işçi sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
işçi sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Liman işçileri açlık grevinde.

Liman işçileri açlık grevi başlattı
Kocaeli’de bulunan Derince Limanı’nın özelleştirilmesine karşı çıkan Liman-İş Sendikası üyesi 24 yıllık liman işçisi Ali Erdoğan açlık grevine başladı.

Kocaeli’de bulunan ve TCDD’ye ait olan Derince Limanı'nın 39 yıl süreyle özelleştirilmesi sürecinde teklif verme süresi yarın (Çarşamba) sona erecek. Geçtiğimiz hafta özelleştirme ihalesine karşı çıkan Liman-İş Sendikası’na bağlı liman işçileri çadır kurarak direnişe başlamıştı. Limanda 24 yıldan beri çalışan Ali Erdoğan ise bugün açlık grevine başladı. İlerleyen günlerde diğer işçilerinde açlık grevine katılması bekleniyor.

ÖZELLEŞTİRİLMESİN DİYE

Greve çıkan işçiye sendika yöneticileri de destek verdi. Derince Limanı önünde açlık grevine çıkan Ali Erdoğan yaptığı açıklamada, “Bizim burada olmamızın amaçları belli.  Özelleşmesin diye birilerine peşkeş çekilmesin diye. Sadece liman satılmıyor. Deniz de satılıyor. Büyük bir kısım dolgu oluyor. Özelleştirmeye karşıyız. Daha önce de aklıma gelmişti, ama o cesareti bulamamıştım kendimde. Muhakkak birileri bir şeyler yapmalı. Bir hafta boyunca açlık grevinde olacağım. Benden sonra da açlık grevine çıkan arkadaşlarım olacaktır” dedi.

27 Mayıs 2014 Salı

Somada skandallar bitmiyor.

Soma'da pes dedirten yeni ayrıntı

Soma’da 301 işçinin ölümüyle sonuçlanan maden kazasıyla ile ilgili skandallar bitmek bilmiyor. Facia sonrasında bakanlık adına denetim yapan Aysel Ertürk ile savcılık bilirkişisi Alpaslan Ertürk’ün karı-koca olduğu anlaşıldı.

Dün facia öncesi mart ayında madeni bakanlık adına denetleyen İş Başmüfettişi Emin Gümüş’ün, madenin sahibi Soma Madencilik’te Proje ve Etüd Müdürü olarak görev yapan Hayri Kebapçılar’ın eniştesi olduğunu ortaya çıkmıştı. Bugün ise felaket madenindeki denetim-akrabalık skandalının sadece enişte-kayınbiraderle sınırlı olmadığı ortaya çıktı. Facia sonrasında ‘eşli’ denetim yapıldığı da anlaşıldı.

Skandalı Hürriyet yazarı Sefer Levent bugünkü köşesine taşıdı. İşte o yazı:

Karı-koca denetliyor

Soma’da gerçekleşen denetim skandalları bitmek bilmiyor. Önceki gün madeni martta denetleyen İş Başmüfettişi Emin Gümüş’ün madende Proje ve Etüt Müdürü Hayri Kebapçılar’ın eniştesi olduğu ortaya çıktı.

Dün de facia sonrasında bakanlık adına denetim yapan Aysel Ertürk ile savcılık bilirkişisi Alpaslan Ertürk’ün karı-koca  olduğu anlaşıldı.

Soma’da 301 işçinin ölümüyle sonuçlanan maden kazasıyla ile ilgili skandallar bitmek bilmiyor. Hürriyet, dün facia öncesi mart ayında madeni bakanlık adına denetleyen İş Başmüfettişi Emin Gümüş’ün madenin sahibi Soma Madencilik’te Proje ve Etüd Müdürü olarak görev yapan Hayri Kebapçılar’ın eniştesi olduğunu ortaya çıkarmıştı. Bugün ise felaket madenindeki denetim-akrabalık skandalının sadece enişte-kayınbiraderle sınırlı olmadığı ortaya çıktı. Facia sonrasında ‘eşli’ denetim yapıldığı da anlaşıldı.

Bakanlık görevlendirdi

Çalışma Bakanlığı Soma’daki maden kazası sonrasında denetim için müfettişler görevlendirdi. Bu görevlendirilen müfettişlerden biri de Aysel Ertürk. Kendisi Çalışma Bakanlığı İzmir Grup Başkanlığında İş Başmüfettişi olarak görev yapıyor. Buraya kadar herşey normal. Ancak normal olmayan Aysel Ertürk’ün bakanlık adına denetimini yaptığı madende aileden birinin daha yer alması. Aysel Ertürk’ün eşi Alparslan Ertürk de Savcılık adına bilirkişi olarak madende denetimlerde bulunuyor. Alparslan Ertürk, yüksek maden mühendisi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Madencilik Fakültesi’nde öğretim görevlisi. İş güvenliği uzmanı olarak da görev yapan Alpaslan Ertürk’ü cumhuriyet savcılığı görevlendirmiş. Görevlendirme sonrası da ortaya şöyle bir tablo çıkmış: Bakanlık adına Aysel Hanım hem madenin sahiplerinin yani işletmenin hem de kendisinden önceki denetimlerinin normal olup olmadığına bakacak ve bu denetimi raporlaştıracak. Eşi Alparslan Bey ise bu kez savcılık adına hem bakanlığın hem de işletmenin varsa kusurlarını raporlayacak.

Madene ilk o girdi

Ayrıca Alpaslan Ertürk madene ilk girenlerden. Cumhuriyet Savcısı Gökhan Şahin, Cumhuriyet Savcısı Adem Aktaş ile bilirkişi heyetindeki Maden Bilirkişisi Prof. Dr. Ercüment Yalçın, Maden Bilirkişisi Prof. Dr. Ahmet Hakan Onur, Elektrik Mühendisi Prof. Dr. Eyüp Akpınar ve A sınıfı iş güvenliği uzmanı Alparslan Ertürk’ün kaza sonrası inceleme yapmış ve soruşturmanın ana delili olan ön bilirkişi raporunu hazırlamışlardı.

