. Bundan sonra da sizi böyle eylemlerde görebilir miyiz?

Baraj düşmedi biliyorsunuz. O yüzden devam edecek. (Gülüyor)

Malum son günleri en çok meşgul eden konulardan biri de yurtdışındaki Türk okullarına yönelik hükümetin kapatma girişimleri. Bir eğitimci olarak siz ne düşünüyorsunuz?

Şimdi bir eğitimci olarak, eğitim dediğiniz vakit benim için akan sular duruyor. Eğitimli bir nesil her zaman tercihim. Çünkü şunu çok net gördüm; 3 yaşında okula başlayan bir çocukla, sadece 1. sınıftan okula başlayan çocuk arasında inanılmaz fark var. O yüzden eğitime hayır deme şansım yok. Ben bunu yaşıyorum, gözlemliyorum. Bir eğitimci olarak okulların kapatılması veya okullara hayır deme gibi bir bakış açım olamaz zaten.

Bir süredir ‘Hizmet Hareketi’ üzerinden bir ötekileştirme, kara propaganda yapılıyor. Bu durum toplumu nereye doğru götürüyor?

İnsan olarak etiketlemeyi seviyoruz. Burada siyasilere çok iş düşüyor. Bunu yapacak olan onlar. Toplum, hep ileri gelenleri örnek alır. O yüzden, sanatçılar, siyasiler birer rol model olduklarının farkında olarak hareket etmek durumundalar. Siz isteyin ya da istemeyin toplum size o misyonu yüklüyor.

Siyasetçiler rol modeldir demişken, Egemen Bağış’ın âyet ile dalga geçmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben size bir şey söyleyeyim. Bir CHP’li kazara, ‘makara bakara’ deseydi offff... Sittin sene belimizi doğrultamazdık. Bitmiştik yani. Linç edilir, öldürülürdü sokakta.

12 Nisan 2014 Cumartesi

Ysk CHP'nin Üsküdar seçimine yaptığı itirazı reddetti.

Özkes: “Vurulduk Ey Halkım”

CHP İstanbul Milletvekili ve Üsküdar Belediye Başkan Adayı İhsan Özkes, dün gece Twitter hesabından yerel seçimlerin iptali için YSK’ya yaptıkları itirazın reddedildiğini duyurdu.

Karara, “Vurulduk Ey Halkım, Unutma Bizi!” sözleriyle tepki gösteren Özkes şu mesajları yazdı:
“YSK’nın Üsküdar seçimleri için yaptığımız itirazı reddettiğine dair bilgiler aldım. Pazartesi veya Salı günü tebligat yapılacakmış. YSK, Yandaş Seçim Kurulu olmamalıdır. Vurulduk Ey Halkım, Unutma Bizi!”

Özkes, seçimlerde şaibeler, yolsuzluklar ve kanunsuzluklar yapıldığı iddiasıyla çarşamba günü Üsküdar’daki seçimlerin yenilenmesi veya sandıkların tekrar sayılması için YSK’ya itirazda bulunmuştu. 30 Mart’ta yapılan seçimlerde, AK Partili Hilmi Türkmen, 157 bin 477 oy alırken, CHP’li İhsan Özkes 149 bin 187 oy almıştı.

11 Nisan 2014 Cuma

Genar'a göre yerel seçimin galibi MHP.

GENAR Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Aktaş, 30 Mart yerel seçimlerinde vatandaşların tercihlerini hizmetten yana kullandıklarını belirterek, "İktidar partisi elindeki oyu tutmuştur. Yerel seçime göre baktığınızda oylarını yaklaşık 7-8 artırmış, genel seçime göre baktığınızda 4-5 puan oy kaybetmiştir.

 
CHP, AK Parti'yi yolsuzluklarla suçlayarak, tapeler üzerinden bir siyaset yaptı. Bence bu bir siyasetsizlik getirdi. CHP bir siyasetsizlik tuzağının içine düştü. MHP, Ankara'da ve İzmir'de 1 milyona yakın oyunu CHP'ye kaptırmıştır. MHP bu oylarla 18-19 bandında olabilirdi. AK Parti'den sonra ikinci başarılı partisi MHP'dir diyebiliriz" değerlendirmesinde bulundu.

