Tayyip Erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tayyip Erdoğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Kemal Kılıçdaroğlu: "Bi git be adam"

Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a “Senin defolup gitmen lazım” dedi.

KILIÇDAROĞLU'NDAN ERDOĞAN'A "SENİN DEFOLUP GİTMEN LAZIM"

Partisinin grup toplantısında konuşma yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan Tayyip Erdoğan’a sert tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu Erdoğan için “3 gün sussa Türkiye’de huzur olur. Her gün konuşuyor her gün kavga. Sürekli bir gerginlik ortamı yaratılıyor ve belli siyasi partiler bunlardan beslenmeye çalışıyor” şeklinde konuştu.

 CHP lideri Kılıçdaroğlu “Toplumu bölüyor, renklere tahammül edemiyor. Senin defolup gitmen lazım” ifadelerini kullandı. Okmeydanı’nda yaşananlara da değinen Kemal Kılıçdaroğlu “Yüzü maskeli elinde silah olayları çıkaranlar kimse bunları çıkarsınlar. Gezi olaylarında TOMA’ya Molotof atan polisleri gördük. Hükümetin bir an önce bunu çıkarması lazım” dedi.

​Huzur istiyoruz ama huzurlum bir Türkiye yok. Bu kötü günler arasında bize bir armağan hediye edildi. Nuri Bilge Ceylan Cannes’da Altın Palmiye aldı. Onunla gurur duyuyoruz. Onun filmlerinin her karesi bir sanat eseri gibidir. İzlerken duygulanırsınız. Fazla konuşma yoktur ama kendinizi filmin içinde hissedersiniz. O bir sinema bilgesidir. Tekrar yürekten kutluyorum bize armağan ettiği ödül için.

Taşeron işçiliğin kaldırılmasını isteyen tek parti CHP’dir. Taşeron işçilik döneminin bitmesi lazım. Defalarca bütün mitinglerde bunu dile getirdim. TBMM binası dahil bütün kamu kurumlarında taşeron işçi çalıştırılıyor. Sendikalara sesleniyorum. Taşeronluğa karşıysanız adresiniz CHP’dir. Taşeronluğu Türkiye’ye bela eden bu düzeni savunacak mısınız savunmayacak mısınız? Soma eylem yapan bütün işçi kardeşlerimizi yürekten kutluyorum. Sizin emeğinizi satan sendikacılara sakın güvenmeyin. Her zaman sizin yanınızda olacağız.

İKİ MİLYON TAŞERON İŞÇİYE SESLENİYORUM

Ama hala gidip de sizin emeğinizi sömüren, örgütlenmenize engel olan bir siyasal partiye destek verirseniz başınıza daha çok şey gelecek. Hep beraber ağlayacağız ama ağlamak çözüm değil. Çözümü beraber üreteceğiz. AB’de, ABD’de, Japonya’da hangi haklar varsa Türkiye’de de o haklar olsun diyoruz biz. 2 milyon taşeron işçiye tekrar sesleniyorum. Kimse kusura bakmasın. Sizin yeriniz, sizin ocağınız CHP’dir. Siz halktan birisiniz. Sizin haklarınızı arıyoruz. Ne arıyorsunuz sağda solda. Umut mu bekliyorsunuz. Onlardan size umut yok. onların kendisi köşeyi dönmeyi istiyor.

Ölen kardeşlerinizin mücadelesini yapmak zorundasınız. Onlar da işçiydi siz de işçisiniz. Onlar da çalışıyorsunuz siz de çalışıyorsunuz ama emeğinizi sömürtmeden. Yeriniz artık bellidir. Geleceksizin. eliniz mahkum. Ya sömürülmeye katlanacaksınız ya da ben de emeğimin hakkını almak istiyorum diyeceksiniz.
Türkiye riskli bir sürecin içine girdi. Gerginlik yaşanıyor ülkede. Kullanılan dil gerginliği besliyor. Tekerlek kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur ama biz tekerlek kırılmadan önce yol gösteriyoruz. Siyasetçinin sorumluluğu aydınlardan biraz daha fazladır. Çünkü temsil yetkimiz var. Halktan oy almışız. Kendisi sorun olan iktidara karşı çözüm üretmeliyiz.

“ÜÇ GÜN SUSSA ÜLKEDE HUZUR OLUR”

Emin olun 3 gün sussa Türkiye’de huzur olur. Her gün konuşuyor her gün kavga. Sürekli bir gerginlik ortamı yaratılıyor ve belli siyasi partiler bunlardan beslenmeye çalışıyor. Biz muhalefete görevimizi yapıyoruz. Hükümet ülkeyi akılla yönetmeli öfkeyle değil. Kendisiyle kavga eden bir siyasal anlayış olabilir mi?

“GERGİNLİK OLMASIN DİYE BAZI HATALARI GÖRMÜYORUZ”

Toplumda kutuplaşma gerginlik omasın diye çok hassas davranıyoruz. Bazı hataları toplumda fazla kutuplaşma olmasın diye görmüyoruz. Soma olaylarında Gezi olaylarında toplumda kutuplaşma olmasın diye çok hassas davrandık.
Biber gazını copları bizim milletvekillerimiz yedi. Neden? Vatandaşın çocuğu dövülmesin biber gazı yemesin diye. Yanlış mı yapıyoruz biz acaba.

Yüzü maskeli elinde silah olayları çıkaranlar kimse bunlar bunları çıkarsınlar. Biz bunlara karşıyız. Her zaman söyledim yine söylüyorum. O kişiler acaba kim? Gezi olaylarında TOMA’ya Molotof atan polisleri gördük. Şimdi toplumda bu kutuplaşmayı yaratanlar kimler. Hükümetin bir an önce bunu çıkarması lazım.
Ben 68 kuşağındanım. Hep ülkemin bağımsızlığını savundum, huzuru savundum. 1960 ihtilali sonrası üç siyasetçiyi darağacına gönderdik. o dönem belki birileri alkışladı ama bugün siyasetçilerin idam edilmesinin ne kadar yanlış olduğunu hepimiz görüyoruz.

Daha sonra üç gencimizi idame gönderdik. Neden? İntikam hırsıyla.
Biz yaşananlardan ders çıkarmak zorundayız. Uygar dünya yaşadığı acıları bir toplumsal kazanıma dönüştürdü.
Biz tarihten ders almadık. O acıları toplumsal kazanıma dönüştüremedik. birileri geldi bizi geçti biz toplumu ayrıştırarak yeni fay hatları yaratarak toplumu bölüyoruz.
Bugün cumhuriyet tarihinin en büyük kırılmasıyla karşı karşıyayız. Toplum ayrışmış durumda. Ayrıştıran bölen halkı kullanan halkı kendisine köle haline getiren siyasetçiler.

