Liman işçileri açlık grevi başlattı
Kocaeli’de bulunan Derince Limanı’nın özelleştirilmesine karşı çıkan Liman-İş Sendikası üyesi 24 yıllık liman işçisi Ali Erdoğan açlık grevine başladı.
Kocaeli’de bulunan ve TCDD’ye ait olan Derince Limanı'nın 39 yıl süreyle özelleştirilmesi sürecinde teklif verme süresi yarın (Çarşamba) sona erecek. Geçtiğimiz hafta özelleştirme ihalesine karşı çıkan Liman-İş Sendikası’na bağlı liman işçileri çadır kurarak direnişe başlamıştı. Limanda 24 yıldan beri çalışan Ali Erdoğan ise bugün açlık grevine başladı. İlerleyen günlerde diğer işçilerinde açlık grevine katılması bekleniyor.
ÖZELLEŞTİRİLMESİN DİYE
Greve çıkan işçiye sendika yöneticileri de destek verdi. Derince Limanı önünde açlık grevine çıkan Ali Erdoğan yaptığı açıklamada, “Bizim burada olmamızın amaçları belli. Özelleşmesin diye birilerine peşkeş çekilmesin diye. Sadece liman satılmıyor. Deniz de satılıyor. Büyük bir kısım dolgu oluyor. Özelleştirmeye karşıyız. Daha önce de aklıma gelmişti, ama o cesareti bulamamıştım kendimde. Muhakkak birileri bir şeyler yapmalı. Bir hafta boyunca açlık grevinde olacağım. Benden sonra da açlık grevine çıkan arkadaşlarım olacaktır” dedi.
işçi hakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
işçi hakları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Mayıs 2014 Çarşamba
27 Mayıs 2014 Salı
Somada skandallar bitmiyor.
Soma'da pes dedirten yeni ayrıntı
Soma’da 301 işçinin ölümüyle sonuçlanan maden kazasıyla ile ilgili skandallar bitmek bilmiyor. Facia sonrasında bakanlık adına denetim yapan Aysel Ertürk ile savcılık bilirkişisi Alpaslan Ertürk’ün karı-koca olduğu anlaşıldı.
Dün facia öncesi mart ayında madeni bakanlık adına denetleyen İş Başmüfettişi Emin Gümüş’ün, madenin sahibi Soma Madencilik’te Proje ve Etüd Müdürü olarak görev yapan Hayri Kebapçılar’ın eniştesi olduğunu ortaya çıkmıştı. Bugün ise felaket madenindeki denetim-akrabalık skandalının sadece enişte-kayınbiraderle sınırlı olmadığı ortaya çıktı. Facia sonrasında ‘eşli’ denetim yapıldığı da anlaşıldı.
Skandalı Hürriyet yazarı Sefer Levent bugünkü köşesine taşıdı. İşte o yazı:
Karı-koca denetliyor
Soma’da gerçekleşen denetim skandalları bitmek bilmiyor. Önceki gün madeni martta denetleyen İş Başmüfettişi Emin Gümüş’ün madende Proje ve Etüt Müdürü Hayri Kebapçılar’ın eniştesi olduğu ortaya çıktı.
Dün de facia sonrasında bakanlık adına denetim yapan Aysel Ertürk ile savcılık bilirkişisi Alpaslan Ertürk’ün karı-koca olduğu anlaşıldı.
Soma’da 301 işçinin ölümüyle sonuçlanan maden kazasıyla ile ilgili skandallar bitmek bilmiyor. Hürriyet, dün facia öncesi mart ayında madeni bakanlık adına denetleyen İş Başmüfettişi Emin Gümüş’ün madenin sahibi Soma Madencilik’te Proje ve Etüd Müdürü olarak görev yapan Hayri Kebapçılar’ın eniştesi olduğunu ortaya çıkarmıştı. Bugün ise felaket madenindeki denetim-akrabalık skandalının sadece enişte-kayınbiraderle sınırlı olmadığı ortaya çıktı. Facia sonrasında ‘eşli’ denetim yapıldığı da anlaşıldı.
Bakanlık görevlendirdi
Çalışma Bakanlığı Soma’daki maden kazası sonrasında denetim için müfettişler görevlendirdi. Bu görevlendirilen müfettişlerden biri de Aysel Ertürk. Kendisi Çalışma Bakanlığı İzmir Grup Başkanlığında İş Başmüfettişi olarak görev yapıyor. Buraya kadar herşey normal. Ancak normal olmayan Aysel Ertürk’ün bakanlık adına denetimini yaptığı madende aileden birinin daha yer alması. Aysel Ertürk’ün eşi Alparslan Ertürk de Savcılık adına bilirkişi olarak madende denetimlerde bulunuyor. Alparslan Ertürk, yüksek maden mühendisi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Madencilik Fakültesi’nde öğretim görevlisi. İş güvenliği uzmanı olarak da görev yapan Alpaslan Ertürk’ü cumhuriyet savcılığı görevlendirmiş. Görevlendirme sonrası da ortaya şöyle bir tablo çıkmış: Bakanlık adına Aysel Hanım hem madenin sahiplerinin yani işletmenin hem de kendisinden önceki denetimlerinin normal olup olmadığına bakacak ve bu denetimi raporlaştıracak. Eşi Alparslan Bey ise bu kez savcılık adına hem bakanlığın hem de işletmenin varsa kusurlarını raporlayacak.
Madene ilk o girdi
Ayrıca Alpaslan Ertürk madene ilk girenlerden. Cumhuriyet Savcısı Gökhan Şahin, Cumhuriyet Savcısı Adem Aktaş ile bilirkişi heyetindeki Maden Bilirkişisi Prof. Dr. Ercüment Yalçın, Maden Bilirkişisi Prof. Dr. Ahmet Hakan Onur, Elektrik Mühendisi Prof. Dr. Eyüp Akpınar ve A sınıfı iş güvenliği uzmanı Alparslan Ertürk’ün kaza sonrası inceleme yapmış ve soruşturmanın ana delili olan ön bilirkişi raporunu hazırlamışlardı.
Dokuz Eylül’e danışmanlar
İzmir’de ikamet eden Aysel ve Alpaslan Ertürk’ten Aysel Ertürk maden mühendisi. Çalışma Bakanlığı İzmir Grup Başkanlığı’nda iş baş müfettişi olarak çalışıyor. Aysel Ertürk eski Çalışma Bakanı Ömer Dinçer döneminde yani 2010 yılında iş baş müfettişliğine atandı. Aysel Ertürk Dokuz Eylül Üniversitesi Danışma Kurulu üyesi olarak da görev yapıyor. Alpaslan Ertürk ise yüksek maden mühendisi. Lisansını Dokuz Eylül Üniversitesi’nde yapan Alpaslan Ertürk Hacettepe Üniversitesi’ndeki yüksek lisansını 1996’da tamamlamış. 1983-2005 arasında özel sektör kömür ve krom işletmelerinde çalışan Alpaslan Ertürk 1988-1997 yılları arasında TMMOB Maden Mühendisleri Odası’nın genel sekreterliği görevini üstlendi. 15 Kasım 2005’ten itibaren ise DEÜ Maden Mühendisliği Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor. Alpaslan Ertürk ile Aysel Ertürk’ü birleştiren diğer nokta ise ikisinin de Dokuz Eylül Üniversitesi Danışma Kurulu’nda yer almaları.
26 Mayıs 2014 Pazartesi
İş teftiş kurulu Soma madencilik faaliyetlerini durdurdu.
Soma Kaymakamı Mehmet Bahattin Atçı, Soma Kömürleri A.Ş'nin işlettiği Atabacası ocağındaki faaliyetlerin İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca durdurulduğunu bildirdi.
Soma'daki çeşitli ocaklarda çalışan maden işçileri, Ege Linyit İşletmeleri (ELİ) önünde toplanarak çalışma koşullarının düzeltilmesi talebiyle eylem yaptı.
ELİ Müessese Müdürü Hakkı Duran'la görüşme talebinde bulunan işçilerin yanına giden Soma Kaymakamı Mehmet Bahattin Atçı, taleplerinde haklı olduğunu belirttiği işçileri haksız duruma düşmemeleri için sükunete davet etti.
İşçilerin, "Maden ocakların kamulaştırılması talepleri" konusunda Müessese Müdürü Duran'la görüşmek istediklerini söylemeleri üzerine Atçı, müessese müdürünün bu konuda bir yetkisinin bulunmadığına işaret ederek, "Maden işçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi konusunda Ankara'da çalışmalar devam ediyor. Bizler de burada sizin acil çözüm bekleyen sorunlarınızla ilgileniyor, çözüm üretmeye çalışıyoruz. Haklıyken haksız duruma düşmeyin" dedi.
İşçilerin "madenlerde iş başı yapmaya davet edildikleri" yönündeki şikayetleri üzerine Atçı, İş Teftiş Kurulu Başkanı'nın ilçede olduğunu ve ocaklarda inceleme yapan müfettişlerle görüştüğünü bildirerek, facianın yaşandığı Soma Kömürleri A.Ş'nin işlettiği diğer bir ocak olan Atabacası'nda müfettişlerin incelemelerde bulunduğunu ve eksiklikler tespit ettiğini söyledi.
Atçı, Atabacası ocağındaki faaliyetlerin İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca durdurulduğunu söyledi.
"DİĞER OCAK DA İNCELENECEK"
Yine Soma Kömür A.Ş'nin işlettiği Işıklar ocağında da inceleme yapılacağını kaydeden Atçı, "Eksiklik tespit edilirse burada da üretim durdurulacak. Bölgedeki her madene, diğer şirketlere ait madenlere de müfettişler sırayla girecek, inceleme yapacak. Eksiklik tespit edilirse hiçbir madenin üretim yapmasına, işçinin çalışmasına izin verilmeyecek. Hiçbirimizin güvenli olmayan ocağa girmenizi istemiyoruz. Müfettişler 'girilebilir' demeden hiçbir ocağa girilmeyecek" diye konuştu.