Yerel seçim sonuçlarını AA muhabirine değerlendiren Aktaş, Türkiye'nin seçim sürecine 17 Aralık operasyonuyla girdiğini, Hükümet'in bunu görerek bir strateji izlediğini ifade ederek, "Belki strateji açısından doğru da yaptı- her ne kadar bütün tartışmalar 17 Aralık darbe girişimi gibi konularda geçse de iktidar partisi temel atmayı, yaptığı hizmetlerin açılışını yapmayı ve hizmetlerini anlatmayı ihmal etmedi. Halk zaten çok da o şamatalara bakmaz. Kendi geleceğini, çoluk çocuğunun geleceğini, eğitimini, sağlığını düşünür. Bunları düşünerek karar verir" dedi.

GENEL SEÇİME GÖRE 4-5 PUAN KAYBETTİ

Aktaş, sonucun AK Parti açısından başarılı olduğunu anlatarak, "AK Parti, bugüne kadarki bütün siyasi partilerden farklı bir şekilde elde ettiği oyu kaybetmeyen bir parti. Dolayısıyla iktidar partisi elindeki oyu tutmuştur. Yerel seçime göre baktığınızda oylarını yaklaşık 7-8 artırmış, genel seçime göre baktığınızda 4-5 puan oy kaybetmiştir. AK Parti yerel seçime göre yarış olarak değerlendiriyor ve kendi açısından başarılıdır. Bir iktidar partisinin bütün seçimlerde tekrar tekrar oyunu elde tutması zordur" ifadelerini kullandı.

Muhalefet yanlışa düştü

GENAR Yönetim Kurulu Başkanı Aktaş, muhalefet partilerinin yanlış bir strateji izlediğine inandığını da savunarak, şöyle devam etti:

"Bu seçim için, seçim sonuçlarını değrelendirirken cemaati hesaba katmadan doğru bir değerlendirme olmaz. Cemaat bir takım iddialar ortaya attı. Yolsuzluk, ses kayıtları gibi... CHP özellikle bu tuzağa düştü. Normalde halk, bir siyasi partiden şunu bekler, yerel seçim olduğunu varsayarsak, İstanbul'da 10 yıldır Kadir bey işin başında, iyi yaptıkları vardır, yapamadıkları vardır, başarısız olduğu şeyler vardır. Bir parti gelir mevcudun bir eleştirisini yapar, kendi yapacağı işleri teklif olarak halkın önüne koyar. Buna da hizmet siyaseti deniyor. CHP, eski seçimlerde laiklik, ülke bölünecek, kürtler istila edecek gibi varsayımlar üzerinden siyaset yürütüyordu. Bu seçimde de geleneğine uygun davrandı. AK Parti'yi yolsuzluklarla suçlayarak, tapeler üzerinden bir siyaset yaptı. Bence bu bir siyasetsizlik getirdi. Seçmen şunu bekler: 'Bu parti bana ne söyledi? İstanbul'da hayatımı ne kadar kolaylaştıracak? Türkiye'de ne kadar kolaylaştıracak? Ülkeyi ne kadar büyütecek?' Bir teklif bekler... CHP bir siyasetsizlik tuzağının içine düştü. Vatandaşın da bunu gördüğünü düşünüyorum."

Yayınlanan ses kayıtlarının da toplumda bir tepkiye neden olduğunu anlatan Aktaş, "Suçlu olsun olmasın, problemli olsun olmasın, gizli hayatın bu kadar deşifre edilmesi sokağı rahatsız etti. Hele o ülke güvenliğiyle alakalı tapelerin yayınlanması aşırı bir tedirginlik oluşturdu.Vatandaş bu yeni girişimlerden tutumdan tedirgin oldu ve iktidara olan güvenini korumaya devam etti" dedi.

"MHP daha sağlıklı bir tutum sergiledi"

İhsan Aktaş, yayımlanan ses kayıtlarına ilişkin MHP'nin daha sağlıklı bir tutum sergilediğini de savunarak, şöyle dedi:

"MHP daha sağlıklı bir tutum sergiledi. Doğrudan 'Cemaatin' hazırlamış olduğu tuzağa düşmedi. Zaten Milliyetçi Hareket Partisi, başka ülke meselelerinde, Gezi'de de aynı tutumu takındı. Türkiye Cumhuriyeti devleti aleyhine bir hamlenin dışarıdan geldiğini hissettiği zaman MHP duruşu daha yerli ve daha milli. Dolayısıyla tartışmaların biraz daha uzağında. Kendi seçmenine seslenen bir kampanya yürüttü. Kendi içinde MHP başarılıdır. Yalnızca bir hatası olmuştur. İstanbul'da, Ankara'da ve İzmir'de 1 milyona yakın oyunu CHP'ye kaptırmıştır. MHP bu oylarla 18-19 bandında olabilirdi. Kaybettirdiği oylardan dolayı 15 bandında kaldı. Seçimin AK Parti'den sonra ikinci başarılı partisi MHP'dir diyebiliriz."