Dokuz Eylül’e danışmanlar

İzmir’de ikamet eden Aysel ve Alpaslan Ertürk’ten Aysel Ertürk maden mühendisi. Çalışma Bakanlığı İzmir Grup Başkanlığı’nda iş baş müfettişi olarak çalışıyor. Aysel Ertürk eski Çalışma Bakanı Ömer Dinçer döneminde yani 2010 yılında iş baş müfettişliğine atandı. Aysel Ertürk Dokuz Eylül Üniversitesi Danışma Kurulu üyesi olarak da görev yapıyor. Alpaslan Ertürk ise yüksek maden mühendisi. Lisansını Dokuz Eylül Üniversitesi’nde yapan Alpaslan Ertürk Hacettepe Üniversitesi’ndeki yüksek lisansını 1996’da tamamlamış. 1983-2005 arasında özel sektör kömür ve krom işletmelerinde çalışan Alpaslan Ertürk 1988-1997 yılları arasında TMMOB Maden Mühendisleri Odası’nın genel sekreterliği görevini üstlendi. 15 Kasım 2005’ten itibaren ise DEÜ Maden Mühendisliği Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor. Alpaslan Ertürk ile Aysel Ertürk’ü birleştiren diğer nokta ise ikisinin de Dokuz Eylül Üniversitesi Danışma Kurulu’nda yer almaları.

26 Mayıs 2014 Pazartesi

İş teftiş kurulu Soma madencilik faaliyetlerini durdurdu.

Soma Kaymakamı Mehmet Bahattin Atçı, Soma Kömürleri A.Ş'nin işlettiği Atabacası ocağındaki faaliyetlerin İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca durdurulduğunu bildirdi.

Soma'daki çeşitli ocaklarda çalışan maden işçileri, Ege Linyit İşletmeleri (ELİ) önünde toplanarak çalışma koşullarının düzeltilmesi talebiyle eylem yaptı.

ELİ Müessese Müdürü Hakkı Duran'la görüşme talebinde bulunan işçilerin yanına giden Soma Kaymakamı Mehmet Bahattin Atçı, taleplerinde haklı olduğunu belirttiği işçileri haksız duruma düşmemeleri için sükunete davet etti.

İşçilerin, "Maden ocakların kamulaştırılması talepleri" konusunda Müessese Müdürü Duran'la görüşmek istediklerini söylemeleri üzerine Atçı, müessese müdürünün bu konuda bir yetkisinin bulunmadığına işaret ederek, "Maden işçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi konusunda Ankara'da çalışmalar devam ediyor. Bizler de burada sizin acil çözüm bekleyen sorunlarınızla ilgileniyor, çözüm üretmeye çalışıyoruz. Haklıyken haksız duruma düşmeyin" dedi.

İşçilerin "madenlerde iş başı yapmaya davet edildikleri" yönündeki şikayetleri üzerine Atçı, İş Teftiş Kurulu Başkanı'nın ilçede olduğunu ve ocaklarda inceleme yapan müfettişlerle görüştüğünü bildirerek, facianın yaşandığı Soma Kömürleri A.Ş'nin işlettiği diğer bir ocak olan Atabacası'nda müfettişlerin incelemelerde bulunduğunu ve eksiklikler tespit ettiğini söyledi.

Atçı, Atabacası ocağındaki faaliyetlerin İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca durdurulduğunu söyledi.

"DİĞER OCAK DA İNCELENECEK"

Yine Soma Kömür A.Ş'nin işlettiği Işıklar ocağında da inceleme yapılacağını kaydeden Atçı, "Eksiklik tespit edilirse burada da üretim durdurulacak. Bölgedeki her madene, diğer şirketlere ait madenlere de müfettişler sırayla girecek, inceleme yapacak. Eksiklik tespit edilirse hiçbir madenin üretim yapmasına, işçinin çalışmasına izin verilmeyecek. Hiçbirimizin güvenli olmayan ocağa girmenizi istemiyoruz. Müfettişler 'girilebilir' demeden hiçbir ocağa girilmeyecek" diye konuştu.

İşçilerin bazı ocaklarda üretim yapıldığını savunması üzerine Kaymakam Atçı, tüm ocaklarda müfettiş incelemesi yapılacağını söyledi.

Açıklamanın ardından ELİ'deki bekleyişlerini sonlandırarak hayatını kaybeden maden işçilerinin defnedildiği Soma Belediye Mezarlığı'na yürüyen işçiler, madenci heykeline çiçek bıraktı.

AA

24 Mayıs 2014 Cumartesi

Napolyon musun,patron mu belli değil!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uygulamaları ile ilgili yaptırdığı, Soma faciasından hemen önce tamamlanan anket çalışması, iş kazalarının süpriz olmadığını ortaya koydu.


YÜZDE 79'U 'EVET' DEDİ

İşverenler, kanundaki güvenlik önlemlerinin alınmamasının en önemli nedenini “maliyet” olarak açıklarken, ankette, katılımcılara yöneltilen en çarpıcı sorulardan biri, “İş kazalarının yüzde 98, meslek hastalıklarının yüzde 100 engellenebilir olduğunu biliyor musunuz” sorusu oldu. Katılımcıların yüzde 79,2’si bu soruya, “evet” yanıtını verdi. Verilen diğer yanıtlar, 2012’de yürürlüğe giren kanunun geçen 2 yılda uygulanamadığını ortaya koydu.

22 KAMU, 9 ÖZEL ŞİRKET KATILDI

İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve bu ayın başında tamamlanan ankette, 2012’de yürürlüğe giren kanunun uygulanması ile ilgili sorunlar tespit edildi. Ankete; TOBB, Orman Bakanlığı, TESK, çevre bakanlığı, TİM, Sağlık Bakanlığı, TÜSİAD, TİSK, Türk-İş, TZOB, KOSGEB, İş Kur gibi kurum ve kuruluşlar katılırken, bu kurum ve kuruluşlardan toplam 1056 kişiye yöneltilen soruların yanıtları değerlendirmeye alındı. Ankete 22 kamu, 9 özel sektör kurum ve kuruluşu katıldı.

EN BÜYÜK GEREKÇE MALİYET

Katılımcıların yüzde 50’si işyerlerinde kanunun olumlu etkisini gördüklerini belirtirken, yüzde 50’si hiçbir değişiklik olmadığını bildirdi. Yüzde 25’i ise kanunun olumsuz etkisini hissettiklerini bildirdi. Katılımcılardan yüzde 10’u kanunun, “uygulanamaz” olduğunu kaydederken, yüzde 55’i kısmen uygulanabileceğini bildirdi. Bu görüşe en önemli neden olarak, “maliyetlerin yükselmesini” gösterildi. Ankete katılanların yüzde 40’ı “maliyet”, yüzde 22’si “uzman eksikliği”, yüzde 17’si “geçiş süresinin yetersizliği”, yüzde 27’si “bilgi yetersizliği”ni ilk sırada gösterdi.