İşçilerin bazı ocaklarda üretim yapıldığını savunması üzerine Kaymakam Atçı, tüm ocaklarda müfettiş incelemesi yapılacağını söyledi.
Açıklamanın ardından ELİ'deki bekleyişlerini sonlandırarak hayatını kaybeden maden işçilerinin defnedildiği Soma Belediye Mezarlığı'na yürüyen işçiler, madenci heykeline çiçek bıraktı.
AA
Soma'daki çeşitli ocaklarda çalışan maden işçileri, Ege Linyit İşletmeleri (ELİ) önünde toplanarak çalışma koşullarının düzeltilmesi talebiyle eylem yaptı.
ELİ Müessese Müdürü Hakkı Duran'la görüşme talebinde bulunan işçilerin yanına giden Soma Kaymakamı Mehmet Bahattin Atçı, taleplerinde haklı olduğunu belirttiği işçileri haksız duruma düşmemeleri için sükunete davet etti.
İşçilerin, "Maden ocakların kamulaştırılması talepleri" konusunda Müessese Müdürü Duran'la görüşmek istediklerini söylemeleri üzerine Atçı, müessese müdürünün bu konuda bir yetkisinin bulunmadığına işaret ederek, "Maden işçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi konusunda Ankara'da çalışmalar devam ediyor. Bizler de burada sizin acil çözüm bekleyen sorunlarınızla ilgileniyor, çözüm üretmeye çalışıyoruz. Haklıyken haksız duruma düşmeyin" dedi.
İşçilerin "madenlerde iş başı yapmaya davet edildikleri" yönündeki şikayetleri üzerine Atçı, İş Teftiş Kurulu Başkanı'nın ilçede olduğunu ve ocaklarda inceleme yapan müfettişlerle görüştüğünü bildirerek, facianın yaşandığı Soma Kömürleri A.Ş'nin işlettiği diğer bir ocak olan Atabacası'nda müfettişlerin incelemelerde bulunduğunu ve eksiklikler tespit ettiğini söyledi.
Atçı, Atabacası ocağındaki faaliyetlerin İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca durdurulduğunu söyledi.
"DİĞER OCAK DA İNCELENECEK"
Yine Soma Kömür A.Ş'nin işlettiği Işıklar ocağında da inceleme yapılacağını kaydeden Atçı, "Eksiklik tespit edilirse burada da üretim durdurulacak. Bölgedeki her madene, diğer şirketlere ait madenlere de müfettişler sırayla girecek, inceleme yapacak. Eksiklik tespit edilirse hiçbir madenin üretim yapmasına, işçinin çalışmasına izin verilmeyecek. Hiçbirimizin güvenli olmayan ocağa girmenizi istemiyoruz. Müfettişler 'girilebilir' demeden hiçbir ocağa girilmeyecek" diye konuştu.
İşçilerin bazı ocaklarda üretim yapıldığını savunması üzerine Kaymakam Atçı, tüm ocaklarda müfettiş incelemesi yapılacağını söyledi.
Açıklamanın ardından ELİ'deki bekleyişlerini sonlandırarak hayatını kaybeden maden işçilerinin defnedildiği Soma Belediye Mezarlığı'na yürüyen işçiler, madenci heykeline çiçek bıraktı.
AA
Somada işçiler ayaklandı.
Soma’da Türkiye Maden İşçileri Sendikası Ege Bölge Şubesi’ ne yürüyüp binaya girmek isteyen maden işçilerini polis engelledi.
Çıkan arbede sırasında 1 polis memuru bacağından yaralandı. Sendika başkanının açıklama yapacağı haberinin üzerine maden işçileri Kaymakamlık binasına doğru yürüyüşe geçti.
Maden İşçileri Sendikası Ege Bölge Şubesi Başkanı Tamer Küçükgençay, kaymakamlık önündeki meydanda bekleyen işçilere seslendi, istifa ettiğini açıkladı.
Küçükgencay'ın istifasının ardından beş kişilik yönetim kurulu da istifa ettiğini açıkladı.
Yaklaşık 500 işçi şimdi de Türkiye Kömür İşletmeleri Müdürü'nün istifasını istiyor.
21 Mayıs 2014 Çarşamba
Pişkin patron ilanla yeni madenciler arıyor!
SOMA'da 301 madenciye mezar olan madenlerde çalıştırılmak üzere yeni işçiler arandığı ortaya çıktı.
Soma Kömür İşletmeleri’nin, Soma İlçesi’nde 301 madenciye mezar olan madenlerde çalışmak üzere 100 yeni işçi alınması için Türkiye İş Kurumu’na başvurduğu ortaya çıktı.
Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) resmi internet sitesinde 00002055756 talep numarası ile yer alan ilanda, işe alınacak işçilerin “pratikten” yetiştirilecekleri belirtildi. Soma Kömür İşletmeleri Yönetim Başkanı Alp Gürkan maden faciası sonrasında düzenlediği basın toplantısında, işe başlamadan önce işçilere eğitim verdiklerini söylemişti.
Yalnızca erkek adayların adayların başvurabileceği ilanda askerlik durumunun önem taşımadığı ve alt yaş sınırının 18 olduğu belirtiliyor. Diğer dikkat çekici unsur ise ilan için başvuracak adayların “ilköğretim ve üzeri” eğitime sahip olmalarının yeterli olacağı bilgisine de yer veriliyor.
Adayların, Akhisar, Bergama, Dursunbey, İvrindi, Kınık, Kırkağaç, Savaştepe ve Soma ilçelerinden birinde ikamet ediyor olmaları da istenen Soma Kömür İşletmeleri A.Ş unvanı ile verilen ilanda son başvuru tarihi 29 Mayıs 2014 olarak belirtiliyor.
Soma Kömür İşletmeleri’nin, Soma İlçesi’nde 301 madenciye mezar olan madenlerde çalışmak üzere 100 yeni işçi alınması için Türkiye İş Kurumu’na başvurduğu ortaya çıktı.
Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) resmi internet sitesinde 00002055756 talep numarası ile yer alan ilanda, işe alınacak işçilerin “pratikten” yetiştirilecekleri belirtildi. Soma Kömür İşletmeleri Yönetim Başkanı Alp Gürkan maden faciası sonrasında düzenlediği basın toplantısında, işe başlamadan önce işçilere eğitim verdiklerini söylemişti.
Yalnızca erkek adayların adayların başvurabileceği ilanda askerlik durumunun önem taşımadığı ve alt yaş sınırının 18 olduğu belirtiliyor. Diğer dikkat çekici unsur ise ilan için başvuracak adayların “ilköğretim ve üzeri” eğitime sahip olmalarının yeterli olacağı bilgisine de yer veriliyor.
Adayların, Akhisar, Bergama, Dursunbey, İvrindi, Kınık, Kırkağaç, Savaştepe ve Soma ilçelerinden birinde ikamet ediyor olmaları da istenen Soma Kömür İşletmeleri A.Ş unvanı ile verilen ilanda son başvuru tarihi 29 Mayıs 2014 olarak belirtiliyor.
İşte o küflü gaz maskeleri!
Manisa'nın Soma İlçesi'nde, 301 işçinin can verdiği maden faciasının ardından en çok tartışılan konulardan biri olan, kurtulan işçilerin şikayet ettiği gaz maskeleri ortaya çıktı.
Karbonmonoksit gazından korunmaları için işçilere dağıtılan gaz maskelerinin Çin yapımı olduğu, son kullanım tarihlerinin geçtiği, küflendiği ve kullanımının da çok ilkel şekilde yapılabildiği görüldü.
Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye ait ocakta 13 Mayıs’ta meydana gelen faciada 301 işçi yaşamlarını yitirdi, 486 işçi ise yaralı olarak kurtarıldı. Facianın ardından şirket yetkililerinin açıklamalarında, işçilerin gaz maskelerinin bulunduğu ve o anda yanlarında olduğu bilgisine yer verildi. Aynı açıklamalarda, bu maskelerin 45 dakikalık bir süre için işçilerin hayatta kalmalarını sağladığı da ileri sürüldü. Kurtulan işçilerden bazıları ise olay sırasında açtıkları gaz maskelerinin küflü olduğunu, bazıları ise çok kısa sürede tükendiğini öne sürdü.
İşçilerin yanında bulunduğu söylenen, kurtulan işçilerin ise şitayet ettiği o gaz maskeleri bugün ortaya çıktı. Maden şirketlerinde 9 yıldır çalışan Barış Kılıç’ın gösterdiği gaz maskesinin hiç bakımdan geçirmeden işçilere zimmetlendiği, içerisindeki havanın 45 dakika yerine sadece 10 dakika sürdüğü ve kullanımının da ilkel şekillerde yapıldığı belirlendi.
350 TL CEZA VERİLDİ
Gaz maskesini takıp uygulamalı olarak da gösteren Barış Kılıç, “Ben 9 yıldır bu şirkette çalışıyorum. Ve bana bu maskeyi verdikten sonra bir daha ne bakımını yaptılar ne de kullanmayı öğrettiler. Sadece bir kez kazayla kapağı açıldı. O zaman vardiye amirlerimiz bize nasıl kullanacağımızı gösterdi. Onun haricinde ben ve arkadaşlarım kimse bilmiyordu kullanımını. Hatta kapağı açıldığı için benden o zamanki maaşımın yarısı olan 350 TL’yi ceza kestiler” dedi.
Gaz maskesinin insan canını kurtarmadığını aksine kendi çalışmalarını da zorlaştırdığını dile getiren Barış Kılıç, “Bu maskeler ocağa indiğimiz sırada yanımızda bulunuyor. Ama çok eskilerden yapılmış bir maske, kullanımı çok zor. İnsan kafasına göre takamıyor. Ağzına oturmuyor. Üstelik Çin işi olan bu maskelerin çoğunun da kullanım tarihi geçmiş durumda. İşçinin hiç önemi yok onlar için. Olsa bu zamanda devirde, böyle bir maskeyle işçiler madene gönderilir mi? Zaten taktıktan 10 dakika sonra bitiyor ve aşırı ısınıyor. İnsan kaçmaya çalıştığı sırada nefes bile alamıyor” dedi.