10 Nisan 2014 Perşembe

Aylin Kotil: Bu İş Namus Meselesi Oldu

CHP'nin Beyoğlu adayı Aylin Kotil, 20 bin oyla seçimi kaybetmesine rağmen pes etmiyor. İl­çe ge­ne­lin­de­ki bü­tün san­dık­lar­da ye­ni­den sa­yım yap­tı­ra­na ka­dar oy­la­rın pe­şi­ni bı­rak­ma­ya­ca­ğı­nı söy­le­yen Ko­til "Bu iş namus meselesi oldu. Benim haneme atılan tek bir oyu bile AKP'ye bırakmayacağım. Sandıklar yeniden sayılana kadar bu işin peşindeyim" dedi.

İşte Kotil'in Sözcü gazetesine yaptığı açıklamalardan satırbaşları;

San­dı­ğa gi­den va­tan­daş sa­yı­sın­da yüz­de 100'e ya­kın bir ar­tış­tan söz edi­li­yor. Bu­na rağ­men il­çe­de 25 bin oy kul­la­nıl­ma­mış. Bu da ak­la bir baş­ka so­ru­yu da­ha ge­ti­ri­yor… Aca­ba mil­let­ve­ki­li ba­ra­jı­nı yük­sek tu­ta­bil­mek için bu­ra­lar­da ha­ya­li seç­men­ler mi var? 7 bin oyu­muz da ge­çer­siz. Ba­zı san­dık­la­rı­mız­da cid­di sı­kın­tı­lar söz ko­nu­su. İti­raz­la­rı­mı­zı yap­tık. İl­çe Se­çim Ku­ru­lu­'n­dan ret gel­di. İl Se­çim Ku­ru­lu­'na baş­vur­duk. Ora­dan da ret alır­sak, An­ka­ra­'ya gi­de­ce­ğiz. Çün­kü ben bu işi na­mus me­se­le­si ola­rak gö­rü­yo­rum. Bi­zim ha­ne­mi­ze atı­lan her oyu, ken­di ha­ne­miz­de gör­mek is­ti­yo­rum. Ba­na atı­lan tek bir oyu bi­le AK­P'­nin ha­ne­sin­de gör­mek is­te­mi­yo­rum ve bu­nun mü­ca­de­le­si­ni ve­ri­yo­rum. So­nuç de­ğiş­me­se bi­le oy­la­rın ye­ni­den sa­yıl­ma­sı için so­nu­na ka­dar di­re­ne­ce­ğim.

"İSTANBUL'DA BİLE SONUÇ DEĞİŞEBİLİR"

Bü­yük­şe­hi­r'­de ve pek çok il­çe­de şa­ibe­ler var. Ka­ğıt­ha­ne­'de 700'e ya­kın san­dık var. 36 san­dık­ta 3 bin oy fark et­miş. Bü­tün san­dık­lar­da ne ka­dar oy fark ede­ce­ği­ni he­sap­lar­sa­nız eğer, kor­kunç bir ra­kam bu. Ama ada­yı­mız san­dık­la­rı aç­tı­ra­mı­yor! Böy­le bir şey ola­bi­lir mi? Ben­ce Ka­ğıt­ha­ne ve Üs­kü­dar ke­sin ola­rak CHP'­nin alın­mış il­çe­le­ri­dir. An­ka­ra Bü­yük­şe­hi­r'­de de ay­nı şe­kil­de. Hat­ta İs­tan­bu­l'­da bi­le so­nuç de­ği­şe­bi­lir.

"NEDEN KORKUYORLAR?"

Bu san­dık­lar tek­rar açı­lıp sa­yım ya­pıl­ma­dan, o be­le­di­ye­ler­de otu­ran baş­kan­lar vic­da­nen ra­hat­lar mı? Ağ­rı­'da AKP is­te­di se­çim ip­tal edil­di. Ön­ce oy­la­rı de­fa­lar­ca say­dır­dı­lar. En so­nun­da ha­kim; "Ye­ter ar­tı­k" de­yin­ce, onu da ta­ti­le çı­kar­dı­lar. Böy­le bir şey ola­bi­lir mi? Biz san­dık­la­rı­mı­zı say­dı­ra­mı­yo­ruz. Bu bi­le çif­te stan­dar­dı gös­te­ri­yor. Ak­la bir baş­ka so­ru da­ha ge­li­yor. On­lar­ca şa­ibe­ye rağ­men bu san­dık­la­rı aç­tır­ma­mak­la aca­ba ne­den kor­ku­yor­lar? Yok­sa ye­ni­den sa­yım ya­pı­lır­sa, AK­P'­nin bu­gü­ne ka­dar se­çim­le­ri na­sıl ka­zan­dı­ğı mı or­ta­ya çı­ka­cak?