Eğer siz karşınızdaki insanı insan yerine koyup onun derdini acısını bilirseniz, acısını paylaşabilirseniz toplumsal kazanım yakalarsanız. Ama onu ötekileştirirseniz yakalayamazsanız. Siz düşünebiliyor musunuz empati kuramayan bir siyasetçi? Onu oy makinesi olarak gören bir siyasetçi. Onun sorunlarına çözüm üreten değil. Türkiye onları aşmak zorundadır.. Yeni bir Türkiye’yi yaratacağız. Farklılıklarımız var mı elbette var. Ama onları zenginlik olarak göreceğiz. Eğer siz birisini ötekileştirirseniz, yaptığınız tüm haksızlıkları meşrulaştırmış olursunuz.
İnanç açısından, mezhep açısından ötekileştirir ve ondan sonra söyleyeceklerine meşruluk kazandırmaya çalışır. Bakın tarihe. Biz bunlardan ders çıkardık mı? Hayır ders çıkarmadık. Her seferinde başa dönüyoruz. Biz kalkınamıyoruz, büyüyemiyoruz.

Kendi iç sorunlarıyla sürekli kavga eden bir siyaset anlayışını bir tarafa bırakmak zorundayız. Bizde güzel bir laf var “Susma sustukça sıra sana gelecek” işçilerimizin söylediği.
Sadece sizin sorunlarınızı değil Türkiye’deki bütün işçilerin sorunlarını çözmeye talibiz. Emeklinin sorunu, çiftçinin sorunu, işçinin sorunu, ev hanımlarının sorunu hepsini çözmeye kararlıyız.
Ama bu slogan ne zaman atılıyor? Sıra onlara geldiği zaman atılıyor. Oysa bizim inancımızda haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır deniyor. Haksızlıklara karşı susmayacaksın.

“BU SENDİKA DÜZENİNİ, SENDİKA AĞALIĞINI YIKACAĞIZ”

Ben isterdim ki TEKEL işçileri Kızılay’da dövüldüğü zaman Türkiye’nin bütün işçileri Ankara’da olsun. ben isterdim ki Soma’da 301 işçi hayatını kaybederken bütün sendikalar orada olsun. Ama bunlar olmuyor. İşçi kardeşim size sözüm var, bu sendika düzenini, sendika ağalığını yıkacağız ve onlardan da hesap soracağız.
Ayrışmadan söz ettik, kamplaşmadan söz ettik. Siz kamplaştırırsanız renkleri yok edersiniz. Bir siyah kalır bir beyaz kalır. Oysa güneş bile yedi renkli. Neden politikacı sert bir dil kullanıyor? Neden umut vaat etmiyoruz. Neden hep kavga ediyoruz. Neden ağzını açtığı zaman tepeden tırnağa hakaretlerle bu insanı maruz kalıyor. Bakın 301 işçi hayatını kaybetti. Ben de Soma’ya gittim. Bir kadıncağız bize sitemini yaptı. Yanımdakine de bu kadıncağız haklı dedim.

“ÖRNEK VERDİĞİ TARİHTE DAHA AMPUL İCAT EDİLMEMİŞTİ”

Sonra bir de bu ülkenin başbakanlık koltuğunda oturan zatta gitti. Evet gitmesi gerekir. Gayet güzel, bakın 301 kişi hayatını kaybetmiş. Yaş ortalaması 10 olan 432 çocuk yetim kalmış. Eşler yok, evlatlar yok. Büyük acı yaşanıyor. Bu gidiyor, sanki miting meydanı gibi kürsüyü koyuyor, başlıyor konuşmaya. Doğal bir ölüm kabul ediyor. Madenciliğin fıtratında doğasında böyle ölümler var diyor ve 1870’in 60’ın İngiltere’sinden örnek veriyor. 1860’da Abdülmecit tahtta ve ampul icat edilmemiş. Sen nasıl bu örneği verirsin. Bundan sonra Soma ayağa kalıyor. Herkes itiraz ediyor, yuh çekiyor. Efelenerek vatandaşın üzerine yürüyor. Yuh çekersen tokadı yersin diyor.

“SENİ TOKATLAYAN ADAMIN HALA ARKASINDAYSAN ORAYA BEN ÜÇ NOKTA KOYUYORUM”

“Yahudi dölü” diye ona hakaret ediyor. Sonra 4 bin polisle gidiyor ve de markete sığınmak zorunda kalıyor. Sonra marketteki bir vatandaşı da tokatlıyor. İlk kez bizim tarihimizde, bir ülkenin başbakanı kendi vatandaşını tokatlıyor. Bu ülkenin insanlarının 76 milyonun vicdanına sesleniyorum. Seni tokatlayan adamın hala arkasındaysan oraya ben üç nokta koyuyorum. Kimse kusura bakmasın.
Böyle bir şey olabilir mi? Bu şu demek, gidiyorsunuz cenaze evine başsağlığı dilemeye. Cenaze sahibine hakaret ediyorsunuz, bir de dövüyorsunuz. Biz oraya acıları paylaşmak için gittik. Onlar itiraz eder elbette eder. Düne kadar kim dinledi onları? Adam yerine bile koymadılar. Gideceksiniz çalışacaksınız dediler.

Çatı adayı Erdoğan'ı üzecek.

"ÇATI ADAY" ERDOĞAN'A İLK MAĞLUBİYETİNİ TATTIRACAK

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Başbakan Erdoğan'ın 'Çatı aday' konusuyla ilgili yaptığı "Aslında Pensilvanya'daki zat uyuyor ama onun da üniversite diploması yok" sözlerine tepki gösterdi.'

Hamzaçebi, "O otursun kendisine baksın. Kendisi Cumhurbaşkanı olamayacaktır. Olmanın hesaplarını yapıyor, müzakerelerini yapıyor, ittifaklar arıyor. Ama Recep Tayyip Erdoğan ilk büyük yenilgisini bu Cumhurbaşkanlığı seçiminde alacaktır" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Hamzaçebi, 'Çatı aday' konusunu değerlendirdi. Hamzaçebi, "Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi adayı olarak da bakmamak gerekir buna. Bu aday başka bir partiden de olabilir. Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partili bir adayı tarif etmiyoruz. Böyle bir tarifimiz yok. Milliyetçi Hareket Partisiyle buluştuğumuz çok temel bir nokta var; Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olmamalıdır" dedi.