Karbonmonoksit gazından korunmaları için işçilere dağıtılan gaz maskelerinin Çin yapımı olduğu, son kullanım tarihlerinin geçtiği, küflendiği ve kullanımının da çok ilkel şekilde yapılabildiği görüldü.
Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye ait ocakta 13 Mayıs’ta meydana gelen faciada 301 işçi yaşamlarını yitirdi, 486 işçi ise yaralı olarak kurtarıldı. Facianın ardından şirket yetkililerinin açıklamalarında, işçilerin gaz maskelerinin bulunduğu ve o anda yanlarında olduğu bilgisine yer verildi. Aynı açıklamalarda, bu maskelerin 45 dakikalık bir süre için işçilerin hayatta kalmalarını sağladığı da ileri sürüldü. Kurtulan işçilerden bazıları ise olay sırasında açtıkları gaz maskelerinin küflü olduğunu, bazıları ise çok kısa sürede tükendiğini öne sürdü.
İşçilerin yanında bulunduğu söylenen, kurtulan işçilerin ise şitayet ettiği o gaz maskeleri bugün ortaya çıktı. Maden şirketlerinde 9 yıldır çalışan Barış Kılıç’ın gösterdiği gaz maskesinin hiç bakımdan geçirmeden işçilere zimmetlendiği, içerisindeki havanın 45 dakika yerine sadece 10 dakika sürdüğü ve kullanımının da ilkel şekillerde yapıldığı belirlendi.
350 TL CEZA VERİLDİ
Gaz maskesini takıp uygulamalı olarak da gösteren Barış Kılıç, “Ben 9 yıldır bu şirkette çalışıyorum. Ve bana bu maskeyi verdikten sonra bir daha ne bakımını yaptılar ne de kullanmayı öğrettiler. Sadece bir kez kazayla kapağı açıldı. O zaman vardiye amirlerimiz bize nasıl kullanacağımızı gösterdi. Onun haricinde ben ve arkadaşlarım kimse bilmiyordu kullanımını. Hatta kapağı açıldığı için benden o zamanki maaşımın yarısı olan 350 TL’yi ceza kestiler” dedi.
Gaz maskesinin insan canını kurtarmadığını aksine kendi çalışmalarını da zorlaştırdığını dile getiren Barış Kılıç, “Bu maskeler ocağa indiğimiz sırada yanımızda bulunuyor. Ama çok eskilerden yapılmış bir maske, kullanımı çok zor. İnsan kafasına göre takamıyor. Ağzına oturmuyor. Üstelik Çin işi olan bu maskelerin çoğunun da kullanım tarihi geçmiş durumda. İşçinin hiç önemi yok onlar için. Olsa bu zamanda devirde, böyle bir maskeyle işçiler madene gönderilir mi? Zaten taktıktan 10 dakika sonra bitiyor ve aşırı ısınıyor. İnsan kaçmaya çalıştığı sırada nefes bile alamıyor” dedi.
19 Mayıs 2014 Pazartesi
"Somalılar korkudan konuşamıyor!"
Soma’da meydana gelen kazanın sıradan bir kaza olmadığını söyleyen Balkız, 301 şehit ailemiz var. Yapacağımız hukuki yardımın hepsini planladık. Kriz masası oluşturduk. Hukuki yardım taahhüdü verdik. Veraset ilamı almaktan, davalar sonuçlanıncaya kadar harç masrafları da dahil olmak üzere bu yardımlar verilecek.
Kazanın meydana geldiği ocak kapatıldı. Diğer iki ocakta da iş başı çağrısı yapmışlar. Yarın kazazede işçilerimizin dışındaki işçiler kendi işlerini yapmaya başlayacaklar. Bazı tereddütler geldi. Valimizi aradım. ‘O da derhal bu konuda çalışma bakanlığı ve ilgili iş güvenliğini arayacağım’ dedi” diye konuştu.
“BU SORUŞTURMA UZUN SÜRECEK DAHA BELGE VE BİLGİLER GELECEK
Balkız, “Bu soruşturma uzun sürecek. Daha belge ve bilgiler gelecek” dedi. CNN Türk’te Manisa Soma kazasına ilişkin Gazeteci Şirin Payzın’ın sorularını yanıtlayan
Balkız, madende hayatını kaybedenlerin eşlerinin resmi nikahı olmasa dahi hukuki hakları olduğunu, bunları koruyacaklarını söyledi.
ŞİRKET İŞÇİLERE KAĞIT İMZALATTI İDDİASI
Maden işçilerinin yakınlarına, şirket yetkilileri tarafından dava açmayacaklarına dair bir kağıt imzalatıldı iddialarına yanıt veren Balkız, “Böyle duyumları biz de aldık. Şahsen bana ulaşmış bir belge yok. Böyle bir imza atıldığına dair bize herhangi bir sonuç gelmedi” açıklamasında bulundu.
DELİLLERİN ORTADAN KALDIRILDI MI?
Maden kazasına ilişkin delillerin tamamen ortadan kaldırılmadığını söyleyen Balkız, “Denetlenmesini istiyoruz savcılarımıza çağrıda bulunuyoruz. Gerekli belge ve sertifika alınmamadan yapılan bir iş varsa, hata zincirleri çok büyüktür. Delillerin tamamen ortadan kaldırıldığı gibi bir kaygı içerisinde değiliz. Gecikmiş de değiliz. Madenin içerisine girildiği zaman bu yangına veya çöküntüye sebep olan her şeyin tespit edileceği inancındayız” ifadelerini kullandı.
“MADENDE, SURİYELİ İŞÇİLERİN ÇALIŞTIRILDIĞI İDDİALARI”
Madende, Suriyeli işçilerin çalıştırıldığı iddialarına yanıt veren Balkız, “Konuya ilişki bir tane somut tespit yapılmış değil” dedi.
“CEZA DAVASINA DA MÜDAHİLİZ”
Baro olarak ceza davasına da müdahil olduklarını belirten Balkız, “Raporlama çalışması yapılacak. Çağdaş avukatlar gurubu da Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulundu. Ceza davasına da müdahiliz. Bu işin organizasyonu sadece Manisa Barosu yürütecek” dedi.
“ŞUNU HİSSEDİYORUM, SOMALI KORKUYOR, KONUŞMUYOR”
“Somalı korkuyor, konuşmuyor” diyerek açıklamasına devam eden Balkız, “Ben de şunu hissediyorum, Somalı korkuyor, konuşmuyor. Biz diyoruz ki biz hukukçuyuz. Biz sizin her türlü sorumluluğunuzu almışız. Bu davayı sonuna kadar götüreceğiz. Siz buradan yarın gideceksiniz bizim durumumuz ne olacak 10 bin çalışan varsa 9 bin çalışanın borcu var. Türkiye’deki maden ocaklarındaki güvenlik tedbirlerinin yeniden artırılmalı. Yaşam odası diye bir uygulama yok. Mecburiyet olmadığı için bu uygulanmıyor” diye konuştu.
Madende, Suriyeli işçilerin çalıştırıldığı iddialarına yanıt veren Balkız, “Konuya ilişki bir tane somut tespit yapılmış değil” dedi.
“CEZA DAVASINA DA MÜDAHİLİZ
Baro olarak ceza davasına da müdahil olduklarını belirten Balkız, “Raporlama çalışması yapılacak. Çağdaş avukatlar gurubu da Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulundu. Ceza davasına da müdahiliz. Bu işin organizasyonu sadece Manisa Barosu yürütecek” dedi.
“ŞUNU HİSSEDİYORUM, SOMALI KORKUYOR, KONUŞMUYOR”
“Somalı korkuyor, konuşmuyor” diyerek açıklamasına devam eden Balkız, “Ben de şunu hissediyorum, Somalı korkuyor, konuşmuyor. Biz diyoruz ki biz hukukçuyuz. Biz sizin her türlü sorumluluğunuzu almışız. Bu davayı sonuna kadar götüreceğiz. Siz buradan yarın gideceksiniz bizim durumumuz ne olacak 10 bin çalışan varsa 9 bin çalışanın borcu var. Türkiye’deki maden ocaklarındaki güvenlik tedbirlerinin yeniden artırılmalı. Yaşam odası diye bir uygulama yok. Mecburiyet olmadığı için bu uygulanmıyor” diye konuştu.
Kazanın meydana geldiği ocak kapatıldı. Diğer iki ocakta da iş başı çağrısı yapmışlar. Yarın kazazede işçilerimizin dışındaki işçiler kendi işlerini yapmaya başlayacaklar. Bazı tereddütler geldi. Valimizi aradım. ‘O da derhal bu konuda çalışma bakanlığı ve ilgili iş güvenliğini arayacağım’ dedi” diye konuştu.
“BU SORUŞTURMA UZUN SÜRECEK DAHA BELGE VE BİLGİLER GELECEK
Balkız, “Bu soruşturma uzun sürecek. Daha belge ve bilgiler gelecek” dedi. CNN Türk’te Manisa Soma kazasına ilişkin Gazeteci Şirin Payzın’ın sorularını yanıtlayan
Balkız, madende hayatını kaybedenlerin eşlerinin resmi nikahı olmasa dahi hukuki hakları olduğunu, bunları koruyacaklarını söyledi.
ŞİRKET İŞÇİLERE KAĞIT İMZALATTI İDDİASI
Maden işçilerinin yakınlarına, şirket yetkilileri tarafından dava açmayacaklarına dair bir kağıt imzalatıldı iddialarına yanıt veren Balkız, “Böyle duyumları biz de aldık. Şahsen bana ulaşmış bir belge yok. Böyle bir imza atıldığına dair bize herhangi bir sonuç gelmedi” açıklamasında bulundu.