"SAADET PARTİ'NİN OYLARI BENİ ÇOK ŞAŞIRTTI"

Saa­det Par­ti­si­'nin oy­la­rı be­ni çok şa­şırt­tı. Ge­çen se­çim­ler­de AK­P'­ye oy ver­me­yen Saa­detliler, AKP hak­kın­da bu ka­dar şai­be ol­ma­sı­na rağ­men, bu se­çim­de AK­P'­ye oy ver­di­ler. Eğer Saa­det oyu­nu ko­ru­ma­yı bir ke­na­ra bı­ra­kın, 2009'a gö­re 5 bin oy da­ha az al­say­dı bi­le, san­dık­lar­da­ki şa­ibe­ye rağ­men bu­gün ben Be­yoğ­lu Be­le­di­ye Baş­ka­nıy­dım.

"Beyoğlu BAŞBAKAN'IN TEHDİDİYLE ALINDI"

Ok­mey­da­nı­'n­da kent­sel dö­nü­şüm böl­ge­sin­de sı­kın­tı ya­şa­dık. Se­çi­me bir haf­ta ka­la Baş­ba­ka­n'­ın ade­ta teh­dit içe­ren ko­nuş­ma­sı ile bu­ra­da­ki oy­la­rı­mız AK­P'­ye kay­dı. Baş­ba­kan yap­tı­ğı ko­nuş­ma­da; "Kent­sel dö­nü­şüm ben­den ge­çe­r" der­ken; "Be­le­di­ye baş­ka be­le­di­ye­ye ge­çer­se, kent­sel dö­nü­şüm­den um­du­ğu­nu­zu bu­la­maz­sı­nı­z" me­sa­jı­nı ver­di. İn­san­lar bu ko­nuş­ma­dan et­ki­len­di­ler. AK­P'­li Baş­kan se­çim kam­pan­ya­sı bo­yun­ca kent­sel dö­nü­şüm­de va­tan­daş­tan pa­ra al­ma­dan ev­le­ri­ni ye­ni­den ya­pa­cak­la­rı­nı va­at et­ti. Ama da­ha dün "Ben ara­da fark al­ma­dan kent­sel dö­nü­şüm ya­pa­ma­m" de­me­ye baş­la­dı."

9 Nisan 2014 Çarşamba

YSK, Ankara ve Yalova İçin Kararı

Yüksek Seçim Kurulu, Ankara'da CHP'nin Yalova'da ise AK Parti'nin seçim sonuçlarına yönelik itirazlarına ilişkin kararı bugün açıklayacak.

Ak Parti ise, Yalova'daki seçimler konusunda YSK'ya iki ayrı başvuruda bulundu. Ak Parti Yalova Belediye Başkan Adayı Yakup Koçal başvuruyu şöyle anlatmıştı; "Biz İl Seçim Kurulu'na tekrar geçersiz oyların 124 sandıkta sayılma talebinde bulunduk. İl Seçim Kurulu bunu reddetti. YSK'ya başvuru gerekçemiz buydu. İl Seçim Kurulu'nun reddettiği talebin tekrar gözden geçirilmesi yani 124 sandıktaki geçersiz oyların açılması talebinden bulunduk. İkinci talebimizde, tam hukuksuzluk denilen 47 civarında seçmen olmaması gereken insanlara seçmen yazdırılmış ve oy attırılmış. Bunun tespitlerini yaptık. Belgelerle bulgularla bunu da olağanüstü itiraz olarak YSK'ya bulunduk."

YAVAŞ: ANAYASA MAHKEMESİ'NE GİDERİM

CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş, YSK'nın seçimlerin yenilenmesi başvurusuna olumsuz yanıt vermesi halinde, hukuksal mücadelesini sürdüreceğini açıklamıştı. Anayasa Mahkemesi, oradan da beklediği yanıtı alamazsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gideceğini açıklayan Yavaş, "Her bir oyun peşindeyiz, YSK'nın talebimizi reddetmesi halinde Anayasa Mahkemesi ve İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gideceğiz" ifadesini kullanmıştı.