"BİLİYORUM AMA YAPMADIM"

Şirketlerin yüzde 45’i işyeri hekiminin olmadığını, yüzde 35’i güvenlik uzmanının bulunmadığını, yüzde 52’si destek elemanı görevlendirmediğini, yüzde 56’sı iş sağlığı güvenlik birimi kurulmadığını bildirdi. Yüzde 65’i ise, “ramak kala raporu” adlı acil durum raporunun hiç hazırlanmadığını ifade etti. Buna karşılık yüzde 85’i yasal zorunluluklarını da bildiğini kaydetti.

ÇALIŞANLARIN GÖRÜŞLERİ ALINMIYOR

Katılımcıların yüzde 72’si çalışanların eğitim, yüzde 72’si sağlık gözetimi, yüzde 69’u çalışma koşullarının iyileştirilmesi taleplerinin olmadığını savunurken, yüzde 75’i iş güvenliği konusunda çalışanların görüşlerinin alınmadığını bildirdi. Katılımcıların yüzde 60’ı, taşeronların yasal yükümlülüklerini bilmediğini kaydederken, yüzde 50’si kaza önleme politikası olmadığını bildirdi.

YÜZDE 98 ÖNLENEBİLİR

Katılımcılara yöneltilen en çarpıcı sorulardan biri, “İş kazalarının yüzde 98, meslek hastalıklarının yüzde 100 engellenebilir olduğunu biliyor musunuz” sorusu oldu. Katılımcıların yüzde 79,2’si bu soruya “evet” yanıtını verdi.

23 Mayıs 2014 Cuma

Sensör 'ölüm' dedi, patron 'kömür' dedi!

Facianın 8 gün öncesinden bağıra bağıra geldiği belgelendi.


Soma’da 301 madencinin şehit olduğu facianın göz göre geldiği, madende bin 400 metre derinliğe inerek incelemede bulunan ilk bilirkişi raporuyla ortaya konuldu. STAR’ın ulaştığı bilirkişi raporunda, madendeki yangın izleriyle tespit edildi. Kömür yanması soncu insan sağlığına zararlı karbonmonoksitin açığa çıktığı anlatılan raporda, karbonmonoksit ve karbondioksitin de 48 adet sensörle kontrol edildiği belirtilerek, 8 Mayıs’dan itibaren  karbonmonoksit oranını ölçen H3 panosundaki 490 numaralı sensörde, olay günü 13 Mayıs’a kadar  yükselişin tespit edildiği kayda geçirildi. Raporda, 50 PPM üzerinde karbonmonoksit bulunan ortamlarda çalışılamayacağı vurgulanarak, 470 nolu sensörde bu oranın 500  PPM’nin üzerinde çıktığı anlatıldı.

Kablolar bir bir yanmış

Bin metrede U2 elektrik trafosunun elektrik bilirkişisi Prof. Dr. Eyüp Akpınar tarafından detaylı incelemesinin yapıldığı; daha derine gidildikçe yangının ilk belirtisi olan taşıma bandının komple yandığı, yanmaya bağlı taşlarda siyahlıkların olduğu, tahta tahkimatların yanması üzerine taşların yer yer tabana düştüğü tespit edildi. Raporda taşıma bandının en son yandığı kısma kadar elektrik kablolarının dış yüzeylerinin de içerisindeki bakır kablo görünecek şekilde yandığı, ileri gidildikçe sürekli devam ettiği kaydedildi. “İlerilere gidildikçe kısım kısım göçüklerin bulunduğu, madenin üst ve yanlarında bulunan tahta tahkimatların yanık olduğu” ifadelerine yer verildi.

Mart ayından beri yanıyor

Raporda, madende yangının Mart ayında başladığı ve kül takviyesi yapıldığı belirtilerek şöyle denildi: “Nezaretçi defterinin 10/01/2014, 25/01/2014, 09/02/2014, 24/02/2014, 10/03/2014, 25/03/2014, 09/04/2014, 24/04/2014 ve 09/05/2014 tarihlerinde işlendiği, yazılan hususlar içerisinde sadece 24/02/2014 tarihinde H panosu yarı mekanize ayaktaki karbonmonoksit artışı nedeniyle ayağın barajlandığı ve kül verme işlemine başlandığı, 10/03/2014 tarihinde kül verme işleminin devam ettiği, 09/05/2014 tarihinde de tekrar açılmak üzere H panosunun temizlenmeye başlandığı notu dışında havalandırma ve ocak gazlarına ilişkin herhangi bir uyarıya yer verilmediği anlaşılmaktadır.“

50 PPM üzerinde işçi çalışamaz

Raporda, 50 PPM üzerinde karbonmonoksit bulunan ortamlarda çalışılamayacağı vurgulanarak, bu oranın 500  PPM’nin üzerinde çıktığı anlatıldı. Raporda, “Maden işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliği yönetmeliğine göre yüzde 19 oksijen değeri altında maksimum %0,5 karbondioksit ve maksimum 50 PPM üzerinde karbonmonoksit bulunan ortamlarda çalışılamaz” denildi

10 kat fazla zehir

RAPORDAN:  “Bu parametrelerin izlenmesi ile kömürün kendiliğinden yanmasının tespit ve takip edilmesi mümkündür. Bu amaçla yeraltı maden işletmeleri adı geçen gazların ölçülmesi için sensörler ile donatılmalıdır. Olayın meydana geldiği madende, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen resmi belgelerde yapılan incelemelerde, 19 adet karbonmonoksit (CO) , 1 adet karbondioksit (CO2), 19 adet metan (CH4) ve 9 adet oksijen (O2) olmak üzere toplam 48 adet uzaktan algılama sensörleri ocağın değişik bölgelerine konuşlandırılmıştır.



Bütün sensörler alarm vermiş

 Kömürün kendiliğinden yanmasını belirleyen karbonmonoksit gazı tarafımıza iletilen veriler üzerinde yapılan 2014 yılı Mart ayından, kazanın meydana geldiği 13/05/2014 tarihine kadar incelemelerde, özellikle S panosu S3 klasik ayak hava çıkışında bulunan sensörde (470 numaralı sensör) madenlerde izin verilen azami konsantrasyon olan 50 PPM’in üzerinde çok sayıda ölçüm kaydı olduğu tespit edilmiştir. (ölçüm cihazı 500 PPM’in üzerinde göstermektedir.) Yüksek içerikli karbonmonoksit kömürünün kendiliğinden yanmasının en önemli göstergesidir. Aynı durumu H panosu H3 yarı mekanize hava çıkışında bulunan sensörde (490 numaralı sensör) de 08/05/2014 ile 13/05/2014 tarihleri arasında görülmektedir. Benzer durumlar aynı tarih aralıklarında 536 numaralı sensör ile, anayol 140 ayak hava çıkış sensöründe (415 numaralı sensör) de tespit edilmiştir.”