DELİLLERİN ORTADAN KALDIRILDI MI?
Maden kazasına ilişkin delillerin tamamen ortadan kaldırılmadığını söyleyen Balkız, “Denetlenmesini istiyoruz savcılarımıza çağrıda bulunuyoruz. Gerekli belge ve sertifika alınmamadan yapılan bir iş varsa, hata zincirleri çok büyüktür. Delillerin tamamen ortadan kaldırıldığı gibi bir kaygı içerisinde değiliz. Gecikmiş de değiliz. Madenin içerisine girildiği zaman bu yangına veya çöküntüye sebep olan her şeyin tespit edileceği inancındayız” ifadelerini kullandı.
“MADENDE, SURİYELİ İŞÇİLERİN ÇALIŞTIRILDIĞI İDDİALARI”
Madende, Suriyeli işçilerin çalıştırıldığı iddialarına yanıt veren Balkız, “Konuya ilişki bir tane somut tespit yapılmış değil” dedi.
“CEZA DAVASINA DA MÜDAHİLİZ”
Baro olarak ceza davasına da müdahil olduklarını belirten Balkız, “Raporlama çalışması yapılacak. Çağdaş avukatlar gurubu da Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulundu. Ceza davasına da müdahiliz. Bu işin organizasyonu sadece Manisa Barosu yürütecek” dedi.
“ŞUNU HİSSEDİYORUM, SOMALI KORKUYOR, KONUŞMUYOR”
“Somalı korkuyor, konuşmuyor” diyerek açıklamasına devam eden Balkız, “Ben de şunu hissediyorum, Somalı korkuyor, konuşmuyor. Biz diyoruz ki biz hukukçuyuz. Biz sizin her türlü sorumluluğunuzu almışız. Bu davayı sonuna kadar götüreceğiz. Siz buradan yarın gideceksiniz bizim durumumuz ne olacak 10 bin çalışan varsa 9 bin çalışanın borcu var. Türkiye’deki maden ocaklarındaki güvenlik tedbirlerinin yeniden artırılmalı. Yaşam odası diye bir uygulama yok. Mecburiyet olmadığı için bu uygulanmıyor” diye konuştu.
Madende, Suriyeli işçilerin çalıştırıldığı iddialarına yanıt veren Balkız, “Konuya ilişki bir tane somut tespit yapılmış değil” dedi.
“CEZA DAVASINA DA MÜDAHİLİZ
Baro olarak ceza davasına da müdahil olduklarını belirten Balkız, “Raporlama çalışması yapılacak. Çağdaş avukatlar gurubu da Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulundu. Ceza davasına da müdahiliz. Bu işin organizasyonu sadece Manisa Barosu yürütecek” dedi.
“ŞUNU HİSSEDİYORUM, SOMALI KORKUYOR, KONUŞMUYOR”
“Somalı korkuyor, konuşmuyor” diyerek açıklamasına devam eden Balkız, “Ben de şunu hissediyorum, Somalı korkuyor, konuşmuyor. Biz diyoruz ki biz hukukçuyuz. Biz sizin her türlü sorumluluğunuzu almışız. Bu davayı sonuna kadar götüreceğiz. Siz buradan yarın gideceksiniz bizim durumumuz ne olacak 10 bin çalışan varsa 9 bin çalışanın borcu var. Türkiye’deki maden ocaklarındaki güvenlik tedbirlerinin yeniden artırılmalı. Yaşam odası diye bir uygulama yok. Mecburiyet olmadığı için bu uygulanmıyor” diye konuştu.
Patronun oğluna denetimli serbestlik isteği!
Soma Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Ramazan Doğru gözaltına alındı. Savcı, şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'ı, denetimli serbestlik yasasından yararlanarak serbest bırakılması istemiyle mahkemeye sevk etti.
Savcı ayrıca Can Gürkan dışındaki 5 kişiyi, tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk etti.
Can Gürkan'ın savcılıktaki sorgusunda kendisinin ve şirketinin herhangi bir ihmalinin olmadığını, olayın bir kaza olduğunu söylediği öğrenildi.
BİR KİŞİ DAHA TUTUKLANDI
Adliyeye sevk edilen teknisyen Mehmet Ali Günay Çelik tutuklandı. Naci Kor, İsmail Adalı, Nazmi Cem Nesimoğulları ve Necati Karadeniz denetimli serbestlik yasası kapsamında serbest bırakıldı.
Alp Gürkan'ın oğlu ve Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin Yönetim kurulu Başkanı Can Gürkan ise mahkemede ifade vermeye başladı.
Savcı ayrıca Can Gürkan dışındaki 5 kişiyi, tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk etti.
Can Gürkan'ın savcılıktaki sorgusunda kendisinin ve şirketinin herhangi bir ihmalinin olmadığını, olayın bir kaza olduğunu söylediği öğrenildi.
BİR KİŞİ DAHA TUTUKLANDI
Adliyeye sevk edilen teknisyen Mehmet Ali Günay Çelik tutuklandı. Naci Kor, İsmail Adalı, Nazmi Cem Nesimoğulları ve Necati Karadeniz denetimli serbestlik yasası kapsamında serbest bırakıldı.
Alp Gürkan'ın oğlu ve Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin Yönetim kurulu Başkanı Can Gürkan ise mahkemede ifade vermeye başladı.
17 Mayıs 2014 Cumartesi
Yaşam odaları Türkiye’de neden zorunlu değil?
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e, ““Çocuk işçilere ağır iş izni vermek için yönetmeliği neden değiştirdiniz. Kaçış Odaları neden Türkiye’de zorunlu değil?
ILO’nun 176 Numaralı Sözleşmesi 19 yıldır neden imzalanmıyor? SGK Başkan Yardımcısı inceleme dahi yapılmadan neden hemen ‘iş kazası’ açıklaması yaptı? Yapacağınız incelemede, madenin açılışını Enerji Bakanı’nın yapmış olması tarafsızlığınızı etkileyecek mi?” diye sordu.
CHP’li Umut Oran, Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi sundu. Soma Holding İştiraki Soma Kömür İşletmeleri madeninde 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen faciada yüzlerce madencinin yaşamını yitirdiğini anımsatan Oran önergesinde şu soruları yöneltti:
Maden hakkında önceden gelen ihbar var mı?
- Soma Holding İştiraki Soma Kömür İşletmeleri madeni için 13 Mayıs 2014 tarihi öncesinde size ulaşan herhangi bir şikâyet, ihbar var mıdır, varsa bunlar hakkında hangi işlemleri tesis ettiniz?
- Bakanlık birimleriniz bu işletmede son olarak hangi tarihte denetleme yaptı ve inceleme soncunda yazılan raporun sonuç bölümü nedir, burada saptanan eksiklikler var mıdır?
Kaçış Odaları Türkiye’de neden zorunlu değil?
- Tüm dünyada, Çin’de dahi kullanımı zorunlu olan Kaçış-Yaşam Odaları’nın (Rescue Chamber) Türkiye’de de madenlerde zorunlu hale getirilmesi için niçin hiçbir adım atmadınız? İlgili şirketler bu konuda sizinle ne zaman temasa geçti, kendilerine hangi tarihte hangi yanıtı verdiniz? Enerji Bakanlığı ve bakanlığınızın ilgisizliği nedeniyle Kaçış Odaları’nın Maden Yönetmeliğinde zorunlu hale getirilmesi konusunda ilerleme sağlanamadığı bilgisi doğru mudur?
ILO Sözleşmesi 19 yıldır neden imzalanmıyor?
- Türkiye, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 176 numaralı "Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesini” 12 yılı sizin hükümetiniz olmak üzere toplamda 19 yıldır neden imzalamamaktadır? Sözleşmenin imzalanmamasının nedenleri arasında maden sahiplerine ve hükümete önemli sorumluluklar getirmesi de yer almakta mıdır?
SGK Başkan Yardımcısı nereden biliyor?
- SGK Başkan Yardımcısı Mustafa Kuruca, henüz olay hakkında herhangi bir öninceleme dahi yapılmamışken “Bu iş kazası olayıdır” açıklamasını neden yaptı?
Tarafsızlığınızı etkileyecek mi?
- Söz konusu madenin açılışını Sayın Enerji Bakanı’nın yapmış olması, bu facia sonrası yapacağınız incelemenin tarafsızlığını zedeleyecek mi?
Çocuklara ağır iş yolunu açan yönetmelik değişikliği
- Çocuk ve Genç İşçilerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5. Maddesinin 5. Fıkrasında, 25 Ekim 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan değişikliği yaparak 16 yaşını dolduran çocukların da ağır işlerde çalışmasının önünü açmanızın gerekçesi nedir?
- Bu değişiklik nedeniyle çocuk-genç işçilerin ölüm sayısının arttığı doğru mudur? 2003 yılı başından bu yana iş kazalarında yaşamlarını yitirenlerin yaşları ve kazaların yaşandığı illere ve yıllara göre dağılımı nedir?
ILO’nun 176 Numaralı Sözleşmesi 19 yıldır neden imzalanmıyor? SGK Başkan Yardımcısı inceleme dahi yapılmadan neden hemen ‘iş kazası’ açıklaması yaptı? Yapacağınız incelemede, madenin açılışını Enerji Bakanı’nın yapmış olması tarafsızlığınızı etkileyecek mi?” diye sordu.
CHP’li Umut Oran, Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi sundu. Soma Holding İştiraki Soma Kömür İşletmeleri madeninde 13 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen faciada yüzlerce madencinin yaşamını yitirdiğini anımsatan Oran önergesinde şu soruları yöneltti:
Maden hakkında önceden gelen ihbar var mı?
- Soma Holding İştiraki Soma Kömür İşletmeleri madeni için 13 Mayıs 2014 tarihi öncesinde size ulaşan herhangi bir şikâyet, ihbar var mıdır, varsa bunlar hakkında hangi işlemleri tesis ettiniz?