YSK KARARLARI ANAYASA MAHKEMESİ'NE GÖTÜRÜLEBİLİR Mİ?

Yavaş'ın, "gerekirse Anayasa Mahkemesi'ne giderim" açıklaması, yeni bir hukuksal tartışmayı da başlattı. CHP'li hukukçular, YSK kararları konusunda, Anayasa Mahkemesi'ne "bireysel başvuru hakkının mümkün olabileceğini" savunurken, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, böyle bir sürecin hukuksal olarak mümkün olmadığını söyledi.

Bozdağ, "YSK kararlarına karşı Anayasa Mahkemesi'ne gidilemez. AYM'nin bu konuda takdir hakkı yoktur. Yasa açık kapı bırakmıyor" dedi.

7 Nisan 2014 Pazartesi

Bayan meclis üyesi mazbatasını aldı AKP'den istifa etti.

Aydın'ın Nazilli İlçesi’nde, 30 Mart’taki seçimlerde belediye meclis üyeliğine seçilen 45 yaşındaki Pınar Kaftancıoğlu, mazbatasını aldığı gün AK Parti’den istifa etti.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) kurucularından olan ve 1980 yılında öldürülen gazeteci Ümit Kaftancıoğlu’nun kızı Pınar Kaftancıoğlu, 30 Mart’taki yerel seçimlerde AK Parti’den üçüncü sıra belediye meclis üyesi olup, seçildi. 20 yıldır yaşadığı Nazilli’de kurup, kızının adını verdiği 'İpek Hanım’ın Çiftliği' markasıyla doğal ürünler yetiştirip, ülke çapında satış yaparak adını duyuran Kaftancıoğlu 2 Nisan’da mazbatasını aldı.

Kaftancıoğlu’nun mazbatasını aldıktan sonraki ilk işi ise partisinden istifa etmek oldu. Çiftliğinde yaklaşık 100 kişi çalıştırdığı için 'Hanımağa' olarak bilinen Kaftancıoğlu, bu jet ayrılığıyla Türk siyasi tarihinin en hızlı istifalarından birine de imza atmış oldu. Kaftancıoğlu’nun istifasıyla Nazilli Belediyesi’nde MHP 17, CHP ve AK Parti’nin ise 7’şer meclis üyesi kalmış oldu. Kaftancıoğlu’nun görevine bağımsız olarak devam edeceği öğrenildi. İlçe dışında olduğu öğrenilen Kaftancıoğlu’na ulaşılamadı.

Öte yandan, Nazilli’de 30 Mart’taki seçimlerde, MHP’den tekrar aday olan Belediye Başkanı Haluk Alıcık, sandıktan 39 bin 829 oyla birinci olarak çıktı. AK Parti adayı Mustafa Acar’ın 27 bin 474 oyla ikinci olduğu seçimde 21 kişilik AK Parti Nazilli İlçe teşkilatı başarısız oldukları gerekçesiyle istifa etmişti. Ancak, AK Parti İl Teşkilatı istifaları kabul etmemişti.

Mansur Yavaş'ın derdi hükümeti gerdi!

Seçimlerin üzerinden 1 hafta geçmesine rağmen tartışmalar bitmek bilmiyor. Ağrı il merkezi ile, Tokat’ın Yeşilyurt, Sivas’ın Ulaş, Çankırı’nın Şabanözü, Bitlis’in Güroymak ilçesiyle, Muş’un Serinova beldesinde seçimler iptal edilirken Ankara’daki bekleyiş ise hâlâ sürüyor.CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş Yüksek Seçim Kurulu’na dün itirazını resmen iletti.

Yavaş’ın Ankara harekatını Hükümet kanadından Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin katıldığı canlı yayında eleştirdi.
Şahin, Mansur Yavaş’ın kendisini Büyükşehir Başkanı olacağı iddiasına çok kaptırdığını iddia ederek, ”Eğer amacına ulaşamazsa siyasi hayatının biteceğini sanıyor. Belki CHP’den 2015′te milletvekili olma şansı var
Sayın Yavaş’ın” dedi.
NTV’de katıldığı canlı yayında Şahin; “Ben YSK’nın il seçim kurulundan gelen kararlar sonucunda, bu kararı onaylayacağı düşüncesindeyim. Ama olayın üzerine ısrarla gidilerek oradan acaba bir sonuç alabilir miyiz diye zorlamalar yapıldığını düşünüyorum. YSK’nın bu konuda yasalar neyi gerektiriyorsa ona göre karar vereceği kanaatindeyim. İşi zorlamakta olduğunu görüyorum. Amaçlarının Ankara’da seçimlerin yenileyerek CHP-MHP ittifakını gösterebilir miyiz, cumhurbaşkanlığı seçiminde Türkiye’ye yaygınlaştırabilir miyiz diye bir proje oluşturuyor olabilir.” diye konuştu.