Hamzaçebi, "Cumhurbaşkanı bütün toplumun birliğini temsil eden bir kişidir, bir partinin adayı değildir" diyerek, şöyle devam etti:

"Şüphesiz bir partiye mensup olabilir ama seçildiği andan itibaren Cumhurbaşkanı Anayasamıza göre tarafsız olmak zorundadır. Biz tarafsız cumhurbaşkanını tarif etmeye çalışıyoruz. Seçildiği anda partisiyle bir bağı varsa bu kesilecek ve toplumu temsil edecek. Çatı direkler, sütunlar üzerine yükselir. Direklerden herhangi biri olmaz veya eksik olursa sadece bir partinin oyuyla seçilip de ve o partiyi temsil eden bir kişi olarak hareket ederse bunun adı cumhurbaşkanı olmaz, partili bir cumhurbaşkanı olur, bu çatıda ayakta kalmaz çöker. Dolayısıyla aday bu şekilde olmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi adayı olarak da bakmamak gerekir buna. Bu aday başka bir partiden de olabilir. Cumhuriyet halk Partili ve Milliyetçi Hareket partili bir adayı tarif etmiyoruz. Böyle bir tarifimiz yok. Milliyetçi Hareket Partisiyle buluştuğumuz çok temel bir nokta var Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı olmamalıdır. Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olduğu Bir Türkiye, özgürlüklerden uzaklaşmış, insan hak ve özgürlüklerini kilitlemiş, bunların önüne engel koymuş tutsak bir Türkiye demektir. Bu kadar yolsuzluğa, şaibeye bulaşmış bir kişi Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı makamına layık değildir."

'MHP İLE ÖNEMLİ OLAN İLKELERDE MUTABIK KALMAK'

"MHP ile bir temas başladı mı?" sorusuna Hamzaçebi, "Temas, bir şekilde olur. Önemli Olan ilkelerde mutabık kalmak" diye cevapladı.

Hamzaçebi, Başbakan Erdoğan'ın 'Çatı aday' öneriyle ilgili yaptığı "Aslında Pensilvanya'daki zat uyuyor ama onun da üniversite diploması yok" sözlerinin hatırlatılması üzerine ise şöyle konuştu:

"Kendisi mi düşünüyordu acaba, herhalde espri yapmıştır. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değil. O otursun kendisine baksın. Kendisi Cumhurbaşkanı olamayacaktır. Olmanın hesaplarını yapıyor, müzakerelerini yapıyor, ittifaklar arıyor. Ama Recep Tayyip Erdoğan ilk büyük yenilgisini bu Cumhurbaşkanlığı seçiminde alacaktır. Ben buna inanıyorum."

Başbakan Erdoğan'ın 'Cadı avı' açıklamasına yönelik Hamzaçebi, "Amerika'da bir dönem 50'li yıllarda McCarthy dönemi vardı. O döneme benziyor. Yapsın bakalım. Türkiye hukuk devletidir. Bugün hukuku, egemenliği gücü altına almaya çalışan bir Tayyip Erdoğan vardır. Ama Türkiye'de hukuku milleti teslim alamayacaktır. Bu o kadar kolay değildir. Hukuk vardır. Kanunlarla kamu görevlilerinin görevlerine son verebilir, bunları yapıyor HSYK'da yaptı, başka kurumlarda yaptı. Bunların döneceği yerler vardır. En son milletten dönecektir. Sanmasın ki Bu yüzde 43 oy, onun antidemokratik otoriter uygulamalarına destektir. Hayır, hala 43 oyu yanlış yorumlayan bir Başbakan vardır."

Utanmazlığın resmini yapabilir misin Abidin?

Erdoğan, dünkü grup konuşmasında birçok ismi ve Alevi yurttaşları hedef aldı. Hüseyin Aygün, Erdoğan’a ‘Çağımızın Muaviyesi’ diyerek yanıt verdi. Erdoğan’a verilen Soma tablosu tepki çekti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AKP grup toplantısında konuştu. Erdoğan, yaptığı konuşmada yine toplumu gerecek sözler sarfetti. Başbakan Erdoğan’a TBMM’deki konuşmasının ardından madencilerle birlikte görüldüğü bir tablo hediye edildi. 2012 Temmuz’unda da Başbakan Erdoğan’a Ak Parti Van İl Kongresi’nde depremin simgesi olan Yunus Geray’ın fotoğrafı verilmişti. Erdoğan’ın konuşmasında satır başları şöyle:

MEVZUYU HALA ‘ANLAYAMADI’
»İstanbul’da Gezi Parkı’nda başlayan eylemler. Neymiş? Ağaçlar sökülüyormuş. Düğmeye basılıyor, legal illegal örgütler huzuru bozacak bir noktaya bu işi ulaştırıyorlar. Huzur istikrar ve ekonomi hedef alınıyor. Her gün sokaklarda şiddet vandallık görüntüsü. Ortada herhangi bir şey yok. Tek gerekçeleri ne? 12 tane ağaç.

SOMA’DA BİLE ‘ALEVİLER’ DEDİ
»Okmeydanı’nda eli kanlı terör örgütünün (DHKP-C) dışarıdan desteklenmediğini söyleyecek olan var mı? O malum Tunceli milletvekili başta olmak üzere CHP vekilleri o örgütün vekilleri gibi davranıyorlar. CHP Alevi vatandaşlarımızın duygularını istismar etmekten, onlar üzerinden çatışma senaryolarını beslemekten başka hiçbir şey yapmamıştır ve yapmaz. Alevi vatandaşlarımın da bu yaşananlardan rahatsız olduğunu biliyoruz. Alevi vatandaşlarım lütfen iki yüzlü siyasetçilere prim vermesinler.

»Biz alevi kardeşlerimizin sorunlarını bir istismar olarak kullanılmasına asla izin vermeyiz. Hızır paşalar asırlar öncesinde kalmıştır. Açılın kapılar şaha gidelim diye, medet arama dönemi de asırlar öncesinde kalmıştır. Türkiye’de kimin ne meselesi varsa o bizim meselemizdir.

»Soma’da yaşananlar. Yahu orada bile Alevi vatandaşlarımızı sağdan soldan toparlayıp Soma’ya getiriyorlar. Niye? Bu defa da Soma’yı karıştıracaklar. Ben buradan Soma’daki maden işçilerine sesleniyorum. Bu CHP’nin bu bölücü terör örgütü yandaşlarının, legal yada illegal örgütlerin oyununa gelmeyin. Sizi bunlar yalnız bırakırlar.

»Yaşanan onca tahrike rağmen, Allah’a sonsuz şükürler olsun bu millet oyuna gelmedi. Bu yetmez, biz yeni Burakcan’ların terörün içine sokulan yeni Berkin’lerin Okmeydanı’nda olaylarda ölen Uğur’ların Ayhan’ların ölmesine yitip gitmesine tahammül gösteremeyiz.