- Bakanlık birimleriniz bu işletmede son olarak hangi tarihte denetleme yaptı ve inceleme soncunda yazılan raporun sonuç bölümü nedir, burada saptanan eksiklikler var mıdır?
Kaçış Odaları Türkiye’de neden zorunlu değil?
- Tüm dünyada, Çin’de dahi kullanımı zorunlu olan Kaçış-Yaşam Odaları’nın (Rescue Chamber) Türkiye’de de madenlerde zorunlu hale getirilmesi için niçin hiçbir adım atmadınız? İlgili şirketler bu konuda sizinle ne zaman temasa geçti, kendilerine hangi tarihte hangi yanıtı verdiniz? Enerji Bakanlığı ve bakanlığınızın ilgisizliği nedeniyle Kaçış Odaları’nın Maden Yönetmeliğinde zorunlu hale getirilmesi konusunda ilerleme sağlanamadığı bilgisi doğru mudur?
ILO Sözleşmesi 19 yıldır neden imzalanmıyor?
- Türkiye, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 176 numaralı "Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesini” 12 yılı sizin hükümetiniz olmak üzere toplamda 19 yıldır neden imzalamamaktadır? Sözleşmenin imzalanmamasının nedenleri arasında maden sahiplerine ve hükümete önemli sorumluluklar getirmesi de yer almakta mıdır?
SGK Başkan Yardımcısı nereden biliyor?
- SGK Başkan Yardımcısı Mustafa Kuruca, henüz olay hakkında herhangi bir öninceleme dahi yapılmamışken “Bu iş kazası olayıdır” açıklamasını neden yaptı?
Tarafsızlığınızı etkileyecek mi?
- Söz konusu madenin açılışını Sayın Enerji Bakanı’nın yapmış olması, bu facia sonrası yapacağınız incelemenin tarafsızlığını zedeleyecek mi?
Çocuklara ağır iş yolunu açan yönetmelik değişikliği
- Çocuk ve Genç İşçilerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5. Maddesinin 5. Fıkrasında, 25 Ekim 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan değişikliği yaparak 16 yaşını dolduran çocukların da ağır işlerde çalışmasının önünü açmanızın gerekçesi nedir?
- Bu değişiklik nedeniyle çocuk-genç işçilerin ölüm sayısının arttığı doğru mudur? 2003 yılı başından bu yana iş kazalarında yaşamlarını yitirenlerin yaşları ve kazaların yaşandığı illere ve yıllara göre dağılımı nedir?
16 Mayıs 2014 Cuma
Soma Madencilik'ten kurtulan işçilere tehdit mesajı.
Soma Madencilik'ten kurtulan işçilere tehdit mesajı gönderdi iddiası.
Şirket çalışanlarının dikkatine diye başlayan mesaj şöyle:
16.05.2014 yarın sabah 05.00 herkes kendi mıntıkasına gidecektir.dışarda toplanılmayacak en küçük bir olaya karışan personel işten atılacaktır.
Şirket çalışanlarının dikkatine diye başlayan mesaj şöyle:
16.05.2014 yarın sabah 05.00 herkes kendi mıntıkasına gidecektir.dışarda toplanılmayacak en küçük bir olaya karışan personel işten atılacaktır.
Hani yalandı.Madende 16 yaşında çalışmaya başlamış.
Madende çalışmaya 16 yaşında başlamış!
Soma'daki maden faciasında hayatını kaybeden 19 yaşındaki Cemal Yıldız'ın 16 yaşında madene girdiği ve 3 yıldır madende çalıştığı ortaya çıktı.
Soma'daki maden faciasının ardından gündeme gelen önemli konulardan biri de madende 18 yaşından küçük işçilerin çalıştırılıp çalıştırılmadığı oldu.
Facianın ertesi günü, Cemal Yıldız'ın dayısı olduğunu söyleyen bir kişi, yeğenin 15 yaşında hayatını kaybettiğini söylemişti. Bu iddialar hem hükümet , hem de madenci holding tarafından yalanlanmış, Yıldız'ın ailesi de çocuklarının 15 değil, 19 yaşında olduğunu söylemişti.
Sol.org.tr’nin haberine göre 19 yaşında hayatını kaybeden Cemal Yıldız, madende çalışmaya 16 yaşında başlamış. Yıldız'ı tanıdığını söyleyen bir kişinin soL’a verdiği bilgiye göre genç işçi okul masraflarını karşılamak için 2011 yılında madende alışmaya başlamış.
Cemal Yıldız, 9 Kasım 2011 tarihinde Facebook hesabından paylaştığı bir gönderide, "Soma kömürleri.d" diyor. "Ne iş cemo?" diye soran bir arkadaşına da "maden ocana abi işe başladm" cevabını veriyor.
Soma'daki maden faciasında hayatını kaybeden 19 yaşındaki Cemal Yıldız'ın 16 yaşında madene girdiği ve 3 yıldır madende çalıştığı ortaya çıktı.
Soma'daki maden faciasının ardından gündeme gelen önemli konulardan biri de madende 18 yaşından küçük işçilerin çalıştırılıp çalıştırılmadığı oldu.
Facianın ertesi günü, Cemal Yıldız'ın dayısı olduğunu söyleyen bir kişi, yeğenin 15 yaşında hayatını kaybettiğini söylemişti. Bu iddialar hem hükümet , hem de madenci holding tarafından yalanlanmış, Yıldız'ın ailesi de çocuklarının 15 değil, 19 yaşında olduğunu söylemişti.
Sol.org.tr’nin haberine göre 19 yaşında hayatını kaybeden Cemal Yıldız, madende çalışmaya 16 yaşında başlamış. Yıldız'ı tanıdığını söyleyen bir kişinin soL’a verdiği bilgiye göre genç işçi okul masraflarını karşılamak için 2011 yılında madende alışmaya başlamış.
Cemal Yıldız, 9 Kasım 2011 tarihinde Facebook hesabından paylaştığı bir gönderide, "Soma kömürleri.d" diyor. "Ne iş cemo?" diye soran bir arkadaşına da "maden ocana abi işe başladm" cevabını veriyor.
İçerde kalan 450 madencinin üzerine beton döküldü iddiası!
HaberTürk yazarı Ali Tezel, Soma'da yaşanan faciayla ilgili şoke edecek bir iddiada bulundu. Twitter'dan paylaştığı iddiasında Tezel, içinde işçi olan beş galeriden ikisine hiç ulaşılamadığını ve içerideki yangını söndürmek için betonlaşsın diye su pompalandığını söyledi. Tezel bir korkunç iddiada daha bulundu.
Soma'da 2 gün önce meydana gelen maden kazasında bilanço sürekli artarken HaberTürk yazarı sosyal güvenlik uzmanı Ali Tezel, Twitter'dan paylaştığı şok iddialarla kafaları karıştırdı. Ali Tezel'in iddiasına göre cesedi çıkartılan 283 maden işçisinin haricinde aşağıda kalan madencilere ulaşılması artık mümkün gözükmüyor.
Tezel, aşağıda kalan 450 işçinin artık çıkarılma şansının kalmadığını ve haklarında gaiplik kararı verileceğini açıklarken şok bir iddiayı daha dile getiriyor. İş cinayetine neden olan patlamanın trafodan kaynaklanmadığını söyleyen Tezel, "işveren şimdi olayı trafo üzerine yıkarak tazminatlardan kurtulmaya çalışıyor" dedi.
İşte Tezel'in o tweetleri:
-SOMA'DAN GERÇEKLER Olayın sebebi trafo değil. Bundan üç ay önce bir galeride yangın çıkıyor ve ağzı beton ile kapatılıyor ama yangın içeride devam ediyor. Sonrasında içeride oluşan basınç ile patlama meydana geliyor.... Yangının hala sönmemesinin sebebi bu... Patlama ve yangınla içerideki trafo da bu sırada zarar görüyor. İşveren şimdi olayı trafo üzerine yıkarak tazminatlardan kurtulmaya çalışıyor
SOMA'DAN İKİNCİ GERÇEK Şu an içinde işçi olan beş galeriden ikisine hiç ulaşılamamış. Ancak yangın sönsün diye içeriye küllü su basılıyor, betonlaşsın diye. Yani, içerdeki yaklaşık 450 işçinin artık çıkarılma şansı kalmadı... haklarında gaiplik kararı verilecek...
Soma'da 2 gün önce meydana gelen maden kazasında bilanço sürekli artarken HaberTürk yazarı sosyal güvenlik uzmanı Ali Tezel, Twitter'dan paylaştığı şok iddialarla kafaları karıştırdı. Ali Tezel'in iddiasına göre cesedi çıkartılan 283 maden işçisinin haricinde aşağıda kalan madencilere ulaşılması artık mümkün gözükmüyor.
Tezel, aşağıda kalan 450 işçinin artık çıkarılma şansının kalmadığını ve haklarında gaiplik kararı verileceğini açıklarken şok bir iddiayı daha dile getiriyor. İş cinayetine neden olan patlamanın trafodan kaynaklanmadığını söyleyen Tezel, "işveren şimdi olayı trafo üzerine yıkarak tazminatlardan kurtulmaya çalışıyor" dedi.
İşte Tezel'in o tweetleri:
-SOMA'DAN GERÇEKLER Olayın sebebi trafo değil. Bundan üç ay önce bir galeride yangın çıkıyor ve ağzı beton ile kapatılıyor ama yangın içeride devam ediyor. Sonrasında içeride oluşan basınç ile patlama meydana geliyor.... Yangının hala sönmemesinin sebebi bu... Patlama ve yangınla içerideki trafo da bu sırada zarar görüyor. İşveren şimdi olayı trafo üzerine yıkarak tazminatlardan kurtulmaya çalışıyor
SOMA'DAN İKİNCİ GERÇEK Şu an içinde işçi olan beş galeriden ikisine hiç ulaşılamamış. Ancak yangın sönsün diye içeriye küllü su basılıyor, betonlaşsın diye. Yani, içerdeki yaklaşık 450 işçinin artık çıkarılma şansı kalmadı... haklarında gaiplik kararı verilecek...