‘BAŞKAN OLMA DÜŞÜNCESİNE KAPTIRDI’
Şahin sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sanıyorum bir de Mansur bey, sayın Yavaş, kendisini Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olacağı düşüncesine çok kaptırdı ve seçimi kaybedince, son bir umutla işte seçimleri acaba iptal ettirebilir miyiz tezine sarıldığını görüyorum. Hatta dün o da bir balkondan konuşmuş, hakkımızı arayacağız falan diye.”

“2015′TE VEKİL OLUR”
Eğer amacına ulaşamazsa siyasi hayatının biteceğini sanıyor. Belki CHP’den 2015′te milletvekili olma şansı var Sayın Yavaş’ın. Yerel yönetimlerde bir yerlere gelme umudu kalmayınca, son bir hevesle buna sarıldığını görüyorum.”

3 Nisan 2014 Perşembe

Yalova seçiminde flaş gelişme

Yalova da 3 Raund.

Yalova'da CHP'nin seçimi 6 oy farkla kazandığının duyurulmasının ardından, AKP 124 sandıktaki geçersiz oyların yeniden sayılması için başvurdu.

 Oyların sayımına bugün saat 17.00 itibarı ile İl Seçim Kurulu'nda başlanacak.

Yalovalılar şimdi AKP'nin itiraz ettiği 124 sandıktan çıkacak sonucu bekliyor. AKP'nin itirazı üzerine bugün saat 17.00'den itibaren geçersiz oyların sayımına başlanacak. Yalova Adliye Sarayı'ndaki İl Seçim Kurulu'nda yapılacak sayıma 3 hakim ve 2 parti temsilcisi katılacak.

Halen Yalova'da seçimin galibi 6 oy farkla CHP'li aday Vefa Salman. Seçimde AKP 27 bin 223 oy alırken, CHP'nin aldığı oy ise 27 bin 229 olarak tutanaklara geçti. Bugün açılacak olan 124 sandıkta yaklaşık bin geçersiz oy olduğu biliniyor. Seçimin nihai neticesini ise bugün sayılacak oylar belirleyecek.

Seçim hileleri Akp'nin B planı mı?

Türköne'den AK Parti'ye ağır suçlama
Seçim sonuçlarını yorumlayan Zaman yazarı Mümtazer Türköne gündemdeki hile iddialarına destek verdi. Türköne AK Parti'nin seçimleri kaybetme ihtimalinde olacakları yazdı.

Seçim sonuçlarını analiz eden Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne günün en çarpıcı iddiasıyla gündemde.

SEÇİMLERDE HİLE İDDİASI

AK Parti'nin seçimlerde hile yaptığını iddia eden Zaman yazarı seçim günü Twitter ve Youtube'un yasaklı olması 41ilde yaşanan elektrik kesintileri, Cihan Haber Ajansı'na yapılan siber saldırı gibi maddeleri sıraladıktan sonra bunların "AK Parti'nin B planı" olduğunu gösterdiğini öne sürdü. "AK Parti’nin bu seçimden beklediğinin altında bir oyla çıkması durumunda düpedüz maraza kopacak ve önümüze herhangi bir seçim sonucu gelmeyecekti. Allah’tan kazanmış da, ülkeyi tüketecek bir kaosa sürüklenmemişiz." diyen Türköne "AK Parti seçim kaybetmeyi sindirecek durumda değilmiş" iddiasında bulundu.