ŞİRKETİN TARTIŞILAN YETKİ BELGESİ

Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’de patronların, şirketin işleriyle ilgili tüm sorumluluğu Genel Müdür Ramazan Doğru’ya devredildiğine ilişkin belgede iş sağlığı ve güvenliği açısından her türlü sorumluluğun Ramazan Doğru’da olduğu, Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan’ın ise resmi dairelerden bankalara kadar diğer işlemlerden sorumlu olduğu kaydediliyor. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan savcılık ifadesinde, şirketin işleriyle ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek tüm yetkinin Genel Müdür Ramazan Doğru’ya devredildiğine ilişkin belge sunmuştu. Ramazan Doğru ise belgenin sahte olduğunu ve belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştu. 19 Mayıs’ta dosyaya giren iki belgeden biri, şirketin 24 Aralık 2013 tarihli Yönetim Kurulu Kararı. Diğer belge ise bu kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne gönderildiğine ilişkin yazı. İlk belgede, yönetim kurulu üyelerinin şirket merkezinde toplanarak, Yönetim Kurulu Başkanlığına Can Gürkan, Yönetim Kurulu üyeliğine ise Mustafa Yiğit ve Ramazan Doğru’nun getirildiği, Finans Grup Başkanlığına ise Ayşegül Şenes’in getirildiği belirtiliyor.



Star Gazete

21 Mayıs 2014 Çarşamba

İşte o küflü gaz maskeleri!

Manisa'nın Soma İlçesi'nde, 301 işçinin can verdiği maden faciasının ardından en çok tartışılan konulardan biri olan, kurtulan işçilerin şikayet ettiği gaz maskeleri ortaya çıktı.

Karbonmonoksit gazından korunmaları için işçilere dağıtılan gaz maskelerinin Çin yapımı olduğu, son kullanım tarihlerinin geçtiği, küflendiği ve kullanımının da çok ilkel şekilde yapılabildiği görüldü.

Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye ait ocakta 13 Mayıs’ta meydana gelen faciada 301 işçi yaşamlarını yitirdi, 486 işçi ise yaralı olarak kurtarıldı. Facianın ardından şirket yetkililerinin açıklamalarında, işçilerin gaz maskelerinin bulunduğu ve o anda yanlarında olduğu bilgisine yer verildi. Aynı açıklamalarda, bu maskelerin 45 dakikalık bir süre için işçilerin hayatta kalmalarını sağladığı da ileri sürüldü. Kurtulan işçilerden bazıları ise olay sırasında açtıkları gaz maskelerinin küflü olduğunu, bazıları ise çok kısa sürede tükendiğini öne sürdü.

İşçilerin yanında bulunduğu söylenen, kurtulan işçilerin ise şitayet ettiği o gaz maskeleri bugün ortaya çıktı. Maden şirketlerinde 9 yıldır çalışan Barış Kılıç’ın gösterdiği gaz maskesinin hiç bakımdan geçirmeden işçilere zimmetlendiği, içerisindeki havanın 45 dakika yerine sadece 10 dakika sürdüğü ve kullanımının da ilkel şekillerde yapıldığı belirlendi.

350 TL CEZA VERİLDİ
Gaz maskesini takıp uygulamalı olarak da gösteren Barış Kılıç, “Ben 9 yıldır bu şirkette çalışıyorum. Ve bana bu maskeyi verdikten sonra bir daha ne bakımını yaptılar ne de kullanmayı öğrettiler. Sadece bir kez kazayla kapağı açıldı. O zaman vardiye amirlerimiz bize nasıl kullanacağımızı gösterdi. Onun haricinde ben ve arkadaşlarım kimse bilmiyordu kullanımını. Hatta kapağı açıldığı için benden o zamanki maaşımın yarısı olan 350 TL’yi ceza kestiler” dedi.

Gaz maskesinin insan canını kurtarmadığını aksine kendi çalışmalarını da zorlaştırdığını dile getiren Barış Kılıç, “Bu maskeler ocağa indiğimiz sırada yanımızda bulunuyor. Ama çok eskilerden yapılmış bir maske, kullanımı çok zor. İnsan kafasına göre takamıyor. Ağzına oturmuyor. Üstelik Çin işi olan bu maskelerin çoğunun da kullanım tarihi geçmiş durumda. İşçinin hiç önemi yok onlar için. Olsa bu zamanda devirde, böyle bir maskeyle işçiler madene gönderilir mi? Zaten taktıktan 10 dakika sonra bitiyor ve aşırı ısınıyor. İnsan kaçmaya çalıştığı sırada nefes bile alamıyor” dedi.

19 Mayıs 2014 Pazartesi

"Somalılar korkudan konuşamıyor!"

Soma’da meydana gelen kazanın sıradan bir kaza olmadığını söyleyen Balkız, 301 şehit ailemiz var. Yapacağımız hukuki yardımın hepsini planladık. Kriz masası oluşturduk. Hukuki yardım taahhüdü verdik. Veraset ilamı almaktan, davalar sonuçlanıncaya kadar harç masrafları da dahil olmak üzere bu yardımlar verilecek.

 Kazanın meydana geldiği ocak kapatıldı. Diğer iki ocakta da iş başı çağrısı yapmışlar. Yarın kazazede işçilerimizin dışındaki işçiler kendi işlerini yapmaya başlayacaklar. Bazı tereddütler geldi. Valimizi aradım. ‘O da derhal bu konuda çalışma bakanlığı ve ilgili iş güvenliğini arayacağım’ dedi” diye konuştu.

“BU SORUŞTURMA UZUN SÜRECEK DAHA BELGE VE BİLGİLER GELECEK
Balkız, “Bu soruşturma uzun sürecek. Daha belge ve bilgiler gelecek” dedi. CNN Türk’te Manisa Soma kazasına ilişkin Gazeteci Şirin Payzın’ın sorularını yanıtlayan
Balkız, madende hayatını kaybedenlerin eşlerinin resmi nikahı olmasa dahi hukuki hakları olduğunu, bunları koruyacaklarını söyledi.

ŞİRKET İŞÇİLERE KAĞIT İMZALATTI İDDİASI
Maden işçilerinin yakınlarına, şirket yetkilileri tarafından dava açmayacaklarına dair bir kağıt imzalatıldı iddialarına yanıt veren Balkız, “Böyle duyumları biz de aldık. Şahsen bana ulaşmış bir belge yok. Böyle bir imza atıldığına dair bize herhangi bir sonuç gelmedi” açıklamasında bulundu.