İşçilerin alınterini residens'e yatırmış!
Yeni Şafak'ta yer alan habere göre Koç Holding'e ait bir madenin taşeronluğunu 30 yıl önce alarak batmaktan kurtulan Soma Holding'in yükseliş grafiği, madencilikte nasıl kazanç sağladığını da gözler önüne seriyor.
Bugün 6'sı madencilik, 1'i inşaat olmak üzere 7 şirketi bulunan Soma Holding, madencilerin tırnaklarıyla çıkardığı kömürden kazandığıyla İstanbul'da 47 katlı bir gökdelen dikiyor. Soma'da kazanın meydana geldiği madende hayatını kaybeden yüzlerce işçinin tamamının 1 yıllık kazancının bu gökdelende 1 milyon 350 bin dolara satılan 155 metrekarelik bir daireyi satın almaya yetmemesi çarpıklığı gözler önüne seriyor.
YÜKSELİŞ İTİRAFI
Soma Holding'in patronu 75 yaşındaki Alp Gürkan, sektördeki yükselişini verdiği röportajlarıyla ayrıntısına kadar anlatırken pek çok itiraftada da bulunmuştu. Bunlardan en önemlisi TKİ'den satın aldığı maden sahasında 140 dolara üretilen bir kömürün maliyetini 24 dolara kadar düşürmesi. Bunu planlama ile açıklasa da maden ocağında çok düşük ücretlerle canları pahasına çalışan işçilerin bu başarıda epey katkısı olduğu bir gerçek. Gürkan, Hürriyet'e verdiği söyleşide batmaktan Koç Grubu'na ait Tirebolu'daki bir maden işletmesi taşeron olarak işletmesi sayesinde kurtulduğunu anlatmıştı.
BATMAK ÜZEREYKEN
Gürkan, 1970'li yılların sonlarına doğru yaşanan akaryakıt sıkıntısı ve makine ithalatındaki zorluklar nedeniyle işletmesinin kapısına kilit vurunca imdadına Koç Grubu yetişti. Gürkan, borçlarını nasıl ödeyeceğini düşünürken, Koç Grubu'na ait Tirebolu'daki madeni taşeron olarak işletme fırsatı çıktı. Gürkan, buradan kazandığı parayla Soma'da kömür madeni işine girdi.
TEK RAKİBİ CİNER
2004 yılında Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) ile büyük çaplı rödovans (hasılat kirası ödemesi) karşılığında anlaşma yaparak Soma kömür madenlerini devraldı. Türkiye'de Ciner Grubu ile birlikte en çok üretim yapan iki gruptan biri olan Gürkan, Turgay Ciner'in Soma'da işlettiği sahaları 2009'da devraldı. Gürkan, yeni yatırımlarıyla birlikte üretim kapasitesini daha da artırarak Ciner'in önüne geçecek ve Türkiye'nin en büyük üreticisi olacaktı.
YERÜSTÜNE YATIRIM
Gürkan, yeraltından kazandıklarını oğlu Can Gürkan'ın ısrarıyla yerüstünde gayrimenkule yatırmaya başladı. Tilaga isimli inşaat şirketiyle İstanbul'da Maslak ve Kartal'da iki proje yapıyor. İstanbul Maslak'ta inşaa edilen ve 47 katlı Spine Tover ismi verilen 130 milyon dolarlık proje nedeniyle Gürkan ailesi için '2 bin metre derinden çıkardığıyla 200 metre yükseğe yatırım yaptı' yorumları yapıldı.
20 YILLIK PLANLAMA
Tilaga İnşaat Grup Başkanı Can Gürkan, gökdelen projesinde 10-20 yıl sonrasında ihtiyaçlara karşılık verebilecek bir proje geliştirdiklerini anlatmıştı. Gürkan'ın bu sözleri işçilerin bugün hayatta kalmasını sağlayacak güvenlik ihtiyaçlarını bile karşılayamadığına dikkat çekilerek manidar bulundu.
1 TANESİ 200 CAN
Soma Holding, Spine Tower'da 155 metrekare konutları 1 milyon 350 bin dolara, 380 metrekare konutları 3 milyon 880 bin dolara satıyor. Spine Tower'daki daire rakamları acı bir gerçeği de gözler önüne seriyor. Soma'daki madende hayatını kaybeden ve büyük çoğunluğu asgari ücretle çalışan yüzlerce işçi, bir yıllık kazançlarını biraraya getirse, patronlarının yaptırdığı gökdelenden 155 metrekarelik bir daire alamıyor. Maden kazası sonrası gündeme gelen ve madende olmayan kaçış odalarının tanesinin 250 bin dolar olduğu düşünüldüğünde ise patronun gökdelendeki bir dairesiyle ölen işçilerin tamamını kurtaracak 5-6 adet yaşam odası yapılabileceği de başka bir acı gerçeği gözler önüne seriyor.
Facianın yaşandığı maden ocağının patronu Alp Gürkan madencilerin bin 200 lira maaşla çalıştığı işletmeden aylık net 20 bin lira ve bu şirketin büyük ortağı Tilaga Madencilik ve Sınai Yatırımlar A.Ş'deki yönetim kurulu başkanlığından ise 18 bin lira maaş alıyor.
BUGÜNE KADAR HİÇ GÖRÜLMEMİŞ BİR YANGIN
Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. kazaya ilişkin akıllarda soru işareti uyandıran bir açıklama yaptı. Açıklamada ocak hakkında bilgiler verilerek şöyle denildi: "Sektörde ilk kez görülen bir olayla karşı karşıyayız.Madencilikte birdenbire yüksek oranlı bir yangın söz konusu olamaz. Yangından 5 dakika önce ölçüm mekanizması verilerin normal olduğunu göstermiştir. Ne yazık ki bugüne kadar görülmeyen ve açıklanamayan yangın vuku bulmuştur. Normalden daha hızlı yayılan yangının nedeni incelemeden sonra anlaşılabilecektir."
Bugün 6'sı madencilik, 1'i inşaat olmak üzere 7 şirketi bulunan Soma Holding, madencilerin tırnaklarıyla çıkardığı kömürden kazandığıyla İstanbul'da 47 katlı bir gökdelen dikiyor. Soma'da kazanın meydana geldiği madende hayatını kaybeden yüzlerce işçinin tamamının 1 yıllık kazancının bu gökdelende 1 milyon 350 bin dolara satılan 155 metrekarelik bir daireyi satın almaya yetmemesi çarpıklığı gözler önüne seriyor.
YÜKSELİŞ İTİRAFI
Soma Holding'in patronu 75 yaşındaki Alp Gürkan, sektördeki yükselişini verdiği röportajlarıyla ayrıntısına kadar anlatırken pek çok itiraftada da bulunmuştu. Bunlardan en önemlisi TKİ'den satın aldığı maden sahasında 140 dolara üretilen bir kömürün maliyetini 24 dolara kadar düşürmesi. Bunu planlama ile açıklasa da maden ocağında çok düşük ücretlerle canları pahasına çalışan işçilerin bu başarıda epey katkısı olduğu bir gerçek. Gürkan, Hürriyet'e verdiği söyleşide batmaktan Koç Grubu'na ait Tirebolu'daki bir maden işletmesi taşeron olarak işletmesi sayesinde kurtulduğunu anlatmıştı.
BATMAK ÜZEREYKEN
Gürkan, 1970'li yılların sonlarına doğru yaşanan akaryakıt sıkıntısı ve makine ithalatındaki zorluklar nedeniyle işletmesinin kapısına kilit vurunca imdadına Koç Grubu yetişti. Gürkan, borçlarını nasıl ödeyeceğini düşünürken, Koç Grubu'na ait Tirebolu'daki madeni taşeron olarak işletme fırsatı çıktı. Gürkan, buradan kazandığı parayla Soma'da kömür madeni işine girdi.
TEK RAKİBİ CİNER
2004 yılında Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) ile büyük çaplı rödovans (hasılat kirası ödemesi) karşılığında anlaşma yaparak Soma kömür madenlerini devraldı. Türkiye'de Ciner Grubu ile birlikte en çok üretim yapan iki gruptan biri olan Gürkan, Turgay Ciner'in Soma'da işlettiği sahaları 2009'da devraldı. Gürkan, yeni yatırımlarıyla birlikte üretim kapasitesini daha da artırarak Ciner'in önüne geçecek ve Türkiye'nin en büyük üreticisi olacaktı.
YERÜSTÜNE YATIRIM
Gürkan, yeraltından kazandıklarını oğlu Can Gürkan'ın ısrarıyla yerüstünde gayrimenkule yatırmaya başladı. Tilaga isimli inşaat şirketiyle İstanbul'da Maslak ve Kartal'da iki proje yapıyor. İstanbul Maslak'ta inşaa edilen ve 47 katlı Spine Tover ismi verilen 130 milyon dolarlık proje nedeniyle Gürkan ailesi için '2 bin metre derinden çıkardığıyla 200 metre yükseğe yatırım yaptı' yorumları yapıldı.
20 YILLIK PLANLAMA
Tilaga İnşaat Grup Başkanı Can Gürkan, gökdelen projesinde 10-20 yıl sonrasında ihtiyaçlara karşılık verebilecek bir proje geliştirdiklerini anlatmıştı. Gürkan'ın bu sözleri işçilerin bugün hayatta kalmasını sağlayacak güvenlik ihtiyaçlarını bile karşılayamadığına dikkat çekilerek manidar bulundu.
1 TANESİ 200 CAN
Soma Holding, Spine Tower'da 155 metrekare konutları 1 milyon 350 bin dolara, 380 metrekare konutları 3 milyon 880 bin dolara satıyor. Spine Tower'daki daire rakamları acı bir gerçeği de gözler önüne seriyor. Soma'daki madende hayatını kaybeden ve büyük çoğunluğu asgari ücretle çalışan yüzlerce işçi, bir yıllık kazançlarını biraraya getirse, patronlarının yaptırdığı gökdelenden 155 metrekarelik bir daire alamıyor. Maden kazası sonrası gündeme gelen ve madende olmayan kaçış odalarının tanesinin 250 bin dolar olduğu düşünüldüğünde ise patronun gökdelendeki bir dairesiyle ölen işçilerin tamamını kurtaracak 5-6 adet yaşam odası yapılabileceği de başka bir acı gerçeği gözler önüne seriyor.