İşte Türköne'nin yazısındaki ilgili bölüm:

SEÇİM ÖNCESİ ADİL VE EŞİT REKABET YOKTU

Seçimi kaybetme endişesi Başbakan başta olmak üzere, AK Parti kadrolarına da egemendi. Siyasetin iddia işi olduğunu bilen Erdoğan bu konularda hata yapmaz; çıtayı “birinci parti” olmaya yerleştirince bu endişenin bütün kampanya dönemi boyunca sürdüğü ortaya çıktı. İşte bu yüzden iktidar kadroları iki tedbir aldı. Birincisi devlet iktidarının sağladığı araçları, fütursuzca sonuna kadar kullanmak; ikincisi seçim günü sandıklara müdahale etmek. Birincisi her seçimde her iktidar partisinin yeteneği nispetinde alışkanlığı olduğundan, murakabesi muhalefet partilerinin görevi. RTÜK’ten kampanya döneminde çıkan kararların, muhalefetin elini-kolunu bağlamaktan ve iktidar desteğinin önünü açmaktan ibaret olması bu yüzden şaşırtıcı değil. Siyasî reklamların da dahil edileceği seçimin finansmanı sorunu nazara alındığında “30 Mart’ta ne ölçüde adil ve eşit bir seçim yaptık?” sorusu ciddi ve makul cevaplar bekliyor.

AK PARTİ SEÇİMİ KAYBETME İHTİMALİNİ ORTADAN KALDIRMIŞ!

Sandığa müdahale, demokrasinin iffetini doğrudan ilgilendiriyor. Aynı anda 41 ilde elektrik kesintisi tesadüf olamaz. Sandık sonuçlarına binlerce itirazın yapılması da, tartışmalı onca seçime rağmen alışıldık bir durum değil. Cihan Haber Ajansı başta olmak üzere, sandık sonuçları ile ilgili sağlıklı bilgiye ulaşım sağlayan kanalların siber saldırılara maruz kalması bir “B Planı”nın parçası olmalı. Twitter ve YouTube yasakları ve internetin seçim öncesinde kullanılamaz ölçüde yavaşlaması, “seçim kaybetme senaryosu”nun tedbirleri gibi görünüyor. Demek ki AK Parti’nin bu seçimden beklediğinin altında bir oyla çıkması durumunda düpedüz maraza kopacak ve önümüze herhangi bir seçim sonucu gelmeyecekti. Allah’tan kazanmış da, ülkeyi tüketecek bir kaosa sürüklenmemişiz. AK Parti seçim kaybetmeyi sindirecek durumda değilmiş. Sonuç: AK Parti’nin bu seçimleri kazanması mümkünmüş, ama kaybetme ihtimali mevcut değilmiş.

2 Nisan 2014 Çarşamba

"Elektrikleri kesen iki ayaklı hayvandır."

Seçimleri kazanan AK Parti adayının yarısı kadar oy alabilen Baydemir, pazar günü yaşanan elektrik kesintilerini hatırlatarak, "Şanlıurfa’nın elektriklerini kesen dört ayaklı değil iki ayaklı hayvandır" dedi.

Seçimi kaybedince Diyarbakır'a dönecek olan BDP'li Osman Baydemir, bugün Hz. İbrahim'in doğduğuna inanılan Balıklıgöl Platosundaki mağarayı ziyaret ederek namaz kıldı, ardından vatandaşlarla vedalaştı. Kendisine ilgi gösteren vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çektiren Baydemir, gazetecilere seçimlere ilişkin değerlendirme yaptı.

 65 gün kentte seçim çalışması yaptıklarını anlatan Baydemir, "Cumhuriyet tarihi boyunca yapılmış olan bütün seçimlerde tek partili dönemlerdeki seçimlerde dahil olmak üzere Cumhuriyet tarihinin en karanlık seçimini bu seçimlerde yaşadık. 2014 yerel seçimlerinin en karanlık seçimi de Şanlıurfa’da oldu. Biz bütün katıldığımız programlarda 'elektrik giderse bu işlere şaibe girer, karışır' demiştik. Ama seçim günü elektrikler gitti ve 5 saat boyunca gelmedi. Herkes biliyor ki; yarasalar, vampirler, hırsızlar karanlığı sever. Bu sonuç karanlığın yaratmış olduğu bir sonuçtur" dedi.

Seçmenin sandık başına giderek oyunu kullandığını ancak bazı ilçelerde oyların yakıldığını ileri süren Baydemir, "Biz seçim süreci boyunca 'demokrasi kazansın' diyerek nezaketimizi koruduk. Başkaları karanlık hesapların, fırıldakların, çirkin oyunların hesabını planını yapmıştır. Bütün sandıklardaki torbaların hepsinin ağzı açıktı. Gelen tutanakların mühürlü olması gerekirdi. Ama tutanakların yüzde 60'ı mühürsüzdü. Hilenin karışmadığı tek bir sandık kalmadı. Tutanakların büyük bir çoğunluğu tek kalem ürünü tutanaklardı. Böyle bir şey olamaz. Açık ve net söylüyorum torbaların büyük çoğunu polis getirdi. Polisler torbaları sırtlayarak Seçim Kurulu'na getiriyorlardı. Burada A’dan Z’ye devlet var gücüyle yek vücut oldu” diye konuştu.