DELİLLERİN ORTADAN KALDIRILDI MI?
Maden kazasına ilişkin delillerin tamamen ortadan kaldırılmadığını söyleyen Balkız, “Denetlenmesini istiyoruz savcılarımıza çağrıda bulunuyoruz. Gerekli belge ve sertifika alınmamadan yapılan bir iş varsa, hata zincirleri çok büyüktür. Delillerin tamamen ortadan kaldırıldığı gibi bir kaygı içerisinde değiliz. Gecikmiş de değiliz. Madenin içerisine girildiği zaman bu yangına veya çöküntüye sebep olan her şeyin tespit edileceği inancındayız” ifadelerini kullandı.

“MADENDE, SURİYELİ İŞÇİLERİN ÇALIŞTIRILDIĞI İDDİALARI”
Madende, Suriyeli işçilerin çalıştırıldığı iddialarına yanıt veren Balkız, “Konuya ilişki bir tane somut tespit yapılmış değil” dedi.

“CEZA DAVASINA DA MÜDAHİLİZ”
Baro olarak ceza davasına da müdahil olduklarını belirten Balkız, “Raporlama çalışması yapılacak. Çağdaş avukatlar gurubu da Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulundu. Ceza davasına da müdahiliz. Bu işin organizasyonu sadece Manisa Barosu yürütecek” dedi.

“ŞUNU HİSSEDİYORUM, SOMALI KORKUYOR, KONUŞMUYOR”
“Somalı korkuyor, konuşmuyor” diyerek açıklamasına devam eden Balkız, “Ben de şunu hissediyorum, Somalı korkuyor, konuşmuyor. Biz diyoruz ki biz hukukçuyuz. Biz sizin her türlü sorumluluğunuzu almışız. Bu davayı sonuna kadar götüreceğiz. Siz buradan yarın gideceksiniz bizim durumumuz ne olacak 10 bin çalışan varsa 9 bin çalışanın borcu var. Türkiye’deki maden ocaklarındaki güvenlik tedbirlerinin yeniden artırılmalı. Yaşam odası diye bir uygulama yok. Mecburiyet olmadığı için bu uygulanmıyor” diye konuştu.
Madende, Suriyeli işçilerin çalıştırıldığı iddialarına yanıt veren Balkız, “Konuya ilişki bir tane somut tespit yapılmış değil” dedi.
“CEZA DAVASINA DA MÜDAHİLİZ
Baro olarak ceza davasına da müdahil olduklarını belirten Balkız, “Raporlama çalışması yapılacak. Çağdaş avukatlar gurubu da Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulundu. Ceza davasına da müdahiliz. Bu işin organizasyonu sadece Manisa Barosu yürütecek” dedi.

“ŞUNU HİSSEDİYORUM, SOMALI KORKUYOR, KONUŞMUYOR”
“Somalı korkuyor, konuşmuyor” diyerek açıklamasına devam eden Balkız, “Ben de şunu hissediyorum, Somalı korkuyor, konuşmuyor. Biz diyoruz ki biz hukukçuyuz. Biz sizin her türlü sorumluluğunuzu almışız. Bu davayı sonuna kadar götüreceğiz. Siz buradan yarın gideceksiniz bizim durumumuz ne olacak 10 bin çalışan varsa 9 bin çalışanın borcu var. Türkiye’deki maden ocaklarındaki güvenlik tedbirlerinin yeniden artırılmalı. Yaşam odası diye bir uygulama yok. Mecburiyet olmadığı için bu uygulanmıyor” diye konuştu.

Patronun oğluna denetimli serbestlik isteği!

Soma Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Ramazan Doğru gözaltına alındı. Savcı, şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'ı, denetimli serbestlik yasasından yararlanarak serbest bırakılması istemiyle mahkemeye sevk etti.

Savcı ayrıca Can Gürkan dışındaki 5 kişiyi, tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk etti.

Can Gürkan'ın savcılıktaki sorgusunda kendisinin ve şirketinin herhangi bir ihmalinin olmadığını, olayın bir kaza olduğunu söylediği öğrenildi.

BİR KİŞİ DAHA TUTUKLANDI

Adliyeye sevk edilen teknisyen Mehmet Ali Günay Çelik tutuklandı. Naci Kor, İsmail Adalı, Nazmi Cem Nesimoğulları ve Necati Karadeniz denetimli serbestlik yasası kapsamında serbest bırakıldı.

Alp Gürkan'ın oğlu ve Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin Yönetim kurulu Başkanı Can Gürkan ise mahkemede ifade vermeye başladı.

17 Mayıs 2014 Cumartesi

Teknisyen faciayı 17 gün önce haber vermiş.

Teknisyeni dinleyip önlem alsalardı kimse ölmeyecekti.

MANİSA’nın Soma İlçesi’ndeki maden faciası andından cenazeler toprağa verilirken, bir yandan nedenleri konusunda tartışmalar sürüyor. Madenden 6 arkadaşıyla birlikte sağ kurtulan 39 yaşındaki Mehmet Ali Dinçer, teknisyen arkadaşının "Kablolar dayanmaz" diyerek 17 gün önce vardiya amirlerini uyardığını ancak dinletemediğini öne sürerek, "Dediği gibi de oldu, faciayla sonuçlandı" dedi.

kadaşlarının kaybetttiği için yaşadığına sevinemediğini belirten 9 yıllık madenci Mehmet Ali Dinçer, mesaileri bitmek üzereyken vardiya amirlerinin yanına geldiğini anlatarak, “Ocakta patlama oldu sizleri güvenli bir bölgeye götüreceğiz” dediğini söyledi. Dinçer, şunları anlattı: “Yürümeye başladık. Ne kadar yürüdüğümüzü hatırlamıyorum . Belirli bir mesafeden sonra bulunduğumuz bölgeyi duman bastı. Yürüyemez olduk. Bunun üzerine kalın hava borularını testere ile kestik. Bu arada ne kadar zaman geçtiğini bilmiyorum, bu defa amirlerimiz, ’Mekanize denilen ayak içine gideceğiz orada temiz hava var’ dedi. Toplam 142 kişi oraya indik. Gerçekten de burada temiz hava vardı. Ama bir süre sonra o bölgeyi de duman bastı. Kimse hareket edemez oldu. Çoğu arkadaşım bayılmaya başladı. Bazı arkadaşlarım da dua edip, teyemmüm abdesti almaya başladı.

İçimizden namaz kılmaya başlayan bile vardı. Acı feryatlar bağırışmalar vardı. İlk duman geldiğinde maskemi takmıştım. 45 dakika koruma özelliğine karşın, maskemi hiç çıkarmadım ’Ölürsem, maskeyle öleyim’ dedim. Maske burnumu acıtmaya başlayınca, 1.5 dakika kadar çıkardım. Bu kısa sürede aldığım zehirli hava içimi yakmaya başladı. Herkeste ’Burada öleceğim’ yönünde feryatlar vardı. Dua edenlerin sayısı artmıştı. Kimi anne babasına, kimi de çocuklarına kavuşmak için dua ediyordu. Bu arada birkaç vardiya amirinin bayıldığını gördüm.