»Bu hafta sonu Almanya’daydım. Oradaki Ali’siz Alevilere miting yapma izni verilmiş. Alınan önlemler başarılı olduğu için hiçbirisi arzusuna ulaşamadı. birgün.net

27 Mayıs 2014 Salı

Erdoğan kurmaylarına kızdı köpürdü: "Tembel tembel oturmayın."

AK Parti'nin anketinde Erdoğan'a büyük şok

Soma faciasının ardından AKP’nin yaptığı anketler, hükümetin oylarının düştüğünü gösterdi. Köşk seçimi yapılan ankette de Gül’ün önde olması Erdoğan’ı çok kızdırdı. Kurmaylarına 'tembel tembel oturmayın' dedi.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından yenilenmesine karar verilen Yalova ve Ağrı seçimlerine kısa bir süre kala Ankara’da tansiyon yükseldi.

 Başbakan Erdoğan’ın masasında iki ille ilgili seçim anketleri bulunuyor. Anketlerde, AKP’nin oylarının iki ilde de düşük çıktığı öğrenildi. Bu nedenle Başbakan Erdoğan’ın, kurmaylarını fırçaladığı ve “Ankara’da tembel tembel oturmayın” diyerek parti yöneticilerini fırçaladığı bildirildi.

Türkiye, Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyasi açıdan kritik bir haftaya girdi. 1 Haziran’da iki ilde yenilecek olan seçimler Cumhurbaşkanlığı seçimleri için de gösterge olacak. Bu nedenle Başbakan Erdoğan, Ağrı ile Yalova’da yapılacak seçimlere büyük önem veriyor.

Taraf gazetesinden Hüseyin Özay'nın haberine göre; Soma’da yaşanan facianın ardından çeşitli anketler yapıldı. Bu anketlerle Cumhurbaşkanlığı ve iki ildeki seçim eğilimleri ölçülmeye çalışıldı. AKP yöneticilerinden edinilen bilgiye göre, Soma faciasının ardından oylarda belirli oranda bir düşüş yaşandığı görüldü. Hatta seçim yapılacak iki ilde de, AKP’nin oylarının 30 Mart’ın da altına düştüğü tespit edildi. Bunun üzerine, Başbakan Erdoğan yakın kurmaylarını iki ile gitmelerini istedi. Hatta kulislerde, Başbakan Erdoğan’ın kurmaylarını Ankara’da oturduğu için fırçaladığı “Tembel tembel Ankara’da oturmayın. O iki ili de istiyorum” dediği konuşuluyor. Erdoğan, hafta sonu Yalova’da miting yaparak, partisine oy istemişti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de, seçimi yenilenecek illerde çalışmalar yürütüyor.

YERKEL “GÖREVDEN ALINDI” İDDİASI
Öte yandan yine, Soma faciasının siyasi sonuçlarını araştıran AKP, faciadan çok Başbakanlık Özel Kalem Müdür Yardımcısı Yusuf Yerkel’in, bir madenciye tekme atmasının toplum üzerinde büyük bir tepkiye yol açtığını belirledi. Bunun üzerine, Yerkel’in Başbakanlık makamından uzaklaştırıldığına yönelik haberler basına servis edildi. Ancak Başbakanlık’ın resmi sitesinde Yusuf Yerkel’in ismi halen özel kalem müdür yardımcısı olarak geçiyor. Bu durum kafaları karıştırdı.

GÜL ÖNDE
Öte yandan AKP içinde, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin yapılan bir anket de konuşuluyor. Kısa bir süre önce AKP, isim belirtmeden, “Cumhurbaşkanlığı’na kim aday olsun” sorusu yöneltildi. Anket, büyükşehirlerde yapıldı. Ankette, yüzde 25 Cumhurbaşkanı Gül, yüzde 24 Başbakan Erdoğan, yüzde 18 Meral Akşener, yüzde 17’de Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç çıktı. Bu durum parti yönetiminde de rahatsızlığa yol açtı.

26 Mayıs 2014 Pazartesi

İnce: "Başbakan'dan 3 yalova palavrası."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Yalova mitinginde söyledikleri CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce’nin tepkisine neden oldu.
Sözcü’ye konuşan İnce şunları söyledi;
Başbakan Erdoğan Yalova’daki konuşmasında palavralarını sıraladı.
Birinci palavrası hiçbir zaman AKP bir oy fark ile seçimi kazanmadı. Tek bir mazbata verildi o da CHP’li Vefa Salman’a…
İkinci palavrası hile yapıldı diyor. Aslında söylediği doğru ancak hileyi yapan biz değil onlardı. Kendilerinin sandık görevlisini de biz belirleyecek değiliz. Zihinsel engelli kişi oy kullandı diye iptal edildi. Bir diğeri de meclis üyesinin yeğeninin kullandığı oy iptal gerekçesi oldu…
Üçüncü palavrası ‘Yalova’yı deprem enkazının altından biz kurtardık’ diyor. Buna inanan bir Yalovalı varsa cumhuriyet meydanında takla atacağım. Bu kadar büyük palavra ayıptır günahtır. Depremin üzerinden üç sene geçmiştir ne yapmıştır? Hiçbir şey. Bir şey yaptılar o da  deprem vergilerini almaya devam ettiler.
Bir başbakanın alt-üst geçit sözü vermesini, pazar yerinin üstünü kapatacağız demesini, ağız diş sağlığı için bina kiraladıklarını bile söylemesini anlamak mümkün değil. Bir başbakanın bu kadar küçüldüğünü ilk kez görüyorum. Bu kadar küçülen Cumhuriyet tarihindeki ilk başbakandır.
Bu seçimde hiç itiraz olmayacak çünkü açık ara alacağız.
Başbakanın mitingini yüksek bir binadan izledim. Bursa ve Kocaeli’nden gelen otobüslere özel park alanı yaptılar. 500 otobüslük park alanı yaptılar. İstanbul’dan gelen büyük tekneler kuyrukta bekledi iskeleye yanaşmak için…Yalovalılar aşırı insan geleceği için sokağa çıkmamıştı.

Çıplak turistler Erdoğanı izledi.

Başbakan Erdoğan, İstanbul'dan Ankara'ya gitmek için geldiği VIP Salonu'nun üstünde bulunan havalimanı otelindeki bir çift turistin meraklı gözlerle camdan bakmaları da dikkat çekti.