"ŞANLIURFA SURİYENİN ARKA BAHÇESİ YAPILMAK İSTENİYOR"

Hükümetin Suriye politikalarını eleştiren ve sınır hattındaki Şanlıurfa'nın Suriye'nin arka bahçesine dönüştürülmek istendiği iddiasında bulunan Baydemir şöyle konuştu:

"Ey Şanlıurfa halkı; Suriye savaşı sizin üzerinizden verilmek isteniyor. Yarın Suriye’den Şanlıurfa merkezine ve ilçelerine birkaç füze düşerse sanmayın ki o füzeleri Esad atmıştır. O füzeleri bakanın kendisi atmıştır. Eğer Şanlıurfa topraklarına bir füze düşerse bu Suriye rejimi tarafında atılmış bir füze olmayacaktır. Bakan Faruk Çelik tarafından, Başbakan, MİT Müsteşarı tarafından atılmış bir füze olacaktır. Şanlıurfa Suriye savaşının arka bahçesine dönüştürülmek isteniyor. Önümüzdeki birkaç yıl Şanlıurfa için zorlu yıllar olacaktır. Suriye savaşı bizim savaşımız değildir. Suriye savaşını çıkartmak isteyenler, hırsızlıklarını, rantlarını gizlemek isteyenlerindir. Bu oyuna gelmeyin. Bizim nefesimizi her zaman enselerinde hissedecekler. AK Parti'nin oyu bu kentte yüzde 65 değildir. BDP’nin oyu bu kentte yüzde 30 değildir. Biz başa baş giden iki partiydik, devlet bütün kurumlarıyla adeta hırsızlıkta sınır tanımadılar. Bu dünyanın sonu değildir, daha başlangıçtır."

"ELEKTİRİKLERİ KESEN İKİ AYAKLI HAYVANDIR"

Seçim günü yaşanan elektrik kesintilerine Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı'nın 'trafoya kedi girdi' yorumuna ilişkin görüşü de sorulan Baydemir şöyle devam etti:

"Benim bildiğim bütün kediler dört ayaklıdır. Doğrudur elektrikleri kesenler hayvandır. Ama Şanlıurfa’nın elektriklerini kesen dört ayaklı hayvan değildir iki ayaklı hayvandır. Enerji bakanı çok doğru söylüyor elektriği kesenler hayvandır. Ama Şanlıurfa’daki elektriği kesenler, iki ayaklı hayvanlardır. Barış ve demokrasi mücadelesine tam gaz devam edeceğim. Ama hırsızlara, yarasalara, kan emicilere boyun eğecek değiliz. Bizden kaynaklı bir gerilim olmadı. Muhtarlık seçiminden 6 kişi öldü. Bununla da mücadele edeceğim. Ben başbakan olursam hırsızlık ve yolsuzlukla anılacaksam benim başbakanlığım 50 kere yerin dibine girsin. Bir insanın itibarı yoksa yüzde 155 alsan ne yazar. Elektronik düzenek sende, hakim sende, hem resmi hem de gayri resmi para sende. Bu dünya Nemrut'a kalmadı size mi kalacak."

COİNPAYU İLE 25+ KAZANDIM.

COİNPAYU İLE 25+ KAZANDIM.
Hergün siteye gir kısa reklamları izle.Yüzlerce anketten istediklerini yap.Görevleri tamamla Günün sonunda en yüksek puanı topla 25+ $KAZAN.Unutma görevler ve anketlerden kazandığından hariç ilk 1000 kişi hergün bonus olarak $ kazanıyor.                   Defalarca ödeme aldım.Türkiye de yaşayanlara ödeme yapıyor.Dikkat etmeniz gereken nokta görevleri yaparken doğru cevaplar verin.Genelde şirketlerin kullanıcıların alışveriş alışkanlıklarını ve ürün tercihlerini öğrenmek için yaptığı araştırma anketleri çıkıyor.Ve soruyu okumadan rastgele işaretlemeyin.İlk birkaç gün en çok ödülü siz kazanma şansını elde edemeseniz bile.Hergün 1 saate yakın zaman harcarsanız ilk 1000 kişiye kein giriliyor. Denemekte fayda var.