 Bir ara üşümeye başladım, içeriye aşırı soğuk hava geldi. O an içeri temiz hava verilmeye başladığını anladım. Hava iyice soğumaya başladığında bir arkadaşımız yanıma gelip, ’İyi misin?’ işareti yaptı. İyi olduğumu söyleyince, ’Haydi çıkıyoruz o zaman’ dedi. 142 kişiden sadece 6 kişi kalmıştık. Yerdekilerin üstüne basa basa yukarı çıkmak zorunda kaldık. Biraz yukarı çıkınca yine daha önce boruları deldiğimiz yere ulaştık. 2 dakika burada kalıp, yine yürümeye başladık. ’Düz ayak’ dediğimiz yere geldiğimizde kurtulduğumuzu hissettim. O an, kendime ’Bu bölgede 3 gün de kalsak ölmeyiz’ dedim. Kurtulacağımıza inancım artmıştı. Öyle de oldu.”

ELEKTRİK TEKNİKERİ UYARMIŞTI İDDİASI

Madendeki facianın nedeniyle ilgili iddiada bulunan Mehmet Ali Dinçer, şöyle devam etti: “Elektrik teknikeri arkadaşım Ergun Sidal, 17 gün önce vardiya amirlerine, ’Bu kablo panoyu taşımaz. Mutlaka bir arıza olacak ve faciayla sonuçlanacak’ dediğini duydum. Arkadaşım bize sürekli, ’Hepimizin ölümü burada olacak. Bir gün hepimizin buradan cenazesini çıkaracaklar’ duyordu. Dediği gibi de oldu. Facia ile sonuçlandı” dedi.

16 Mayıs 2014 Cuma

Soma Madencilik'ten kurtulan işçilere tehdit mesajı.

Soma Madencilik'ten kurtulan işçilere tehdit mesajı gönderdi iddiası.

Şirket çalışanlarının dikkatine diye başlayan mesaj şöyle:
16.05.2014 yarın sabah 05.00 herkes kendi mıntıkasına gidecektir.dışarda toplanılmayacak en küçük bir olaya karışan personel işten atılacaktır.

Hani yalandı.Madende 16 yaşında çalışmaya başlamış.

Madende çalışmaya 16 yaşında başlamış!

Soma'daki maden faciasında hayatını kaybeden 19 yaşındaki Cemal Yıldız'ın 16 yaşında madene girdiği ve 3 yıldır madende çalıştığı ortaya çıktı.

Soma'daki maden faciasının ardından gündeme gelen önemli konulardan biri de madende 18 yaşından küçük işçilerin çalıştırılıp çalıştırılmadığı oldu.

Facianın ertesi günü, Cemal Yıldız'ın dayısı olduğunu söyleyen bir kişi, yeğenin 15 yaşında hayatını kaybettiğini söylemişti. Bu iddialar hem hükümet , hem de madenci holding tarafından yalanlanmış, Yıldız'ın ailesi de çocuklarının 15 değil, 19 yaşında olduğunu söylemişti.

Sol.org.tr’nin haberine göre 19 yaşında hayatını kaybeden Cemal Yıldız, madende çalışmaya 16 yaşında başlamış. Yıldız'ı tanıdığını söyleyen bir kişinin soL’a verdiği bilgiye göre genç işçi okul masraflarını karşılamak için 2011 yılında madende alışmaya başlamış.

Cemal Yıldız, 9 Kasım 2011 tarihinde Facebook hesabından paylaştığı bir gönderide, "Soma kömürleri.d" diyor. "Ne iş cemo?" diye soran bir arkadaşına da "maden ocana abi işe başladm" cevabını veriyor.


İçerde kalan 450 madencinin üzerine beton döküldü iddiası!

HaberTürk yazarı Ali Tezel, Soma'da yaşanan faciayla ilgili şoke edecek bir iddiada bulundu. Twitter'dan paylaştığı iddiasında Tezel, içinde işçi olan beş galeriden ikisine hiç ulaşılamadığını ve içerideki yangını söndürmek için betonlaşsın diye su pompalandığını söyledi. Tezel bir korkunç iddiada daha bulundu.

Soma'da 2 gün önce meydana gelen maden kazasında bilanço sürekli artarken HaberTürk yazarı sosyal güvenlik uzmanı Ali Tezel, Twitter'dan paylaştığı şok iddialarla kafaları karıştırdı. Ali Tezel'in iddiasına göre cesedi çıkartılan 283 maden işçisinin haricinde aşağıda kalan madencilere ulaşılması artık mümkün gözükmüyor.
Tezel, aşağıda kalan 450 işçinin artık çıkarılma şansının kalmadığını ve haklarında gaiplik kararı verileceğini açıklarken şok bir iddiayı daha dile getiriyor. İş cinayetine neden olan patlamanın trafodan kaynaklanmadığını söyleyen Tezel, "işveren şimdi olayı trafo üzerine yıkarak tazminatlardan kurtulmaya çalışıyor" dedi.

İşte Tezel'in o tweetleri:

-SOMA'DAN GERÇEKLER Olayın sebebi trafo değil. Bundan üç ay önce bir galeride yangın çıkıyor ve ağzı beton ile kapatılıyor ama yangın içeride devam ediyor. Sonrasında içeride oluşan basınç ile patlama meydana geliyor.... Yangının hala sönmemesinin sebebi bu... Patlama ve yangınla içerideki trafo da bu sırada zarar görüyor. İşveren şimdi olayı trafo üzerine yıkarak tazminatlardan kurtulmaya çalışıyor

SOMA'DAN İKİNCİ GERÇEK Şu an içinde işçi olan beş galeriden ikisine hiç ulaşılamamış. Ancak yangın sönsün diye içeriye küllü su basılıyor, betonlaşsın diye. Yani, içerdeki yaklaşık 450 işçinin artık çıkarılma şansı kalmadı... haklarında gaiplik kararı verilecek...

İşçilerin alınterini residens'e yatırmış!

Yeni Şafak'ta yer alan habere göre Koç Holding'e ait bir madenin taşeronluğunu 30 yıl önce alarak batmaktan kurtulan Soma Holding'in yükseliş grafiği, madencilikte nasıl kazanç sağladığını da gözler önüne seriyor. 