Otel odası penceresinde iki çıplak turist


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan, özel Ana uçağıyla saat 13.30’da Atatürk Havalimanı’ndan Ankara’ya uçtu.

 VIP Salonu önünde Erdoğan çiftini İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve diğer yetkililer uğurladı.

Bu arada Başbakan Erdoğan’ın VIP salonuna girişinin ardından, salonun üstündeki otel odasının penceresinden belden yukarısı çıplak bir turist ile yanındaki kadın, dışarıdaki kalabalık ve konvoya bakarken objektiflere takıldı.

25 Mayıs 2014 Pazar

Erdoğan Cumhurbaşkanı adaylığını açıkladığı gün Başbakanlık'tan istifa etmeli.

Seçimlere katılan kamu görevlilerine istifa zorunluluğunu hatırlatan Aşık, Erdoğan’In buna istisna sayılamayacağını iddia etti.

İşte Melih Aşık’ın yazısının ilgili bölümü:
Cumhurbaşkanlığı Seçim Kanunu’na göre adaylığı kesinleşen kamu görevlilerinin istifa etmesi gerekiyor.
Kanunda hakimler, savcılar, öğretim üyeleri gibi meslekler sayılmış… Ancak milletvekili ve bakanlar ayrıca sayılmamış. Vural Savaş, Atilla Kart gibi hukukçular Meclis üyelerinin de kamu görevlisi olduğunu, Başbakan aday olduğu takdirde görevden istifa etmesi gerektiğini vurguluyorlar.

Buna karşılık Burhan Kuzu gibi AKP sözcüleri Başbakan’ın istifa zorunda olmadığını iddia ediyor. Düşününüz ki… Başbakanlık’ta bir düz memur iseniz, seçim kampanyasında kamunun imkânlarını kullanmamanız için görevden istifanız gerekiyor. Ama Başbakan iseniz istifanız gerekmiyor… Böylesi mantıksızlığı bir kuzu bile kabul edebilir mi?

Hatırlarsanız yerel seçimler öncesinde belediye başkanlığına aday olan bakanlar, yasada açık hüküm olmamasına karşın, doğrusunu yaparak etik gerekçeyle istifa etmiş, Başbakan da o gerekçeyi yerinde bularak istifaları kabul etmişti. Hatta istifalarını Başbakan istemişti.
Başbakan 12 Temmuz’da adaylığı kesinleştiği anda görevini bırakmalıdır…
CHP ve MHP de konuyu bir zahmet şimdiden gündeme getirmelidir.

“Başbakan sallıyor, kaşar, simit, çay ve manzara güzel”

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisince Yalova'da düzenlenen mitinge katılarak halka hitap etti.

 CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de Başbakan Erdoğan'ın konuşmasını meydandaki bir salondan izledi.

Mitingin düzenlendiği Cumhuriyet Meydanı’nı gören bir lokantadan Erdoğan’ı izleyen İnce, Twitter hesabından “Başbakan sallıyor, kaşar, simit, çay ve manzara güzel”  mesajıyla fotoğraf paylaştı.

Almanya da Erdoğan eylemleri

Başbakan Erdoğan bugün Almanya'nın Köln kentinde konuşacak. Erdoğan'ın konuşma yapacağı Lanxess Arena önünde destekçileri, kentin başka bir alanındaysa protestocular toplanmaya başladı.

Erdoğan Almanya programı kapsamında bugün Avrupalı Türk Demokratlar Birliği’nin (UETD) 10. kuruluş yıldönümü toplantısına katılacak.

Toplantı Köln’deki 20 bin kişilik Lanxess Arena’da yapılacak.
Etkinliği izlemek isteyenler salon önünde toplanmaya başladı.

LANXESS ÖNÜNDE DESTEK SLOGANLARI
Grup, ‘Bu millet seninle gurur duyuyor’, ‘Recep Tayyip Erdoğan’ sloganları atıyor.
Köln’deki Ebertplatz’da ise Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) ve Avrupa Alevi Birlikleri

Konfederasyonu’nun (AABK) çağrısıyla bir protesto yürüyüşü düzenleniyor. Bu yürüyüşe katılacak olanlar eylem alanında bir araya gelmeye başladı.
Bunun dışında aşırı sağcı görüşleriyle bilinen Pro NRW adlı grubun da bir gösteri yapacağı bildiriliyor.

24 Mayıs 2014 Cumartesi

Tayyip Erdoğan her zaman ki gibi.

Her zamanki gibi kin ve nefret tohumları ekiyor

Tayyip, olaylarda ölen masum vatandaşlar için rahmet okuyacağına milleti kışkırtıyor, bölüyor, polise gaz veriyor…
İşte dünkü sözleri:


- Neymiş… Berkin Elvan’ı anacaklarmış.
- Her ölüm hadisesinde bir anma mı olacak.
- Ölmüştür geçmiştir.
- Kıran, döken karşısında polis nasıl sabrediyor anlamıyorum.
- Soma’yı bahane edip, vuran kıran, her fırsatta polise saldıranlar karşısında
elbette susmayacağız.

Erdoğan, 2 kişinin polis şiddetiyle öldüğü gün, bu açıklamayı yaptı Toplumdaki kutuplaşmayı derinleştiren Erdoğan, büyük tepki çekti
Baş­ba­kan Tayyip Er­do­ğan, yan­gı­na kö­rük­le gi­di­yor… Yü­re­ği ya­nan ai­le­le­rin acı­sı­na acı ka­tı­yor. An­ka­ra­’da­ki Ge­niş­le­til­miş İl Baş­kan­la­rı top­lan­tı­sın­da ko­nu­şan Baş­ba­ka­n’­ın he­de­fin­de, Ge­zi­’de po­li­sin gaz kap­sü­lüy­le ölen Ber­kin El­van (15) var­dı. Da­ha ön­ce mi­ting­de Ber­ki­n’­in an­ne­si­ni yu­ha­la­tan Er­do­ğan, bu kez kü­çük ço­cuk için “Öl­müş­tür, geç­miş­ti­r” de­di. Ok­mey­da­nı­’n­da 2 ki­şi­nin ha­ya­tı­nı kay­bet­ti­ği gün ya­pı­lan bu açık­la­ma tep­ki çek­ti. İş­te Er­do­ğa­n’­ın o ibretlik söz­le­ri:

“Öl­müş­tür, geç­miş­tir!”
İş­çi ar­ka­daş­la­rı­mız ‘Ne za­man işi­mi­ze ge­ri dö­ne­ce­ğiz?’ di­yor. ‘Bü­tün ön­lem­le­ri­mi­zi ala­lım son­ra işi­ni­ze baş­la­ya­cak­sı­nız’ de­dim. Maden kazalarını sıfırlamak mümkün değil.
301 şe­hi­di­mi­zin acı­sı ta­zey­ken sus­tuk. Ama kim­se ku­su­ra bak­ma­sın. So­ma­’yı ba­ha­ne edip kı­ran, dö­ken kar­şı­sın­da yi­ne sus­ma­ya­ca­ğız.
Ney­miş Ber­kin El­va­n’­ı an­mak için tö­ren­ler dü­zen­le­ye­cek­ler­miş. Her ölüm ha­di­se­sin­de bir tö­ren mi dü­zen­le­ye­ce­ğiz. Öl­müş­tür geç­miş­tir.
Bü­tün bu araç­la­rın üze­ri­ne bu te­rö­rist­ler cam­la­rı kır­ma­ya ça­lı­şı­yor­lar. Po­lis eli ko­lu bağ­lı mı ka­la­cak, bir şey yap­ma­ya­cak mı? Na­sıl sab­re­di­yor­lar an­la­ya­mı­yo­rum.
El­le­rin­de akıl­lı te­le­fon­la­rıy­la ah­kam ke­ser­ler, ya­lan söy­ler­ler.
twit­te­r’­da at­tık­la­rı twe­et gün­dem lis­te­si­ne gir­mi­yor­sa bun­lar için hiç­bir ko­nu önem­li de­ğil­dir. Bun­lar ken­di­le­ri 140 ka­rak­ter ya­zın­ca dün­ya­yı kur­ta­ran adam zan­ne­der­ler.
Bun­lar lüks ka­fe­ler­de otu­rur­lar, de­niz gö­ren ya­lı­la­rın­da Bo­ğa­z’­a na­zır vil­la­la­rın­da otu­rur­lar.

23 Mayıs 2014 Cuma

Simitci'nin sağlığı Başbakan'a emanet!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün cuma namazını Beştepe’de bulunan Hisarcıklıoğlu Camii’nde kıldı. Cami çıkışında İlhan Sevindi isimli simitçinin yanına giden Erdoğan, simitçinin gömleğinin cebindeki sigara paketini alarak, "Sigarayı bırakmazsan simitlerini almam" dedi.

BÜTÜN SİMİTLERİ ALDI

Simitçi sigarayı bırakma sözü verince Erdoğan, bütün simitleri satın alarak vatandaşlara dağıttı.

CUMA NAMAZI ÖNCESİ SERT AÇIKLAMALAR

Başbakan Tayyip Erdoğan, cuma namazı öncesi Okmeydanı’nda yapılan, iki vatandaşın ölümüyle sonuçlanan, Soma maden faciasını ve Berkin Elvan’ı anma törenlerine karşı sert bir konuşma yaptı.

"HER ÖLÜMDE BİR TÖREN Mİ DÜZENLEYECEĞİZ"

Erdoğan, Okmeydanı’nda iki insanın ölümüyle sonuçlanan olaylarla ilgili şöyle konuştu:
"Berkin Elvan’ı anmak için okulda törenler düzenleyeceklermiş. Şu hale bak. Biz bu ülkede, kusura bakmayın, her ölüm hadisesinde bir tören mi düzenleyeceğiz. O zaman bütün işleri bırakalım, törenlere bakalım. Ölmüştür, geçmiştir. Ama Kılıçdaroğlu‘na göre tabii ekmek almaya giderken ölen birisi, gencimiz veya çocuğumuz. Kimi aldatıyorsun, gerçek ortada, ama o evladı, o yavruyu aldatanlar da ortada. Şimdi dün ölüm yıldönümüymüş. Ne yaptılar, orayı adeta terörize ettiler. Aracın içinde polislerimiz yanmaya başladı, kendilerini dışarı zor attılar. Bunlara karşı polis eli kolu bağlı mı duracak, bir şey yapmayacak mı? Nasıl sabrediyorlar ben bunlara anlamıyorum."

16 Mayıs 2014 Cuma

Hüseyin Çelik rüyalar aleminde..!

Soma'da Başbakan Erdoğan'ın bir genci tokatladığı o görüntüleri Hüseyin Çelik iddia olarak yorumladı. Yusuf Yerkel'in vatandaşı tekmelediği görüntüleri ise yalanladı.

AKP sözcüsü Hüseyin Çelik, yaptığı basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çelik, Soma’da dün yaşanan Başbakan Erdoğan ve bir vatandaş arasında geçen kavga için, “böyle bir görüntü var mı? Hayır yok…” dedi. sozcu.com.tr
İŞTE HÜSEYİN ÇELİK’İN ‘ÖYLE BİR GÖRÜNTÜ YOK’ DEDİĞİ GÖRÜNTÜLER



.

Erdoğan'ın yumrukladığı genç kız ne dedi.

Erdoğan'ın, Soma'da protestodan kaçarken sığındığı markette iki gence saldırdığı ortaya çıktı. Aydınlık'tan Gamze Çınlar ve Şenol Çarık'ın haberine göre Başbakan, tokatladığı Taner Kuruca'yı korumalarına dövdürttü. Sonra da olayı telefonuyla kaydeden kasiyer Hatice Giray'ı tokatladı.

Aydınlık, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın önceki gün Soma'da uğradığı protesto sırasında yaşananların perde arkasına ulaştı. Erdoğan'ın yurttaşlardan kaçarak sığındığı markette, korumalarının Taner Kuruca adlı genci dövme anını kayda alan Hatice Giray isimli kasiyere tokat attığı ortaya çıktı. Öte yandan, markette olaya ait kamera kayıtlarının Başbakan'ın korumaları tarafından silindiği, çalışanların telefonlarının da toplatıldığı öğrenildi.

Başbakan Erdoğan yüzlerce madencinin şehit olduğu Soma'da önceki gün yurttaşların ''istifa'' sloganlarıyla karşılandı. Sosyal medyaya dün düşen kayıtlarda, Erdoğan'ın bir yurttaşı tokatladığı görüntülendi. Görgü tanıkları ''Yeşil Portakal'' adlı market çevresinde yaşananları Aydınlık'a anlattı.

"İSTİFA" DİYE BAĞIRAN GENÇ SÜRÜKLENDİ

Olay anını marketin dışında izleyen Reyhan Haytabay, ''Dün Başbakan buraya geldiğinde hepimizin beklentisi 'Başımız sağ olsun' demesiydi. Bize gidip başka yerlerdeki şeyleri açıkladı. Onun üzerine gençler tepki gösterdi, 'Başbakan istifa' diye bağırdı. Bir genç ağzı kapatılarak ve sürüklenerek arabaya bindirilmek istendi. Çocuk ellerinden kaçarak markete girdi. Korumalar arkasından girince, Başbakan da markete doğru yöneldi. Bunun üzerine etraftakiler de tepki göstererek markete girmeye çalıştı. Korumaları artık onu koruyacak durumda değillerdi. İnsanların tepkileri o kadar büyüktü ki, o sırada olay darbeye kadar geldi ve Başbakan kasiyer Hatice'ye vurdu.