Facianın yaşandığı maden ocağının patronu Alp Gürkan madencilerin bin 200 lira maaşla çalıştığı işletmeden aylık net 20 bin lira ve bu şirketin büyük ortağı Tilaga Madencilik ve Sınai Yatırımlar A.Ş'deki yönetim kurulu başkanlığından ise 18 bin lira maaş alıyor.
BUGÜNE KADAR HİÇ GÖRÜLMEMİŞ BİR YANGIN
Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. kazaya ilişkin akıllarda soru işareti uyandıran bir açıklama yaptı. Açıklamada ocak hakkında bilgiler verilerek şöyle denildi: "Sektörde ilk kez görülen bir olayla karşı karşıyayız.Madencilikte birdenbire yüksek oranlı bir yangın söz konusu olamaz. Yangından 5 dakika önce ölçüm mekanizması verilerin normal olduğunu göstermiştir. Ne yazık ki bugüne kadar görülmeyen ve açıklanamayan yangın vuku bulmuştur. Normalden daha hızlı yayılan yangının nedeni incelemeden sonra anlaşılabilecektir."
Bu sendikalar halay çekmekten başka ne işe yarrar!
Tüm Türkiye Soma'daki maden faciasında 285 işçinin hayatını kaybetmesiyle yasa boğulurken, Mersin'de sendika üyeleri halay çekti, misket oynadı.
Mersin’in Silifke ilçesinde KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası işyeri temsilciliği Hemşirelik Haftası'nı coşkuyla kutladı.
Mersin’in Silifke ilçesinde KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası işyeri temsilciliği Hemşirelik Haftası kutlamaları kapsamında yemek verdi. Göksu Otel’de düzenlenen geceye Eğitim-Sen Silifke Temsilciliği üyeleri ve çok sayıda ebe, hemşire, sağlık emekçisi ve aileleri katıldı.
Gecede emekli olan sağlık çalışanlarına plaket verilerek, bundan sonraki yaşamlarında başarı dileklerinde bulunuldu. Plaket alan sağlık çalışanları sendika temsilcisi Mehmet Navgasın ve mesai arkadaşlarına teşekkür etti.
HALAY ÇEKTİLER, MİSKET OYNADILAR
KESK Silifke Temsilcisi Mehmet Navgasın’ın konuşmasının ardından, katılımcılar müzik eşliğinde halay çekti, misket oynadı.
Mersin’in Silifke ilçesinde KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası işyeri temsilciliği Hemşirelik Haftası'nı coşkuyla kutladı.
Mersin’in Silifke ilçesinde KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası işyeri temsilciliği Hemşirelik Haftası kutlamaları kapsamında yemek verdi. Göksu Otel’de düzenlenen geceye Eğitim-Sen Silifke Temsilciliği üyeleri ve çok sayıda ebe, hemşire, sağlık emekçisi ve aileleri katıldı.
Gecede emekli olan sağlık çalışanlarına plaket verilerek, bundan sonraki yaşamlarında başarı dileklerinde bulunuldu. Plaket alan sağlık çalışanları sendika temsilcisi Mehmet Navgasın ve mesai arkadaşlarına teşekkür etti.
HALAY ÇEKTİLER, MİSKET OYNADILAR
KESK Silifke Temsilcisi Mehmet Navgasın’ın konuşmasının ardından, katılımcılar müzik eşliğinde halay çekti, misket oynadı.
15 Mayıs 2014 Perşembe
İşten attıkları madenciler tesadüfen hayatta kaldılar.
İşten Çıkarıldılar Hayatları Kurtuldu
Manisa’nın Soma ilçesinde facianın yaşandığı maden ocağının lambahanesinde asılı duran bir not dikkat çekti.
‘Aşağıdaki kişilerin çıkışları yapılmış olup yer altına girmeleri kesinlikle yasaktır’ yazısının altında ismi yazan 5 işçi bugün işten çıkarıldıkları için hayatta kaldı.
Halil Yayla, Nurullah Şafak, İlhami Atar, İlhami Aydın ve Mehmet Koyun isimli işçiler kısa bir süre önce işten çıkarılmanın ve evlerine ekmek götüremeyecek olmanın acısını yaşarken, 3 gün önce meydana gelen maden faciasında mesai arkadaşlarının kaderini yaşamayarak, hayatta kaldılar.
Manisa’nın Soma ilçesinde facianın yaşandığı maden ocağının lambahanesinde asılı duran bir not dikkat çekti.
‘Aşağıdaki kişilerin çıkışları yapılmış olup yer altına girmeleri kesinlikle yasaktır’ yazısının altında ismi yazan 5 işçi bugün işten çıkarıldıkları için hayatta kaldı.
Halil Yayla, Nurullah Şafak, İlhami Atar, İlhami Aydın ve Mehmet Koyun isimli işçiler kısa bir süre önce işten çıkarılmanın ve evlerine ekmek götüremeyecek olmanın acısını yaşarken, 3 gün önce meydana gelen maden faciasında mesai arkadaşlarının kaderini yaşamayarak, hayatta kaldılar.
Bakan Yıldız Temmuz 2013'de Soma kömür madenlerindeymiş!
10 Temmuz 2013 Çarşamba Taner Yıldız Soma'daki madenleri incelemiş.Çok memnun kalmış.İşte o çarpıcı haber...
Bakan Yıldız Manisa Soma'da
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Manisa'nın Soma ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Dün akşam Ramazan ayının ilk iftarını maden ocağında işçilerle açan Taner Yıldız, ilçede bir gün konakladıktan sonra bugün de inceleme gezisine çıktı.
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Manisa'nın Soma ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Dün akşam Ramazan ayının ilk iftarını maden ocağında işçilerle açan Taner Yıldız, ilçede bir gün konakladıktan sonra bugün de inceleme gezisine çıktı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Celal Bayar Üniversitesi Soma Meslek Yüksek Okulu kampusünde ve Türkiye'de elektrik sektörünün kalifiye eleman yetiştiren sayılı kurumlarından biri olan TEİAŞ'ta incelemede bulundu.
Yıldız'a inceleme gezisinde Manisa Valisi Abdurrahman Savaş, Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof.Dr. Mehmet Pakdemirli, Soma Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Yard.Doç. Dr. Ayla Tekin, Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene, ELİ Müessese Müdürü Hakkı Duran, TEİAŞ Eğitim Merkezi Müdürü Hayrullah Saraç, SEAŞ Genel Müdürü Nuri Şerifoğlu da eşlik etti.
Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof.Dr. Mehmet Pakdemirli ve Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Yard.Doç. Dr. Ayla Tekin'den bilgi alan Bakan Yıldız, sınıfları ve laboratuvarları gezerek öğrenim gören kursiyer ve öğrencilerle sohbet etti.
İnceleme gezisinin ardından gazetecilere açıklamada bulunan Yıldız, Türkiye Kömür İşletmeleri, Elektrik Üretim A.Ş ve TEİAŞ'ın Soma'da eğitime katkı sağladığını ve okul arazisinin 2018 yılına kadar CBÜ'ye protokol kapsamında tahsis edilmiş olduğunu hatırlattı.
Arazilerin Celal Bayar Üniversitesi'ne devredilmesi konusunun gündemde olduğunu söyleyen Yıldız, okulun 16 dönümlük yer talebinde bulunduğunu, arazileri verimli, fonksiyonel kullanmak adına kurumlar arası herhangi bir karşılık beklemeksizin yerleri verdiklerini kaydetti.
Bakan Yıldız, açıklamasının devamında şunları söyledi: "Belediye Başkanımızın ifrazı ile beraber imarda yapılacak değişikliklerle bunu inşallah gerçekleştiririz diye düşünüyorum. Kıymet takdir bedelleri ile alakalı. Üniversitemizi çok yormadan ne tür bir formül bulunabilir bunların üzerinde çalışılacak ve ondan sonra yine Soma'ya güzel bir tesis kazandırılmış olunacak. Göstermelik değil, yalnızca mülkiyetlerin el değiştirmesi olarak değil ama gerçekten fonksiyonel çalışacak bir yapıyı kurgulamamız lazım. Yoksa bütün kitlerin bütün bağlı ilgili ve ilişkili kuruluşların mülkiyeti hazinenindir. Bizim veya üniversitenin elinde bulunması bizim açımızdan çok farketmez. İnşallah bunu inceledikten sonra ilgili arkadaşlarım da bu konu ile alakalı kamuoyuna açıklama yaparlar."
TEİAŞ'I DA ZİYARET ETTİ
Türkiye'de elektrik sektöründe kalifiye elemanların yetiştirildiği TEİAŞ'ı da ziyaret eden Yıldız, bu denli önemli bir kurumda kullanılan teçhizatların eski olduğunu gördüğünü ve güncellenmesi gerektiğini ifade etti.
Bakan Yıldız, konuşmasında, "Libya, Afganistan, Irak ve farklı ülkelerden gelip burada eğitim alanlar var. Onlara en son teknolojik cihazlarla eğitimin verilebiliyor olması lazım. Bu açıdan firmalarımız sağolsunlar bu manada bağışları oluyor. Firmalarla konuşacağım ve buradaki bir kısım eğitim tesisatının yenilenmesi ile alakalı girişimde bulunacağız" dedi. Açıklamanın ardından Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Pakdemirli, Enerji Bakanı Taner Yıldız'a şilt takdim etti. Soma'daki temaslarını tamamlayan Bakan Yıldız, daha sonra helikopterle Soma'dan ayrıldı.