Bugün 6'sı madencilik, 1'i inşaat olmak üzere 7 şirketi bulunan Soma Holding, madencilerin tırnaklarıyla çıkardığı kömürden kazandığıyla İstanbul'da 47 katlı bir gökdelen dikiyor. Soma'da kazanın meydana geldiği madende hayatını kaybeden yüzlerce işçinin tamamının 1 yıllık kazancının bu gökdelende 1 milyon 350 bin dolara satılan 155 metrekarelik bir daireyi satın almaya yetmemesi çarpıklığı gözler önüne seriyor.

YÜKSELİŞ İTİRAFI
 Soma Holding'in patronu 75 yaşındaki Alp Gürkan, sektördeki yükselişini verdiği röportajlarıyla ayrıntısına kadar anlatırken pek çok itiraftada da bulunmuştu. Bunlardan en önemlisi TKİ'den satın aldığı maden sahasında 140 dolara üretilen bir kömürün maliyetini 24 dolara kadar düşürmesi. Bunu planlama ile açıklasa da maden ocağında çok düşük ücretlerle canları pahasına çalışan işçilerin bu başarıda epey katkısı olduğu bir gerçek. Gürkan, Hürriyet'e verdiği söyleşide batmaktan Koç Grubu'na ait Tirebolu'daki bir maden işletmesi taşeron olarak işletmesi sayesinde kurtulduğunu anlatmıştı.

BATMAK ÜZEREYKEN
 Gürkan, 1970'li yılların sonlarına doğru yaşanan akaryakıt sıkıntısı ve makine ithalatındaki zorluklar nedeniyle işletmesinin kapısına kilit vurunca imdadına Koç Grubu yetişti. Gürkan, borçlarını nasıl ödeyeceğini düşünürken, Koç Grubu'na ait Tirebolu'daki madeni taşeron olarak işletme fırsatı çıktı. Gürkan, buradan kazandığı parayla Soma'da kömür madeni işine girdi.

TEK RAKİBİ CİNER
 2004 yılında Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) ile büyük çaplı rödovans (hasılat kirası ödemesi) karşılığında anlaşma yaparak Soma kömür madenlerini devraldı. Türkiye'de Ciner Grubu ile birlikte en çok üretim yapan iki gruptan biri olan Gürkan, Turgay Ciner'in Soma'da işlettiği sahaları 2009'da devraldı. Gürkan, yeni yatırımlarıyla birlikte üretim kapasitesini daha da artırarak Ciner'in önüne geçecek ve Türkiye'nin en büyük üreticisi olacaktı.

YERÜSTÜNE YATIRIM
 Gürkan, yeraltından kazandıklarını oğlu Can Gürkan'ın ısrarıyla yerüstünde gayrimenkule yatırmaya başladı. Tilaga isimli inşaat şirketiyle İstanbul'da Maslak ve Kartal'da iki proje yapıyor. İstanbul Maslak'ta inşaa edilen ve 47 katlı Spine Tover ismi verilen 130 milyon dolarlık proje nedeniyle Gürkan ailesi için '2 bin metre derinden çıkardığıyla 200 metre yükseğe yatırım yaptı' yorumları yapıldı.

20 YILLIK PLANLAMA
 Tilaga İnşaat Grup Başkanı Can Gürkan, gökdelen projesinde 10-20 yıl sonrasında ihtiyaçlara karşılık verebilecek bir proje geliştirdiklerini anlatmıştı. Gürkan'ın bu sözleri işçilerin bugün hayatta kalmasını sağlayacak güvenlik ihtiyaçlarını bile karşılayamadığına dikkat çekilerek manidar bulundu.

1 TANESİ 200 CAN
 Soma Holding, Spine Tower'da 155 metrekare konutları 1 milyon 350 bin dolara, 380 metrekare konutları 3 milyon 880 bin dolara satıyor. Spine Tower'daki daire rakamları acı bir gerçeği de gözler önüne seriyor. Soma'daki madende hayatını kaybeden ve büyük çoğunluğu asgari ücretle çalışan yüzlerce işçi, bir yıllık kazançlarını biraraya getirse, patronlarının yaptırdığı gökdelenden 155 metrekarelik bir daire alamıyor. Maden kazası sonrası gündeme gelen ve madende olmayan kaçış odalarının tanesinin 250 bin dolar olduğu düşünüldüğünde ise patronun gökdelendeki bir dairesiyle ölen işçilerin tamamını kurtaracak 5-6 adet yaşam odası yapılabileceği de başka bir acı gerçeği gözler önüne seriyor.

Facianın yaşandığı maden ocağının patronu Alp Gürkan madencilerin bin 200 lira maaşla çalıştığı işletmeden aylık net 20 bin lira ve bu şirketin büyük ortağı Tilaga Madencilik ve Sınai Yatırımlar A.Ş'deki yönetim kurulu başkanlığından ise 18 bin lira maaş alıyor.

BUGÜNE KADAR HİÇ GÖRÜLMEMİŞ BİR YANGIN
 Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. kazaya ilişkin akıllarda soru işareti uyandıran bir açıklama yaptı. Açıklamada ocak hakkında bilgiler verilerek şöyle denildi: "Sektörde ilk kez görülen bir olayla karşı karşıyayız.Madencilikte birdenbire yüksek oranlı bir yangın söz konusu olamaz. Yangından 5 dakika önce ölçüm mekanizması verilerin normal olduğunu göstermiştir. Ne yazık ki bugüne kadar görülmeyen ve açıklanamayan yangın vuku bulmuştur. Normalden daha hızlı yayılan yangının nedeni incelemeden sonra anlaşılabilecektir."

Bu sendikalar halay çekmekten başka ne işe yarrar!

Tüm Türkiye Soma'daki maden faciasında 285 işçinin hayatını kaybetmesiyle yasa boğulurken, Mersin'de sendika üyeleri halay çekti, misket oynadı.

Mersin’in Silifke ilçesinde KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası işyeri temsilciliği Hemşirelik Haftası'nı coşkuyla kutladı.

Mersin’in Silifke ilçesinde KESK’e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası işyeri temsilciliği Hemşirelik Haftası kutlamaları kapsamında yemek verdi. Göksu Otel’de düzenlenen geceye Eğitim-Sen Silifke Temsilciliği üyeleri ve çok sayıda ebe, hemşire, sağlık emekçisi ve aileleri katıldı.

 Gecede emekli olan sağlık çalışanlarına plaket verilerek, bundan sonraki yaşamlarında başarı dileklerinde bulunuldu. Plaket alan sağlık çalışanları sendika temsilcisi Mehmet Navgasın ve mesai arkadaşlarına teşekkür etti.

HALAY ÇEKTİLER, MİSKET OYNADILAR
KESK Silifke Temsilcisi Mehmet Navgasın’ın konuşmasının ardından, katılımcılar müzik eşliğinde halay çekti, misket oynadı.