KORUMALARI GÖRÜNTÜLERİ SİLDİ

İsminin açıklanmasını istemeyen bir görgü tanığı ise şöyle konuştu: ''Genç, marketin içinde Başbakan'ın korumaları tarafından tekme tokat dövüldü. Markette çalışan Hatice Giray bu anı cep telefonuyla kayıt altına aldı. Hatice, aynı anda 'Yapmayın' diye bağırdı. Korumalar kızın görüntüleri kameraya çektiğini fark edince kızı tekmelemeye başladı. Erdoğan o esnada marketin içinde bulunuyordu ve kıza tokat attı. Hatice'yi kurtarmak isteyen bir market çalışanına da korumalar müdahale etti. Genç kadının telefonuna el koyan korumalar, görüntüleri sildikten sonra telefonu iade etti. Diğer çalışanların telefonları da toplatılarak kontrol edildi.''

Öte yandan, olayın meydana geldiği ''Yeşil Portakal'' adlı marketin AKP'nin ildeki mitinglerde kumanya dağıtımı yaptığı, yöneticilerinin de AKP'ye yakın oldukları öğrenildi.

"ERDOĞAN BENİM İÇİN BİTMİŞTİR"

Görgü tanığı Reyhan Haytabar, yüzlerce işçinin can vermesi üzerine çıkan protestoların haklı olduğunu söyledi. Haytabar, ''Bizim zaten canımız yanmış. Şu an Başbakan'a küfür dahi etsem anlayış gösterilmeli. Türkiye'nin canı yanıyor. İçeride bir sürü insan var, söylenen ölü sayısı yalan. Ben Tayyip Erdoğan'a verdim oyumu. 'Bir daha verir misin' dersen; vermem. Benim için bitmiştir. Buraya gelip siyaset yapmak değil, bizim yaramızı sarması gerekirdi. Ama o siyaset için, Cumhurbaşkanlığı seçimlerini düşünerek geldi. Hiçbir canın siyasilerin gözünde bir önemi yokmuş. Biz bunu anladık. Erdoğan olsun, Kılıçdaroğlu, Bahçeli olsun ayrım yapmıyorum. Biz birbirimize üzülürüz ama onlar için önemli değilmişiz'' diye konuştu.

HATİCE GİRAY: SORANLARA BİR ŞEY BİLMEDİĞİMİ SÖYLEDİM

Market çalışanları konuyla ilgili sorularımıza ''Burada olay olmadı, biz hiçbir şey görmedik'' yanıtını verdi. Sosyal medyaya yansıyan görüntüleri bilmediğini iddia eden bir market çalışanı ise ''Buraya protestoya gelenler kaos yaratma peşindeydi'' şeklinde tepki gösterdi.
Tam o sırada market içerisinde kapalı bir kapının ardından bir ses kulağımıza geldi. ''Ben soranlara bir şey bilmediğimi söyledim'' diyen bir kadın sesi dikkatimizi çekti. Daha sonra odadan çıkan kadının Hatice Giray olduğu ortaya çıktı.

Giray, Aydınlık'ın soruları üzerine ''Bir şey olmadı'' demekle yetindi.
Konuşma sırasında marketin müdürü olduğu belirtilen bir kişi ''Hadi siz işinize bakın'' diyerek Giray'a tepki gösterdi.

15 Mayıs 2014 Perşembe

Somada Tayyip Erdoğan babasını soran madencinin kızını tekme tokat dövdü

Dün Soma'yı ziyaret eden Erdoğan vatandaşlar tarafından protesto edildi. 

Erdoğan aracına binip adeta ilçeden kaçtı. Ancak aracına binmeden önce yaşanan olaylar aynen faciada olduğu gibi Türkiye tarihinde bir ilkti.

Soma'da bulunan gazeteci Şenol Çarık, dün başbakan Erdoğan'ın bir kadını tokatladığını ilk kez YÖN Haber'de açıklamıştı. Şenol Çarık, tecrübeli ve son derece güvenilir bir gazeteci. Bu güvene dayanarak haberi büyüttük. İlk kez duyurduğumuz bu haberin bugün görüntüleri çıktı. Ardından iş, başbakanın tokatladığı kadının kim olduğunu bilmeye geldi. Bunu da YÖN Haber açıklıyor.

Evet...Başbakan babasını maden faciasında kaybeden genç bir kadını Soma'da bir markette tokatladı. Kadının ismi Hatice G. Üstelik kadının ailesi AKP'li ve yerel seçimlerde AKP'ye oy vermiş.

Başbakanın karıştığı skandallar bu kadarla da bitmiyor. Erdoğan marketin önünde de Taner Kurucan adında bir işçiyi tokatlıyor. yönhaber.com

Olayla ilgili diğer fotolar









14 Mayıs 2014 Çarşamba

İşte RTE'nin madeni.

“Rte'nin anlattığı 1800'lerdeki madencilik ...
Patrona gelince hedef '2023' işçiye gelince '1862' yoruma gerek var mı?

Başbakan Tayyip Soma'da markete sığındı.

Soma'daki facia sonrası ilçeye giden Başbakan Erdoğan, basın açıklamasının ardından bir grup vatandaş tarafından protesto edildi.

Protestoların dozu gittikçe yükseldi. Başbakan Erdoğan, protestocularla konuşmak için aracından indikten sonra halkın tepkisi artınca korumalar Erdoğan’ı bir merkete sokarak güvenlik altına almaya çalıştı.

 Erdoğan markette kısa süre kaldıktan sonra ayrıldı. Erdoğan’ın konuşması sosyal medyada da yoğun tepki çekti. Erdoğan konuşmasında şunları söylemişti:

Arkadaşlar yani biz bir defa bu tür ocaklarında, kömür ocaklarında bu olanları, lütfen buralarda bu olaylar hiç olmaz diye yorumlamayalım. Bunlar olağan şeylerdir. Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır. Bunun yapısında fıtratında bunlar var. Hiç kaza olmayacak diye bir şey yok. Tabi işin boyutunun bu kadar fazla olması bizi derinden yaralamıştır. Bizi derinden üzmüştür. Kontrollerle de burası gerçekten gerek işçi sağlığı gerek işçi güvenliği açısından da iyi noktada kömür ocaklarından birisi olarak değerlendirmesi yapılmış ve nisan-mayısta da çalışmalarına devam etmiştir.”