Bakan Yıldız Manisa Soma'da
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Manisa'nın Soma ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Dün akşam Ramazan ayının ilk iftarını maden ocağında işçilerle açan Taner Yıldız, ilçede bir gün konakladıktan sonra bugün de inceleme gezisine çıktı.
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Manisa'nın Soma ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Dün akşam Ramazan ayının ilk iftarını maden ocağında işçilerle açan Taner Yıldız, ilçede bir gün konakladıktan sonra bugün de inceleme gezisine çıktı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Celal Bayar Üniversitesi Soma Meslek Yüksek Okulu kampusünde ve Türkiye'de elektrik sektörünün kalifiye eleman yetiştiren sayılı kurumlarından biri olan TEİAŞ'ta incelemede bulundu.
Yıldız'a inceleme gezisinde Manisa Valisi Abdurrahman Savaş, Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof.Dr. Mehmet Pakdemirli, Soma Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Yard.Doç. Dr. Ayla Tekin, Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene, ELİ Müessese Müdürü Hakkı Duran, TEİAŞ Eğitim Merkezi Müdürü Hayrullah Saraç, SEAŞ Genel Müdürü Nuri Şerifoğlu da eşlik etti.
Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof.Dr. Mehmet Pakdemirli ve Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Yard.Doç. Dr. Ayla Tekin'den bilgi alan Bakan Yıldız, sınıfları ve laboratuvarları gezerek öğrenim gören kursiyer ve öğrencilerle sohbet etti.
İnceleme gezisinin ardından gazetecilere açıklamada bulunan Yıldız, Türkiye Kömür İşletmeleri, Elektrik Üretim A.Ş ve TEİAŞ'ın Soma'da eğitime katkı sağladığını ve okul arazisinin 2018 yılına kadar CBÜ'ye protokol kapsamında tahsis edilmiş olduğunu hatırlattı.
Arazilerin Celal Bayar Üniversitesi'ne devredilmesi konusunun gündemde olduğunu söyleyen Yıldız, okulun 16 dönümlük yer talebinde bulunduğunu, arazileri verimli, fonksiyonel kullanmak adına kurumlar arası herhangi bir karşılık beklemeksizin yerleri verdiklerini kaydetti.
Bakan Yıldız, açıklamasının devamında şunları söyledi: "Belediye Başkanımızın ifrazı ile beraber imarda yapılacak değişikliklerle bunu inşallah gerçekleştiririz diye düşünüyorum. Kıymet takdir bedelleri ile alakalı. Üniversitemizi çok yormadan ne tür bir formül bulunabilir bunların üzerinde çalışılacak ve ondan sonra yine Soma'ya güzel bir tesis kazandırılmış olunacak. Göstermelik değil, yalnızca mülkiyetlerin el değiştirmesi olarak değil ama gerçekten fonksiyonel çalışacak bir yapıyı kurgulamamız lazım. Yoksa bütün kitlerin bütün bağlı ilgili ve ilişkili kuruluşların mülkiyeti hazinenindir. Bizim veya üniversitenin elinde bulunması bizim açımızdan çok farketmez. İnşallah bunu inceledikten sonra ilgili arkadaşlarım da bu konu ile alakalı kamuoyuna açıklama yaparlar."
TEİAŞ'I DA ZİYARET ETTİ
Türkiye'de elektrik sektöründe kalifiye elemanların yetiştirildiği TEİAŞ'ı da ziyaret eden Yıldız, bu denli önemli bir kurumda kullanılan teçhizatların eski olduğunu gördüğünü ve güncellenmesi gerektiğini ifade etti.
Bakan Yıldız, konuşmasında, "Libya, Afganistan, Irak ve farklı ülkelerden gelip burada eğitim alanlar var. Onlara en son teknolojik cihazlarla eğitimin verilebiliyor olması lazım. Bu açıdan firmalarımız sağolsunlar bu manada bağışları oluyor. Firmalarla konuşacağım ve buradaki bir kısım eğitim tesisatının yenilenmesi ile alakalı girişimde bulunacağız" dedi. Açıklamanın ardından Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Pakdemirli, Enerji Bakanı Taner Yıldız'a şilt takdim etti. Soma'daki temaslarını tamamlayan Bakan Yıldız, daha sonra helikopterle Soma'dan ayrıldı.
"Bakan değil sanki ölü sayacı."
Sorumluluğunda olan maden işçilerinin sağlıklı koşullarda çalışabilmesi için yeterli çalışmayı gösteremeyen Taner Yıldız saat başı ölen madencileri son derece başarıyla! saymayı becerebildi.
Ve ölen madencilerin cesetlerini ailelerine hızla teslim ettiklerini açıklayarak bununla övünür konuma düştü.Keşke ölenleri saymakta gösterdiği mahareti onların yaşaması için gösterebilseydi.Bu büyük acıyı en azından paylaşabilmek adına istifayı akıl edebilseydi.
Ve ölen madencilerin cesetlerini ailelerine hızla teslim ettiklerini açıklayarak bununla övünür konuma düştü.Keşke ölenleri saymakta gösterdiği mahareti onların yaşaması için gösterebilseydi.Bu büyük acıyı en azından paylaşabilmek adına istifayı akıl edebilseydi.
14 Mayıs 2014 Çarşamba
Madenci yakınlarından Ak Parti Soma İlçe Binasına protesto.
Soma’da meydana gelen maden faciasının ardından ilçede hava gerildi...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye çıkışı protesto edilmesinin ardından protestolarını sürdüren çoğunluğunu liseli gençlerin oluşturduğu yaklaşık 200 kişilik grup, ilçenin caddelerinde protesto yürüyüşü yaptı, hükümeti istifaya çağırdı.
Kendilerini uyaran polise de tepki gösteren protestocular, daha sonra Gaziosmanpaşa Caddesi’nde bulunan Ak Parti’nin Soma İlçe binasına saldırdı. Ellerindeki ve söktükleri kaldırım taşlarıyla ilçe başkanlığının camlarının tamamını kıran göstericiler, daha sonra içeri girip eşyaları tahrip etti.
Binada asılı olan Başbakan Erdoğan’ın posterini de yırtan göstericilere polis biber gazı ile müdahale etti. Polis müdahalesi karşısında binadan ayrılan göstericiler, Soma Belediyesi önünde toplanıp oturma eylemi yaptı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye çıkışı protesto edilmesinin ardından protestolarını sürdüren çoğunluğunu liseli gençlerin oluşturduğu yaklaşık 200 kişilik grup, ilçenin caddelerinde protesto yürüyüşü yaptı, hükümeti istifaya çağırdı.
Kendilerini uyaran polise de tepki gösteren protestocular, daha sonra Gaziosmanpaşa Caddesi’nde bulunan Ak Parti’nin Soma İlçe binasına saldırdı. Ellerindeki ve söktükleri kaldırım taşlarıyla ilçe başkanlığının camlarının tamamını kıran göstericiler, daha sonra içeri girip eşyaları tahrip etti.
Binada asılı olan Başbakan Erdoğan’ın posterini de yırtan göstericilere polis biber gazı ile müdahale etti. Polis müdahalesi karşısında binadan ayrılan göstericiler, Soma Belediyesi önünde toplanıp oturma eylemi yaptı.
Beleş dağıtılan kömürler tüketimi arttırıyor.
İşçilerin canı pahasına çıkardığı kömürler bedava dağıtılıyor!
Türkiye'de konutlarda ve enerji üretiminde kömür kullanımı giderek artıyor. Seçim öncesi yapılan dağıtımların da etkisiyle konutlarda kömür kullanımı Ocak ayında yüzde 11.5 yükseldi.Türkiye İstatistik Kurumu'nun ( TÜİK ) verilerine göre, Ocak ayında konutlarda kullanılan kömür miktarı, geçen yılın aynı ayındaki 812 bin ton düzeyinden, yüzde 11.5 artışla 905 bin tona yükseldi. Aynı dönemler itibarıyla termik enerji santrallerinde kullanılan kömür miktarı da yüzde 13.5 yükselerek, 5 milyon 257 bin ton düzeyinden, 5 milyon 965 bin tona çıktı.
Demirçelik sanayiinin kullandığı kömür miktarı da, bir yıllık dönemde yüzde 2.6 artışla, 2013 yılı Ocak ayındaki 417 bin tondan, bu yıl 428 bin tona yükseldi.
Bu yıl üretilen ve ithal edilen kömürlerden yapılan taşkömürü teslimatının yüzde 41.6'sı termik santrallere, yüzde 22.8'i kok tesislerine, yüzde 6.2'si demir-çelik haricindeki sanayiye, linyit teslimatının da yüzde 88.8'i termik santrallere, yüzde 5.4'ü demir-çelik haricindeki sanayiye yapıldı.
Taşkömürü kokunun ise yüzde 98.8'i demir-çelik sanayine sevk edildi. TÜrkiye'de Ocak ayında 5 milyon 288 bin tonluk linyit ve taşkömürü üretimi, 2 milyon 484 bin tonluk da taşkömürü ithalatı yapıldı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
COİNPAYU İLE 25+ KAZANDIM.
Hergün siteye gir kısa reklamları izle.Yüzlerce anketten istediklerini yap.Görevleri tamamla Günün sonunda en yüksek puanı topla 25+ $KAZAN.Unutma görevler ve anketlerden kazandığından hariç ilk 1000 kişi hergün bonus olarak $ kazanıyor. Defalarca ödeme aldım.Türkiye de yaşayanlara ödeme yapıyor.Dikkat etmeniz gereken nokta görevleri yaparken doğru cevaplar verin.Genelde şirketlerin kullanıcıların alışveriş alışkanlıklarını ve ürün tercihlerini öğrenmek için yaptığı araştırma anketleri çıkıyor.Ve soruyu okumadan rastgele işaretlemeyin.İlk birkaç gün en çok ödülü siz kazanma şansını elde edemeseniz bile.Hergün 1 saate yakın zaman harcarsanız ilk 1000 kişiye kein giriliyor. Denemekte fayda var.