15 Mayıs 2014 Perşembe

İşten attıkları madenciler tesadüfen hayatta kaldılar.

İşten Çıkarıldılar Hayatları Kurtuldu

Manisa’nın Soma ilçesinde facianın yaşandığı maden ocağının lambahanesinde asılı duran bir not dikkat çekti.
‘Aşağıdaki kişilerin çıkışları yapılmış olup yer altına girmeleri kesinlikle yasaktır’ yazısının altında ismi yazan 5 işçi bugün işten çıkarıldıkları için hayatta kaldı.

Halil Yayla, Nurullah Şafak, İlhami Atar, İlhami Aydın ve Mehmet Koyun isimli işçiler kısa bir süre önce işten çıkarılmanın ve evlerine ekmek götüremeyecek olmanın acısını yaşarken, 3 gün önce meydana gelen maden faciasında mesai arkadaşlarının kaderini yaşamayarak, hayatta kaldılar.

Bakan Yıldız Temmuz 2013'de Soma kömür madenlerindeymiş!

10 Temmuz 2013 Çarşamba  Taner Yıldız Soma'daki madenleri incelemiş.Çok memnun kalmış.İşte o çarpıcı haber...

Bakan Yıldız Manisa Soma'da
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Manisa'nın Soma ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Dün akşam Ramazan ayının ilk iftarını maden ocağında işçilerle açan Taner Yıldız, ilçede bir gün konakladıktan sonra bugün de inceleme gezisine çıktı.
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Manisa'nın Soma ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Dün akşam Ramazan ayının ilk iftarını maden ocağında işçilerle açan Taner Yıldız, ilçede bir gün konakladıktan sonra bugün de inceleme gezisine çıktı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Celal Bayar Üniversitesi Soma Meslek Yüksek Okulu kampusünde ve Türkiye'de elektrik sektörünün kalifiye eleman yetiştiren sayılı kurumlarından biri olan TEİAŞ'ta incelemede bulundu.

Yıldız'a inceleme gezisinde Manisa Valisi Abdurrahman Savaş, Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof.Dr. Mehmet Pakdemirli, Soma Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Yard.Doç. Dr. Ayla Tekin, Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene, ELİ Müessese Müdürü Hakkı Duran, TEİAŞ Eğitim Merkezi Müdürü Hayrullah Saraç, SEAŞ Genel Müdürü Nuri Şerifoğlu da eşlik etti.

Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof.Dr. Mehmet Pakdemirli ve Meslek Yüksekokulu (MYO) Müdürü Yard.Doç. Dr. Ayla Tekin'den bilgi alan Bakan Yıldız, sınıfları ve laboratuvarları gezerek öğrenim gören kursiyer ve öğrencilerle sohbet etti.

İnceleme gezisinin ardından gazetecilere açıklamada bulunan Yıldız, Türkiye Kömür İşletmeleri, Elektrik Üretim A.Ş ve TEİAŞ'ın Soma'da eğitime katkı sağladığını ve okul arazisinin 2018 yılına kadar CBÜ'ye protokol kapsamında tahsis edilmiş olduğunu hatırlattı.

Arazilerin Celal Bayar Üniversitesi'ne devredilmesi konusunun gündemde olduğunu söyleyen Yıldız, okulun 16 dönümlük yer talebinde bulunduğunu, arazileri verimli, fonksiyonel kullanmak adına kurumlar arası herhangi bir karşılık beklemeksizin yerleri verdiklerini kaydetti.

Bakan Yıldız, açıklamasının devamında şunları söyledi: "Belediye Başkanımızın ifrazı ile beraber imarda yapılacak değişikliklerle bunu inşallah gerçekleştiririz diye düşünüyorum. Kıymet takdir bedelleri ile alakalı. Üniversitemizi çok yormadan ne tür bir formül bulunabilir bunların üzerinde çalışılacak ve ondan sonra yine Soma'ya güzel bir tesis kazandırılmış olunacak. Göstermelik değil, yalnızca mülkiyetlerin el değiştirmesi olarak değil ama gerçekten fonksiyonel çalışacak bir yapıyı kurgulamamız lazım. Yoksa bütün kitlerin bütün bağlı ilgili ve ilişkili kuruluşların mülkiyeti hazinenindir. Bizim veya üniversitenin elinde bulunması bizim açımızdan çok farketmez. İnşallah bunu inceledikten sonra ilgili arkadaşlarım da bu konu ile alakalı kamuoyuna açıklama yaparlar."

TEİAŞ'I DA ZİYARET ETTİ

Türkiye'de elektrik sektöründe kalifiye elemanların yetiştirildiği TEİAŞ'ı da ziyaret eden Yıldız, bu denli önemli bir kurumda kullanılan teçhizatların eski olduğunu gördüğünü ve güncellenmesi gerektiğini ifade etti.

Bakan Yıldız, konuşmasında, "Libya, Afganistan, Irak ve farklı ülkelerden gelip burada eğitim alanlar var. Onlara en son teknolojik cihazlarla eğitimin verilebiliyor olması lazım. Bu açıdan firmalarımız sağolsunlar bu manada bağışları oluyor. Firmalarla konuşacağım ve buradaki bir kısım eğitim tesisatının yenilenmesi ile alakalı girişimde bulunacağız" dedi. Açıklamanın ardından Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Pakdemirli, Enerji Bakanı Taner Yıldız'a şilt takdim etti. Soma'daki temaslarını tamamlayan Bakan Yıldız, daha sonra helikopterle Soma'dan ayrıldı.

COİNPAYU İLE 25+ KAZANDIM.

COİNPAYU İLE 25+ KAZANDIM.
Hergün siteye gir kısa reklamları izle.Yüzlerce anketten istediklerini yap.Görevleri tamamla Günün sonunda en yüksek puanı topla 25+ $KAZAN.Unutma görevler ve anketlerden kazandığından hariç ilk 1000 kişi hergün bonus olarak $ kazanıyor.                   Defalarca ödeme aldım.Türkiye de yaşayanlara ödeme yapıyor.Dikkat etmeniz gereken nokta görevleri yaparken doğru cevaplar verin.Genelde şirketlerin kullanıcıların alışveriş alışkanlıklarını ve ürün tercihlerini öğrenmek için yaptığı araştırma anketleri çıkıyor.Ve soruyu okumadan rastgele işaretlemeyin.İlk birkaç gün en çok ödülü siz kazanma şansını elde edemeseniz bile.Hergün 1 saate yakın zaman harcarsanız ilk 1000 kişiye kein giriliyor. Denemekte fayda var.