Yalancının mumu!

Yalancının mumu yatsıya kadar yandı!

 Soma’da yaşanan felaketten sonra açıklamalarda bulunan Erdoğan, CHP’nin TBMM’ye sunduğu ve reddedilen araştırma önergesiyle ilgili, ”İçinde Soma adı geçmiyor” dedi ama işin aslı pek de öyle değildi. İşte araştırma önergesini veren CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel’in ve Erdoğan’ın açıklamaları.sözcü

Madenci yakınlarından Erdoğan'a büyük tepki.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Soma'da protesto edildi. Protestocu vatandaşlarla konuşmak isteyen Başbakan protestoların artması üzerine bir markete girerek bir süre orada kaldı. Korumaların Başbakan'ın makam aracındaki 0002 numaralı plakayı alarak aracın içine verdikleri görüldü.

Başbakan Erdoğan, Soma Belediyesi çıkışında, kendisini bekleyen vatandaşlara seslendi. Yaklaşık 100 metre uzakta bir gencin protesto sloganları attığı duyuldu. Başbakan'ın korumaları bu gence müdahale edip gözaltına aldı.

 Bunu gören başka bir genç de polislere tepki gösterince, belediyeye yaklaşık 200 metre uzaklıktaki grup da protestolara katıldı. Polisin sert tepkisine bazı vatandaşlar da tepki gösterince, olayın boyutu büyüdü.


9 Mayıs 2014 Cuma

Apo Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığını destekliyor.

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, Erdoğan'ın Köşk adaylığını bebek katili Öcalan'ın da desteklediğini iddia etti.

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, “AKP’nin yönlendirdiği MİT heyeti ile bebek katili Abdullah Öcalan’ın, yaptığı ifade edilen görüşmelerde, iki konuda mutabakata vardığı iddia edilmektedir. AKP’nin gönderdiği İmralı heyetinin Öcalan’ın talep ettiği ‘Bölgesel Özerklik Yönetim Yasası’ ve ‘Demokratik Sivil Toplum Yasası’ konusunda anlaşma sağladığı söylenmektedir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Tayyip Erdoğan’a verilecek destek karşılığında ‘Bölgesel Özerklik Yönetim Yasası’nın AKP tarafından hayata geçirileceği ifade ediliyor. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’nın İmralı tarafından desteklemenin karşılığı olarak ülkenin birliği ve bütünlüğü pazarlık konusu yapılmaktadır” dedi.

“ALAN’IN İÇERİDE TUTULMASI TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN BÜTÜNLÜĞÜNE MEYDAN OKUMAKTIR”
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. AK Parti sözcüsü Hüseyin Çelik ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in Engin Alan’ı hapishaneden çıkarılmasına yönelik teklifini kabul etmediğini belirten Yeniçeri, “Çelik, ‘Birisi ile ilgili kesinleşen bir suç varsa bu konudaki tavrımız nettir. Bu Engin Alan için de aynıdır. Başkası için de aynıdır’ diyerek gerçek niyetlerini ortaya koymuş ulunmaktadır. Hüseyin Çelik teklifi reddetmekle kalmamış Engin Alan’ın malum yargılama sonucunda hapishanede tutulmasına da onay vermiş olmaktadır.

 Bu durum kendi ifadeleriyle kumpaslar, sahte ihbar mektupları, sahte deliller ve tasarlanmış ve uyarlanmış yargıyla yapılan yargılamaları da onaylamış bulunmaktadır. TBMM Başkanı’nın getirdiği çözüm uygun görülmemiş bulunabilir. Bunu karşı çıkılabilir ancak AKP’nin tutuklu milletvekili sorununu onca şaibeye ve tartışmaya karşın savunması ibretlik bir durumdur. Anlaşılan AKP, gerçek anlamda muhalif gördüklerine karşı yapılan kumpas, ayarlı yargı, uydurulmuş delil, ya da zulmü haklı görmektedir. Ne de olsa Başbakan bu davaların savcısı olduğunu söylemişti.

 Erdoğan, tarif ettiği paralel yapının bu davalardaki rolüne gözlerini kapamaktadır. Bu bağlamda da ‘bize operasyon yapan savcılarla, o davadakilere aynı değil’ diyerek muhalif gördüğü unsurları karşı yapılan zulmü görmezlikten gelmektedir. Buradan açıkça ilan ediyorum. Engin Alan ve arkadaşlarının yargılandığı davalarda yarın kumpas olduğu ortaya çıkarsa bunun sahibi ve sorumluluğu AKP kurmaylarının omuzlarında kalacaktır. Bugün elinde çözme gücü olup da bu sorunu çözmeyen AKP, kumpas sonucu ortaya çıkan zulme ortaktır.

 Dahası kumpasın, ayarlanmış yargı ve uyarlanmış delillerin de AKP bizzat sahibidir. Bu davanın savcısı olduğunu söyleyenler, bu davanın ortaya çıkardığı ölüm, zulüm ve işkenceden de sorumludur. AKP aslında bu konuda PKK ve İmralı ile ortak hareket etmektedir. Engin Alan’ın içeride tutulmasının bu ortaklığın sonucu olduğu anlaşılmaktadır. PKK/BDP hükümlüsü milletvekili TBMM’de icrayı sanat yaparken Engin Alan’ın içeride tutulması Türk Milletine ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bütünlüğüne meydan okumak anlamına gelmektedir” diye konuştu.
DHA

COİNPAYU İLE 25+ KAZANDIM.

COİNPAYU İLE 25+ KAZANDIM.
Hergün siteye gir kısa reklamları izle.Yüzlerce anketten istediklerini yap.Görevleri tamamla Günün sonunda en yüksek puanı topla 25+ $KAZAN.Unutma görevler ve anketlerden kazandığından hariç ilk 1000 kişi hergün bonus olarak $ kazanıyor.                   Defalarca ödeme aldım.Türkiye de yaşayanlara ödeme yapıyor.Dikkat etmeniz gereken nokta görevleri yaparken doğru cevaplar verin.Genelde şirketlerin kullanıcıların alışveriş alışkanlıklarını ve ürün tercihlerini öğrenmek için yaptığı araştırma anketleri çıkıyor.Ve soruyu okumadan rastgele işaretlemeyin.İlk birkaç gün en çok ödülü siz kazanma şansını elde edemeseniz bile.Hergün 1 saate yakın zaman harcarsanız ilk 1000 kişiye kein giriliyor. Denemekte fayda var.